oyun grubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun grubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2010 Pazar

Biraz da gezmelerden...

Çok zaman oldu buraya gittik şunu yaptık diye yazmayalı..Oysa ki bu blog bir günlüktü değil mi? E günlüğünde gittiği gördüğü yerler de olmalıydı ama tembel anne yazamadı pek çok şeyi atladı..Atlanmayacak olanlar vardı,onları bir toparlamalı..Güzel bir Cumartesi geçirdik annemler ve ablamlarla mesela..Sultanahmet,Eyüp,eski İstanbul,içinde olup da kıyısından baktığım özlediğim İstanbul..Ece kız da aralarda uyuyup gezme mekanlarına varınca uyanarak pek güzel uyum sağladı bize..(Tam da gezi esnasında zaten son günlerde Ecenin elinde can cekişen makinem de bozulunca fotoğraf çekilemedi malesef)..Ve asıl kaydetmek gereken....




İlk tiyatrosu Ece kızın.. Koca kış boyu defalarca niyetlenip de 3 ay sonra bugün gidebildiği..Aslında varmış bir hayır diyeyim,çok güzel çok yumuşak bir başlngıç oldu..Mohini'de gezinirken gördüm ilanı..Kurmalı Salyangoz Gezici Kukla Trubunun 'Kuklalarla Dört Mevsim' isimli oyunu varmış bugün Mohini'de..Planlı değildi yani,çıkalım bir bakalım dedik..Ece kızı atlı karıncadan inmeye de zor ikna ettik..Ama hiç pişman olmadı diyebilirim..Fotoğraf makinemin azizliğine uğramasaydm pek de güzel fotoğrafları olacaktı koyacak ama olmadı..3-4 yaş çocuklarının arasından kapıp kurulduğu minderdeki halini çekmeye değerdi mesela..Yarım saatlikti,konu anlayabileceği düzeyde sadeydi..Konuşma yoktu,müzik vardı fonda çok hafif..Ara ara anlattım neler olduğunu,yarım saat boyunca gözlerini ayırmadan izledi..Gelince de babannesine anlattı bıdır bıdır..Uykuya dalarken 'baba bidaaa kokla' diye söz aldı babsından.. Bundan sonra haftasonunun birgününü böyle birşeye ayırmalı dedim..Yaz gelince denizi,yeşilliği tabii ki değişmem hiçbirşeye ama yaz gelmeden kafamdaki gidilecek yerleri birer birer bitirmeli..

Bi de her Salı niyetlendiğim ama birtürlü yazamadığım minik,iki kişilik bir oyun grubumuz var bizim..Dersimin erken bittiği tek günde buluşuyoruz her hafta..Oyun grubunun sitesinde tanışıp,aynı yerde oturduğumuzu farkettik Remziye'yle..Ekim'di başladığımızda,hemen her hafta buluştuk..Sayının artmasını çok isterdim ama çemberi genişletemiyoruz pek fazla...Yakın olunca her saatte buluşmak mümkün,rahat oluyor..Evet henüz birlikte oynayabilecek yaşta değiller ama yine de çok şey kattığına inanıyorum Ece'ye..Bir sohbetimizde arkadaş kelimesi geçince ilk Ensar Bera geliyor aklına mesela..Özlüyor,gitmek istiyor,hoş gidince de çokca kız nazı yapıyor Ensar Bera'ya ama olsun:) Onlardan başka bize de çok iyi geliyor aslında..Ne çok konuşacak şeyi oluyor insanın kendisini anlayan,kaygıları,fikirleri ortak olan bir anne bulduğunda...Hele de bir blogger'sa muhabbete doyum olmuyor:))((Yüzüne karşı övmek gibi olmasın,pek de güzel yazar,insanın dönüp dönüp okuyası gelir arkadaşımı)Herşeyden,tanıdığımız herkesten,o haftanın tartışmalarından,oyunlardan,oyuncaklardan,odalardan konuşurken bir bakıyoruz gitme vakti gelmiş...



Son buluşmanın konusu 'AKTİVİTE' meselesiydi takdir edersiziniz..Aslında nasıl ve neden meseleye dönüştü anlayamadım..Herkesin söylediği aynı kapıya çıktı gibi..Hiç yorum yapmadım ama okudum tüm yazılanları..Üstünden çok sular aktı ama nacizane fikirlerimi buracığa ekleyeyim..Öncelikle karikatürleri pek beğendim ben,gayet samimi bir şekilde kaleme alınmış ve karikatürün içeriğinde vardır zaten hicvetmek..Hepsine de çok güldüm,kendimden de pek çok şey buldum..

Aktivite konusundaki eleştirilere gelince Montessori ile blog sayesinde ilk kez tanışan herkesin de bir aktivite telaşına kapılması pek normal bence..Bloglara ve grubun sayfasına ilk baktığınızda hemen aktiviteler takılıyor gözünüze,çünkü fotoğraflananlar onlar..Burada yazanların da suçu yok,çünkü anladıkları ve çocuklarına uyguladıları felsefeyi fotoğraflayabilme şansları yok...Ya da olamıyor diyeyim,insan günlük hayatta çocuğunda uyguladığı,uygulamaya çalıştığı felsefesini böyle paragraf paragraf yazamayabiliyor,ama aktivite mi dedin ver eline mercimekle iki kaşık çek fotsunu koy bloğa işte sana yazı...(BU ben, kimse üstüne alınmasın nolur)Doğal olarak işin içine iyice girip birkaç kitap devirip felsefeyi ucundan anlamaya başlayana kadar bu geçici telaş hali oluyor insanda..Ama işin içine girince aktivitenin çok da alt sıralarda olduğunu görüyorsunuz..Yani işin felsefe kısmı bir şekilde kişiye kalıyor,bize yansıyan ise aktiviteler oluyor..Tabii ki esas olan felsefe olmakla birlikte ona hazırlanmış bazı şeyler de sunmanın hiçbir sakıncası yok bence..Ben de hazırlayıp koyuyorum çoğu zaman bir tepsiyi masasına...İlgilenirse çöküveriyorum yanına,şöyle bir evirip çevirip hiç ilgilenmediği oluyor kaldırıyorum ortadan..Bu ona zorla birşey yaptırmak değil,olamaz bence...Zevk alıyorsa yapmaktan neden olmasın,neden hazırlamayayım..Pek tabii ki kendi bulup oynadığı birsürü şey de oluyor,pek tabii ki onlardan da çok şey öğteniyor,seçim hakkı olduktan sonra engellenmedikten sonra hiç problem değil bence..

Bir de bizde çok bilinmeyen ve çok sık uygulanmayan homeschooling olayı var ki o aktiviteden falan çok ayrı tutulması gereken bişey bence..Ben hayranım şunun gibi kadınlara mesela..Çok planlı,donanımlı olmak lazım cesaret edemiyorum şu anda ama pek çok güzel fikirler alıp,güzel planlar da yapıyorum ilerisi için..Bakalım..

Nerden nereye geldik,diyeceğim oydu ki seviyoruz biz kızmla oyun grubumuzu..Güzel şeyler paylaşıyoruz,zevk alıyoruz...Ordan oraya pek dağınık oldu bir post ama fırsat bu fırsat oturabilmişken başına yazayım istedim..Hatırlansınlar,dursunlar şuracıkta..

Sevgiler herkeslere..

5 Haziran 2009 Cuma

Hayat gailesi,Ece diyette ve Oyun grubu buluşması..

Amaan gene aynı terane..Yazmak istiyorum da zaman yok:P..Herşeyi kayıt altına almak,unutulmasın,hatırası kalsın diye hiç olmazsa haftada bir yazabilmek..Ece'nin doğumundan beri en koşuşturmacalı günlerimi yaşıyorum desem yeri..Okul işleri,malum dönem sonu tantanaları,notlandırılmak (!) üzre bekleyen Liseli yavrucuklar,onları ne geçirmek,ne bırakmak isteyen,daha doğrusu notlandırmak istemeyen bir ürtmen kişisi,evin kapısında her gün 15:30'da beni bekleyen ve 'atta' gitmek için üstümü değiştirmememi bekleyemeyecek kadar aceleci bir cimcime,'artık temizle beni' diye bağıran ev, 'nolur düzenle bizi' diye yalvaran çekmece ve dolaplarım, tavana değmek üzre olan ütü yığınlarım,uykum ah uykum....Çüş be kadın,haftanın üç günü çalışıp da şu kadar tantana da edilir mi?Valla 14 ay evde kaldıktan sonra ediliyomuş napıyim? Tempoya alışmak zaman alcek..

Neyse geçtim aslında başka şeyler diyecektim..Can sıkıcı..Ece kzı bir haftadır yemeğe tövbe etti..Ağzına gram bişiy sürmüyo anne sütünden başka..Ve ben 'DE-LİR-MEK ÜZ-RE-YİM'..Evet hiçbir zaman öyle önüne ne koysak löp löp götüren bir bebek olmadı (bakmayın tombul görünüşüne yani,onu böyle yapan anne sütüdür)ama gerçekten sadece anne sütüyle günü bitirdiği oluyo bu ara..Buna bir de poposunun yer görmemesi eklenince 300 gr. vermiş bu ay..Dün dumur olduk karı koca doktor odasında..Yok,doktor gayet sakin ve normal karşıladı da.Biz her kontrolden çok güzel kilo almış sevinçleriyle (hani güzel kilo alınca sanki iyi bakmışız hissiyle..!) çıkmaya alıştırınca bünyeyi bu koydu biraz..Gerçi kilo vermiş haliyle bile kilosu ayına göre üst sınırlara yakın ama ana yüreği (açgözlülüğü de diyebiliriz) işte:P Üstelik uykusu düzene girmeye başlamışken,kendi odasında,kendi karyolasında,bezen kendi kendine uymaya alışmışken..Biri oluyo,öbürü çöküyo ne zor iş be kardeşim..Dişe bağladık hep beraber,geçecek diye dört gözle bekliyoruz bakalım...

Bu da değildi aslında konumuz..Haftalardır kayıt altına alamadığım oyun grubu buluşmaları..Geçen pazar dördüncüsünü yaptık Darıca Hayvanat Bahçesinde..Gerçi her buluşmada bir fire veriyoruz ama olsun:)Babaları da aldık yanımıza Aylan ve tatlı kızı Nil'le hayvanat bahçesine gittik biraz..Çevreyle ilgilenmekten birbirlerine pek pas vermedile ama değişik bir gün oldu onlar için..Kuşlara ördeklere del del yaptılar,tavşanlara çubuk kraker verdiler,devekuşlarına maymunlara şaşırıp kaldılar..En çok da hayvanat bahçesinin ortasındaki büyük oyun parkında eğlendiler..Nil kız atlı karıncadan inmek istemedi pek at aşkından mütevellit:))Ececiğim de merdiven çıkabilmenin yeni hevesiyle kaydırağa çıkıp çıkıp kaymak istedi..Fotolara baktım da ikisini bir arada yakalamak pek mümkün olmamış yine:))Parkta da tembel babalar oturup çay keyfi yaptıkları için biz fotoğraf çekememişiz..Güzel bir gün oldu,daha nice buluşmalara diyelim..





Herkese güzel haftasonları,bol sevgiler bizden..

30 Mart 2009 Pazartesi

1.Oyun Grubu Buluşması

Henüz yeni üye olduğum,Sevgili Ayça'nın kurmuş olduğu 'Oyun Grubu' mail grubu vasıtasıyla tanıştık,birbirimize çok yakın yerlerde oturduğumuzu farkettik,(hatta Evrim ve Aylan aynı yerde çalıştıklarını farkederek 'aaaaa'laştılar:) )bir hafta içinde plan yapıp,oyun grubunu kurup biraraya geldik..




Evet Cumartesi günü çok tatlı misafirlerimiz vardı bizim..Nil (13 aylık) ile annesi Aylan ve Yamaç (12 aylık) ile annesi Evrim..İlk kez biraraya geldik..Hatta Ece ilk kez kendi yaşıtlarıyla aynı ortamda bulundu diyebilirim..Nil çok hanımcık çok tatlı edalı,Yamaç 'cool' ve yakışıklı küçük bey,bizimki tam bir şaşkın kuş..Tabi önce şaşırdılar çok..Biz kendi evimiz olduğu için avantajlıydık ama Nil ve Yamaç biraz ortamı yadırgadılar tabi..Yamaç sonra yavaş yavaş alışsa da Nil'in tedirginliği öyle hemen geçmedi:)Annesinin elini bırakmadı pek..Yamaç biraz kendi halinde takıldı pek pas vermedi bizim kızlara;)Ama zamanla birbirlerine ısınacaklar diye düşünüyorum..

Yamaç ve Nil yeni yürüdükleri için pek oturmak istemediler haliyle,bizim cimcime arada ellerimden tutarak katıldı onlara..Oturduğu yerden laf attı birazcık..Biraraya geldikleri tek etkinlik Aylan'ın getirdiği kurabiyeleri yemek (parçalamak diyelim) kısmıydı heralde..Bikaç saniyelik top oyunu ile Ali babanın çftliği şarkısını da ekleyebiliriz tabi:))

Bebişlerin uykusu gelince annişler iki lafın belini kıramadan (hatta Evrim ve Aylan hiç oturmadan) dağıldık.Sevgili Aylan'a bebişler için getirdiği -ama çoğunluğu Mummy tarafından gece yatmadan mideye indirilen- kurabiyeleri için ve sevgili Evrim'e Ece'ye getirdiği hediye için teşekkürler tekrar..



Nil'cim sen ver bakiyim o kurabiyeyi canım,fazla yeme kilo yapar!!




Ama hemen küsme tatlım, formunu koruyasın diye dedim,sen bilirsin ye o zaman:))


Bi de ekliyiverelim Ece'cik 11 aylık oldu artık..Şaka gibi..11 aylık koca bebek..Zaman mı çok çabuk geçiyor biz mi zamanı kaçırıyoruz bilmiyorum ama geldi bir yaş be günlük..Ay saymak bitiyor yavaş yavaş artık yaşlara geçiyoruz..(İnşallah tabi)

Sevgiler herkese..
oyun grubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun grubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2010 Pazar

Biraz da gezmelerden...

Çok zaman oldu buraya gittik şunu yaptık diye yazmayalı..Oysa ki bu blog bir günlüktü değil mi? E günlüğünde gittiği gördüğü yerler de olmalıydı ama tembel anne yazamadı pek çok şeyi atladı..Atlanmayacak olanlar vardı,onları bir toparlamalı..Güzel bir Cumartesi geçirdik annemler ve ablamlarla mesela..Sultanahmet,Eyüp,eski İstanbul,içinde olup da kıyısından baktığım özlediğim İstanbul..Ece kız da aralarda uyuyup gezme mekanlarına varınca uyanarak pek güzel uyum sağladı bize..(Tam da gezi esnasında zaten son günlerde Ecenin elinde can cekişen makinem de bozulunca fotoğraf çekilemedi malesef)..Ve asıl kaydetmek gereken....




İlk tiyatrosu Ece kızın.. Koca kış boyu defalarca niyetlenip de 3 ay sonra bugün gidebildiği..Aslında varmış bir hayır diyeyim,çok güzel çok yumuşak bir başlngıç oldu..Mohini'de gezinirken gördüm ilanı..Kurmalı Salyangoz Gezici Kukla Trubunun 'Kuklalarla Dört Mevsim' isimli oyunu varmış bugün Mohini'de..Planlı değildi yani,çıkalım bir bakalım dedik..Ece kızı atlı karıncadan inmeye de zor ikna ettik..Ama hiç pişman olmadı diyebilirim..Fotoğraf makinemin azizliğine uğramasaydm pek de güzel fotoğrafları olacaktı koyacak ama olmadı..3-4 yaş çocuklarının arasından kapıp kurulduğu minderdeki halini çekmeye değerdi mesela..Yarım saatlikti,konu anlayabileceği düzeyde sadeydi..Konuşma yoktu,müzik vardı fonda çok hafif..Ara ara anlattım neler olduğunu,yarım saat boyunca gözlerini ayırmadan izledi..Gelince de babannesine anlattı bıdır bıdır..Uykuya dalarken 'baba bidaaa kokla' diye söz aldı babsından.. Bundan sonra haftasonunun birgününü böyle birşeye ayırmalı dedim..Yaz gelince denizi,yeşilliği tabii ki değişmem hiçbirşeye ama yaz gelmeden kafamdaki gidilecek yerleri birer birer bitirmeli..

Bi de her Salı niyetlendiğim ama birtürlü yazamadığım minik,iki kişilik bir oyun grubumuz var bizim..Dersimin erken bittiği tek günde buluşuyoruz her hafta..Oyun grubunun sitesinde tanışıp,aynı yerde oturduğumuzu farkettik Remziye'yle..Ekim'di başladığımızda,hemen her hafta buluştuk..Sayının artmasını çok isterdim ama çemberi genişletemiyoruz pek fazla...Yakın olunca her saatte buluşmak mümkün,rahat oluyor..Evet henüz birlikte oynayabilecek yaşta değiller ama yine de çok şey kattığına inanıyorum Ece'ye..Bir sohbetimizde arkadaş kelimesi geçince ilk Ensar Bera geliyor aklına mesela..Özlüyor,gitmek istiyor,hoş gidince de çokca kız nazı yapıyor Ensar Bera'ya ama olsun:) Onlardan başka bize de çok iyi geliyor aslında..Ne çok konuşacak şeyi oluyor insanın kendisini anlayan,kaygıları,fikirleri ortak olan bir anne bulduğunda...Hele de bir blogger'sa muhabbete doyum olmuyor:))((Yüzüne karşı övmek gibi olmasın,pek de güzel yazar,insanın dönüp dönüp okuyası gelir arkadaşımı)Herşeyden,tanıdığımız herkesten,o haftanın tartışmalarından,oyunlardan,oyuncaklardan,odalardan konuşurken bir bakıyoruz gitme vakti gelmiş...



Son buluşmanın konusu 'AKTİVİTE' meselesiydi takdir edersiziniz..Aslında nasıl ve neden meseleye dönüştü anlayamadım..Herkesin söylediği aynı kapıya çıktı gibi..Hiç yorum yapmadım ama okudum tüm yazılanları..Üstünden çok sular aktı ama nacizane fikirlerimi buracığa ekleyeyim..Öncelikle karikatürleri pek beğendim ben,gayet samimi bir şekilde kaleme alınmış ve karikatürün içeriğinde vardır zaten hicvetmek..Hepsine de çok güldüm,kendimden de pek çok şey buldum..

Aktivite konusundaki eleştirilere gelince Montessori ile blog sayesinde ilk kez tanışan herkesin de bir aktivite telaşına kapılması pek normal bence..Bloglara ve grubun sayfasına ilk baktığınızda hemen aktiviteler takılıyor gözünüze,çünkü fotoğraflananlar onlar..Burada yazanların da suçu yok,çünkü anladıkları ve çocuklarına uyguladıları felsefeyi fotoğraflayabilme şansları yok...Ya da olamıyor diyeyim,insan günlük hayatta çocuğunda uyguladığı,uygulamaya çalıştığı felsefesini böyle paragraf paragraf yazamayabiliyor,ama aktivite mi dedin ver eline mercimekle iki kaşık çek fotsunu koy bloğa işte sana yazı...(BU ben, kimse üstüne alınmasın nolur)Doğal olarak işin içine iyice girip birkaç kitap devirip felsefeyi ucundan anlamaya başlayana kadar bu geçici telaş hali oluyor insanda..Ama işin içine girince aktivitenin çok da alt sıralarda olduğunu görüyorsunuz..Yani işin felsefe kısmı bir şekilde kişiye kalıyor,bize yansıyan ise aktiviteler oluyor..Tabii ki esas olan felsefe olmakla birlikte ona hazırlanmış bazı şeyler de sunmanın hiçbir sakıncası yok bence..Ben de hazırlayıp koyuyorum çoğu zaman bir tepsiyi masasına...İlgilenirse çöküveriyorum yanına,şöyle bir evirip çevirip hiç ilgilenmediği oluyor kaldırıyorum ortadan..Bu ona zorla birşey yaptırmak değil,olamaz bence...Zevk alıyorsa yapmaktan neden olmasın,neden hazırlamayayım..Pek tabii ki kendi bulup oynadığı birsürü şey de oluyor,pek tabii ki onlardan da çok şey öğteniyor,seçim hakkı olduktan sonra engellenmedikten sonra hiç problem değil bence..

Bir de bizde çok bilinmeyen ve çok sık uygulanmayan homeschooling olayı var ki o aktiviteden falan çok ayrı tutulması gereken bişey bence..Ben hayranım şunun gibi kadınlara mesela..Çok planlı,donanımlı olmak lazım cesaret edemiyorum şu anda ama pek çok güzel fikirler alıp,güzel planlar da yapıyorum ilerisi için..Bakalım..

Nerden nereye geldik,diyeceğim oydu ki seviyoruz biz kızmla oyun grubumuzu..Güzel şeyler paylaşıyoruz,zevk alıyoruz...Ordan oraya pek dağınık oldu bir post ama fırsat bu fırsat oturabilmişken başına yazayım istedim..Hatırlansınlar,dursunlar şuracıkta..

Sevgiler herkeslere..

5 Haziran 2009 Cuma

Hayat gailesi,Ece diyette ve Oyun grubu buluşması..

Amaan gene aynı terane..Yazmak istiyorum da zaman yok:P..Herşeyi kayıt altına almak,unutulmasın,hatırası kalsın diye hiç olmazsa haftada bir yazabilmek..Ece'nin doğumundan beri en koşuşturmacalı günlerimi yaşıyorum desem yeri..Okul işleri,malum dönem sonu tantanaları,notlandırılmak (!) üzre bekleyen Liseli yavrucuklar,onları ne geçirmek,ne bırakmak isteyen,daha doğrusu notlandırmak istemeyen bir ürtmen kişisi,evin kapısında her gün 15:30'da beni bekleyen ve 'atta' gitmek için üstümü değiştirmememi bekleyemeyecek kadar aceleci bir cimcime,'artık temizle beni' diye bağıran ev, 'nolur düzenle bizi' diye yalvaran çekmece ve dolaplarım, tavana değmek üzre olan ütü yığınlarım,uykum ah uykum....Çüş be kadın,haftanın üç günü çalışıp da şu kadar tantana da edilir mi?Valla 14 ay evde kaldıktan sonra ediliyomuş napıyim? Tempoya alışmak zaman alcek..

Neyse geçtim aslında başka şeyler diyecektim..Can sıkıcı..Ece kzı bir haftadır yemeğe tövbe etti..Ağzına gram bişiy sürmüyo anne sütünden başka..Ve ben 'DE-LİR-MEK ÜZ-RE-YİM'..Evet hiçbir zaman öyle önüne ne koysak löp löp götüren bir bebek olmadı (bakmayın tombul görünüşüne yani,onu böyle yapan anne sütüdür)ama gerçekten sadece anne sütüyle günü bitirdiği oluyo bu ara..Buna bir de poposunun yer görmemesi eklenince 300 gr. vermiş bu ay..Dün dumur olduk karı koca doktor odasında..Yok,doktor gayet sakin ve normal karşıladı da.Biz her kontrolden çok güzel kilo almış sevinçleriyle (hani güzel kilo alınca sanki iyi bakmışız hissiyle..!) çıkmaya alıştırınca bünyeyi bu koydu biraz..Gerçi kilo vermiş haliyle bile kilosu ayına göre üst sınırlara yakın ama ana yüreği (açgözlülüğü de diyebiliriz) işte:P Üstelik uykusu düzene girmeye başlamışken,kendi odasında,kendi karyolasında,bezen kendi kendine uymaya alışmışken..Biri oluyo,öbürü çöküyo ne zor iş be kardeşim..Dişe bağladık hep beraber,geçecek diye dört gözle bekliyoruz bakalım...

Bu da değildi aslında konumuz..Haftalardır kayıt altına alamadığım oyun grubu buluşmaları..Geçen pazar dördüncüsünü yaptık Darıca Hayvanat Bahçesinde..Gerçi her buluşmada bir fire veriyoruz ama olsun:)Babaları da aldık yanımıza Aylan ve tatlı kızı Nil'le hayvanat bahçesine gittik biraz..Çevreyle ilgilenmekten birbirlerine pek pas vermedile ama değişik bir gün oldu onlar için..Kuşlara ördeklere del del yaptılar,tavşanlara çubuk kraker verdiler,devekuşlarına maymunlara şaşırıp kaldılar..En çok da hayvanat bahçesinin ortasındaki büyük oyun parkında eğlendiler..Nil kız atlı karıncadan inmek istemedi pek at aşkından mütevellit:))Ececiğim de merdiven çıkabilmenin yeni hevesiyle kaydırağa çıkıp çıkıp kaymak istedi..Fotolara baktım da ikisini bir arada yakalamak pek mümkün olmamış yine:))Parkta da tembel babalar oturup çay keyfi yaptıkları için biz fotoğraf çekememişiz..Güzel bir gün oldu,daha nice buluşmalara diyelim..





Herkese güzel haftasonları,bol sevgiler bizden..

30 Mart 2009 Pazartesi

1.Oyun Grubu Buluşması

Henüz yeni üye olduğum,Sevgili Ayça'nın kurmuş olduğu 'Oyun Grubu' mail grubu vasıtasıyla tanıştık,birbirimize çok yakın yerlerde oturduğumuzu farkettik,(hatta Evrim ve Aylan aynı yerde çalıştıklarını farkederek 'aaaaa'laştılar:) )bir hafta içinde plan yapıp,oyun grubunu kurup biraraya geldik..




Evet Cumartesi günü çok tatlı misafirlerimiz vardı bizim..Nil (13 aylık) ile annesi Aylan ve Yamaç (12 aylık) ile annesi Evrim..İlk kez biraraya geldik..Hatta Ece ilk kez kendi yaşıtlarıyla aynı ortamda bulundu diyebilirim..Nil çok hanımcık çok tatlı edalı,Yamaç 'cool' ve yakışıklı küçük bey,bizimki tam bir şaşkın kuş..Tabi önce şaşırdılar çok..Biz kendi evimiz olduğu için avantajlıydık ama Nil ve Yamaç biraz ortamı yadırgadılar tabi..Yamaç sonra yavaş yavaş alışsa da Nil'in tedirginliği öyle hemen geçmedi:)Annesinin elini bırakmadı pek..Yamaç biraz kendi halinde takıldı pek pas vermedi bizim kızlara;)Ama zamanla birbirlerine ısınacaklar diye düşünüyorum..

Yamaç ve Nil yeni yürüdükleri için pek oturmak istemediler haliyle,bizim cimcime arada ellerimden tutarak katıldı onlara..Oturduğu yerden laf attı birazcık..Biraraya geldikleri tek etkinlik Aylan'ın getirdiği kurabiyeleri yemek (parçalamak diyelim) kısmıydı heralde..Bikaç saniyelik top oyunu ile Ali babanın çftliği şarkısını da ekleyebiliriz tabi:))

Bebişlerin uykusu gelince annişler iki lafın belini kıramadan (hatta Evrim ve Aylan hiç oturmadan) dağıldık.Sevgili Aylan'a bebişler için getirdiği -ama çoğunluğu Mummy tarafından gece yatmadan mideye indirilen- kurabiyeleri için ve sevgili Evrim'e Ece'ye getirdiği hediye için teşekkürler tekrar..



Nil'cim sen ver bakiyim o kurabiyeyi canım,fazla yeme kilo yapar!!




Ama hemen küsme tatlım, formunu koruyasın diye dedim,sen bilirsin ye o zaman:))


Bi de ekliyiverelim Ece'cik 11 aylık oldu artık..Şaka gibi..11 aylık koca bebek..Zaman mı çok çabuk geçiyor biz mi zamanı kaçırıyoruz bilmiyorum ama geldi bir yaş be günlük..Ay saymak bitiyor yavaş yavaş artık yaşlara geçiyoruz..(İnşallah tabi)

Sevgiler herkese..