Ece'nin doğumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ece'nin doğumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Doğumdan Bugüne...

Tam 16 günlük olduk bugün...Günler çok çabuk geçiyor Ece Hanımla..Aslında birbirinin aynsı(emzirme,gaz çıkartma, uyutma ve altını alma dörtlüsü arasında:) ) ama çok çabuk...Sanki daha dün gittim doğuma daha dün kucağıma aldım ilk defa..Korkuyorum günler böye çabucak geçecek de doyamadan şöyle kucağımda öpüp koklayamadan büyüyecek diye..Kuzucuğun koynumda olması çok güzel ama bazen de hamileliğimi özlüyorum her an içimde olmasını...Uyurken de uyanıkken de benimle olmasını..Bazen sıkıp sıkıp içime sokasım geliyo anlatılamaz bişey..İnanamıyorum onun benim olduğuna:)

Bu arada bloğa yazı yazmak da zorlaştı epey..Aslında her ayrıntıyı yazmak istiyorum onunla geçirdiğimiz her günü hatırlamak.. Ama vakit sınırlı maalesef..En son doğumda kalmıştık..Sonraki hastane günlerinden de bir iki not düşeyim bari:) Doğumdan sonra iki gece hastanede yattık..Bu iki gece de (çok özür dileyerek yazıyorm) gaz çıkarma çabası ile geçti..Şimdi sezaryen olmamışlara çok ayıp gelebilir ama bu iki gün içinde o kadar çok zikrediliyor ki artık çok normal hale geliyor..Sanki hastanenin bütün hemşielerinin tek derdi sizin gazınızmış gibi odaya girenin ilk sorusu:
Gazınız çıktı mı?
Hayır..
Kalkıp yürüyoruz o zaman Esra hanm..Bol bol yürüyüyüş..
Tamam yürüyoruz..
Çıktı mı gazınız Esra hanım..
Hayır..
Gece yatarken bu ilaçtan iki tane alıyosunuz o zaman..
Tamamdır..
Neyse çıkacağımız gün beklenen olay gerçekleşti de rahatladık bari..Doktor son kontrole geldiğinde sordu gene çıktı mı diye..Ben de şöyle aptalca bi soru sormuş bulundum..Yani bir kere çıktı ama miktarı nedir bunun? Yani ne kadar çıkarmak gerekiyo? (Aklım başımda değilmiş heralde..Malum narkozun etkisi öyle hemen geçmiyo..) Kadıncağız ne diyeceğini şaşırttı tabi..Zamanla rahatlıycaksın bugün de çok fazla katı gıda yeme filan dedi..

Bu arada narkozun etkisi geçer geçmez (kızımla koklaştıktan sonra) yorganı kaldırıp karnıma baktım..Kabusumdaki kadar olmasa da göbek vardı tabi..Yani şöyle diyeyim ki yarısı gitmiş yarısı kalmış idi..Yürüyüşlerden ve malum gaz çıkarma olaylarından sonra üçte biri kalmıştı..Yani hastaneden çıkarken 4 aylık falan hamile gibiydim (gerçi ben 4-5 aylık hamileyken daha karnım çıkmamıştı ama normal hamile şartlarında diyelim)..Bu iki hafta içinde bayağa bir indi..Şu anda çok hafif bir çıkıntı kaldı..Onunda şu meşhuuuuur kırk çıkma muhabbetinden sonra ineceğini ümit ediyorum..Gelelim kilo olayına..Zira en çok merak ettiğim şey doğumdan sonra ilk tartıya çıktığımda göreceğim ilk rakam idi..Malum 45 ile hamile kalıp 60 kilo ile doğuma girdim..İlk tartıya çıktığımda gördüğüm rakam 52 oldu..Bu iki hafta içinde de 2 kilo daha gitti..Amma velakin hala hiçbir kıyafetime giremiyom..Daha doğrusu ilk hastaneden geldiğim gün denemiştim..Bidaha korkudan deneyemedim..Cesaretimi topladığım ilk gün tekrar deneyeceğim:)

Bi de şu emzirme durumları var tabi..İlk gün sütüm gelmedi malesef..Kuzucuğa mama verdiler..Üzüldüm çok midesine giren ilk şey anne sütü olmadı diye..Sonra nasıl bir çaba nasıl bir çaba emzirebilmek için.Allahım dedim ya bu nasıl bir güdüdür..Ne ilginç gelirdi bana heryerde açılan iki göğüs..Ama öyle olmuyor işte artık annesiniz onlar da bebeğinizin besin kaynağı..Neyse ikinci gün geldi sütler de rahatladı bebecik..Tabi hala yara durumları var (Lansinosh krem bi işe yaramadı bende)yani emzirmek çok acı verici şu anda benim için ama o masumcuk dudağını büküp de aç olduğunu anlatmaya çalışınca isterse etinizden et kopsun seve isteye veriyosunuz ağzına göğsünüzü..

Ve 30 Nisan Çarşama günü bebişimizle beraber evimize geldik..Bebişi odasına koyduk beşiğine yatırdık..İşte o dakika insan daha bir farkına varmaya başlıyor olayın..Artık evde minicik ve herşeyiyle size bağlı sizden bir parça var..En değerliniz canınız ciğeriniz..Artık herşey ona endeksli..O uyursa uyuyorsunuz, gülerse gülüyor, o ağlarsa ağlıyor..İlk bir hafta bebiş sürekli bir uyuma halindeydi..Haftası dolmadan alındığı için midir nedir emzirmek için bile zor uyandırıyordum..Altını alırken bile uyuyodu bıdık:)Şimdi şimdi gözünü açmaya başladı ama maşallah çok ağlayan bir çocuk değil şimdilik gaz sorunumuz da yok çok şükür..(Dilimi ısırıyorum) Gerçi onbeş güden sonra başlarmış ama olmamasını diliyorum..

Ve son oarak bebişle ilgili dipçik notlar:

İlk yürek hoplaması: Geçen Pazartesi günüydü..Uyuttum beşiğine yatırdım..Kendim de odama geçtim nete girmek için..(Annemin azarlamaları karşısında artık bebişin yanında bilgisayar ve telefon kullanmyoruz)Bi hırıltı geldi odasından..Hemen geldim yanına kusmuş ve boğazında kalmış heralde kıpkırmızı olmuştu..Hemen kucağıma alıp ters çevirdim..Öksürdü nefes aldı..İşte ömrümden ömür gitti denir ya kesin gitti iki sene benden..Şİmdi gece bile on dakikada bir uyanıp bakıyorum nefes alıyo mu diye göğsünü dinliyorum..

İlk gezmemiz: Geçen haftasonu teyzemize gittik Küçükçekmece'ye..Arabada öyle rahattı ki..Gık demeden gittik geldik..

İlk anneler günümüz: Pazar günü ilk anneler günümüzdü..Kutlayan herkese teşekkürler tekrar..İlk anneler günümün ilk hediyesi kızım Ecem..O hep benle olsun başka hediye istemem..

İlk banyomuz: Pazar gecesi teyzemizde göbeğimiz düştü..Pazartesi günü ilk banyomuzu yaptık..Azcık ağladık mağladık ama rahatladık..

Şimdilik haberler böyle..Uzadı biraz ama anlatılacak çok şey var e hergün de yazılmıyor..
Kalın sağlıcakla..

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Doğum Hikayemiz...

Öncelikle hem doğuma gideken hem doğumdan sonra bana dua eden, güzel dileklerde bulunan, yorum yazan herkese çok teşekkürler..Her yoruma ayrı ayrı mutlu oldum..Gerçek hayatta tanımayp yazdıklarıyla sevdiğim ve yazdıklarımla sevildiğim insanlardan böyle güzel dualar almak çok güzelmiş..Hepinizden Allah razı olsun tekrar...

.................................
İnsan hayatının dönüm noktaları vardır hani..Herşeyin birkaç dakika birkaç saniyede değiştiği anlar..Bir dakika öce bekarsınızdır bir dakika sonra evli.Bir dakika önce sapasağlam, bir dakika sonra hasta...Doğum da öyle bişey bir dakika bile sürmüyor anneliğe geçiş...İçinizden çıkan yavru nefes alıp da ilk çığırtıyı kopardığı sırada işte ANNE'siniz artık..Hayat bir saniye önceki gibi değil sizin için bir daha da asla öyle olmayacak...

O yüzden bu günü bütün ayrıntısıyla hatırlamalıyım dedim..Aradan çok uzun süre geçmeden yazmalıyım..Her ne kadar Ece hanım çok az fırsat veriyorsa da bunun için, yazmak istiyorum ki kızım da ileride okusun doğduğu günü,dakika dakika bilsin annesinin yaşadıklarını..

Doğuma gideceğim gece malum çoğu kişin yaşadığı gibi uykusuz bir gece oldu..Sağdan sola solda sağa dönme şeklinde sabahı ederken ben, azıcık dalmışım saatimin çalmasına yakın.. 06:30'da saatimin sesine uyandım..Odamdan çıktım ki benden çoook önce hazırlanmış biri duruyor karşımda...Annem yatağını toplamış üstünü başını giyinmiş bekliyo koltukta..Benden daha heyecanlı daha uykusuz olarak..Hazırlanıyorum ben de.. Son kez hamile pantolonumu giyiyorum üzerime ve hamile gömleğimi..Boğazımda kuruluk var mutfağa gidiyorum annem dua okuyup üflediği zemzem suyunu uzatıyor içiyorum ..Ablamla eşim de hazır olunca son kez hamile halimle fotoğraf çekinip 07:15'de yola çıkıyoruz..Valizimiz,çantalar,süsler,şekerler bagaja yükleniyor hareket ediliyor...

08:00'da doğum katının kapısındayız..Eşim yatış işemlerimi yaptırıken beni içeriye alıyorlar annemle ablam doğumhane bölümünün kapısında kalıyor ben içeri giriyorum vedalaşıp..Ablama sık sıkı tembihliyorum ben gelince odam süslenmiş olsun diye..Annemin yüzüne bakıyorum herzamanki gibi gözleri dolmuş gene ama ağlamıyor şimdilik..Üstümü çıkarıp hemşirenin verdiği önlüğü giyiyorum hastane soğuk önlük ince üşüyorum biraz..Hemşire gelip lavman yapıyor..15 dakika sonra NST'ye bağlanıyorum..NST odasında bir hamile daha var.Normal doğum için bekliyor sancısı var belli yüzünden..İçimden dua ediyorum bütün hamilelere..

Saat 08:30 doktorumu soruyorum hemşirelere 'az sonra burada olacak' diyorlar '09:00'da başlar ameliyatınız'..Az sonra doktorumun sesini duyuyorum 'Esra hanım hazır mı?' diyor yanıma geliyor sonra.. 'Nasıl hissediyorsun kendini diye soruyor ' 'kurbanlık koyun gibi' diye cevap veriyorum, gülümsüyor ve hazırlanmak için odasına geçiyor..Bu sırada beni sedyeye alıyorlar..Dünya artık ters duruyor..Ayakucuma serumlarımı koyuyorlar tekerlekler ilerliyor ve yolculuk başlıyor..Nst odasından çıkarılıyoum, sırayla odaları geçiyoruz tersten okuyorum NST odası,Yenidoğan yoğun bakım,Yenidoğan servisi, gebe takip odası vs. vs. veee Ameliyathane..Kapı ikiye açılıyor burayı filmlerden biliyorum sadece.. İçerde yüzü maskeyle kapalı hemşireler..Yüzüme bakıp hoşgeldiiin diyolar...'Ooo pek de genç güzel bir anne adayı' diye iltifat ediyolar teşekkür ediyorum..Ameliyat masasına geçiriliyorum,üstüme yeşil ameliyat örtüsünü örtüyor alttan önüğümü çıkarıyorlar, kollarımı yerleştiriyorlar yandaki kolluklara..Damar yolumu açmak için hemşire başıma geliyor elinde serum..Bu sırada anestezi uzmanı sorular soruyor:
Daha önce operasyon geçirdiniz mi?
Hayır.
Geçirdiğiniz ciddi bir hastalık?
Yok
Sürekli kulandığınız bir ilaç var mı?
Hayır.
Güzeeel...12 saattir açsınız değil mi?
Evet..
Su da içilmedi..
Zonk...Zonk..Zonk...Aman Allahım diyorum su değil ama zemzem içildi..Ben unuttum içtim..
Doktorum eldivenlerini giyerken muhabbeti duyup dönüyor 'naaptın Esra?' diyor..Unuttum diyorum..Anestezist epidural yapalım diyor istemiyorum diyorum.Doktorum ikinci section'a kalsın o zaman, en az dört saat bekletmem lazım diyor..Ve olduğum yerden sökülüp sedyeye alınıp çıkarılıyorum...Aynı odaları geçip NST odasının kapısına geliyorum eşim ablam kapının camından bakıyolar şaşkın şaşkın dudak hareketleriyle anlatmya çalışıyorum sonra haberdar oluyorlar ama kimse ne kadar beleyeceğimi bilmiyor..Ben de..Kızıma kavuşmaya bu kadar yaklaşmışken film başa dönüyor maalesef..Demek ki herşey Esra hanımın planladığı gibi gitmiyor..Saatlerce bekleme süreci olmasın,öncesi bari sıkıntısız olsun diye normal doğum istemeyen Esra hanım gene duvara tosluyor..Pek çok normal doğum olup biterken yan odada,anneler bebeklerine kavuşuken orda, Esra hanım bekliyor bekliyor..

Nst odasında bekleyen kadının sancıları artmış bağırmaya başlamış..Çok sancım var diyor gelip gidip açıklığına bakıyorlar sesi bir süre sonra rahatsız etmeye başlıyor beni, geriliyorum, sinirlerim bozuluyor. NST'den gelen güp güp sesi beynimi deliyo sanki.. gelen giden hemşireye soruyorum ne zaman alacaklar beni diye....Saat vermiyorlar kalkıp birini boğmak istiyorum beklemek çok sinir bozucu.. Saat 11:00 oluyor ses yok.. Hemşire gelip serum bağlıyor..Acıktın artık kan şekerin düşmesin diye takıyorum diyor..Üşüyorum..Bu sırada doktorum geliyor başka bir ameliyattan çıkmış, bi sonraki amliyat seninki diyor..Üşüdüğümü görünce beni yenidoğan servisinin olduğu bölüme alıyorlar buranın ısıtması özel..Üşümem geçiyor biraz..12:00'da tekar NST'ya bağlanıyorum 12:30'da doktorum gelip NST'me bakıyor ve 15 dakika sonra Esra hanımı sedyeye alın diyor..Saat 12:50'de aynı yolculuk tekrar başlıyor..Son hatırladığım üstüme dökülen buzgibi baticon ile zangır zangır titrerken ağzıma takılan maskenin beni nefessiz bıraktığı idi..Nefes alamıyoum demek isterken gözlerim kapandı...Sanki bütün dünyanın ağrlığı bir anda üzerime çöktü..Film burda koptu..

Esra hanıııımmmm...Esra Hanım uyanın...Bir kadın ve bir adamın sesleri..Hastabakıcılar beni getiriyor...Saat 13:45...Uyurken üzerime çöken o ağırlığı kaldırmaya çalışıyorum sanki..Ama karnımdaki buz gibi sancıyla bunu yapamıyorum..Kendime gelmeye çalışrken ilk hatırladığım yer odamın kapısı..Uyandığım yeri asansörle inişimi hiç hatırlamıyorum..İçeride annem,ablam,eşim var yanyana..İlk cümlelerimi hayal meyal hatırlıyorum..

Kızım nerde?İyi mi? (Annem burda ağlamaya başlamış bile..Herkesin kendi kuzusu işte demiş ağlamış)
Bitanem yanıma gel elmi tut..(Beyefendi pek bi sevinmiş bu cümleye..Onu sevdiğimi bikere daha anlamışmış:) )
Annecim çok üşüyorum, karnım çok acıyor..(Arada br yanağımda annemin sıcak yanağını hissediyorum..Çaresiz öpüp geçicek kızım diyebiliyor sadece)

Ve sedyeden yatağa geçiriliyorum..Bu sırada karnımdaki acı daha da artıyor..Altımdaki ameliyat örtüsünü alıyorlar yine artan bir acı..Üzerime iki kat yorgan örtüyorlar..Ablam kızımı gösteriyor bakıyorum buruşuk kırmızı hatta tüylü bişey beklerken pamuk gibi bişey görüyorum kucağımda..Ultrasonda gördüğüm o hokka burun ve minnoş ağız ile tombik yanakların pembe beyaz bir renge geçmiş hali..Şükrediyorum onu görünce ama bakamıyorum fazlaca.. Gözkapaklarım izin vermiyor kapanıyor..Midem bulanıyor ama karnımdakii acıdan boşaltamıyorum..Zorla siyah bir su çıkarabiliyorum iki defa..Acımı azaltmak için yapılan ağrı kesicinin etkisiyle takrar uyuyorum ancak iki saat sonra tekrar uyanınca öpüp koklayabiliyorum kızımı...(Sezaryen olmanın pişmanlık duyduğum tek tarafı bu galiba...Saatler sonra ancak koklayabildim kızımı...Aradaki zaman kayıp zaman..Bensiz geçirdiği ilk daikaları videodan izledim ağladım.. Kafasını sağa sola çevirip beni aramasına ağladım..Keşke bu kadar uzun sürmeseydi kendime gelmem..)İnanamıyorum onun benim olduğuna, bana ait olduğuna..Bakınca yüzüne ağlayasım geliyor..O kadar güzel ki..Her anneye yavrusu ne kadar güzelse o da bana o kadar güzel..Rabbim yüzünü güzel yaptığı gibi ahlakını ve bahtını da güzel eylesin..

Doğum bir insanın dünyada yaşayableceği en mucizevi olay..Sezaryen de olsa normal doğum da acı verici ve zor...O NST odasında bekleyen kadın da çok acı çekiyordu ben de çok acı çektim ameliyattan çıktığım gün..Kolay değil elbette...Ama dünyadaki hangi güzelliğe ulaşmak kolaydan geçiyor ki..Zor ama o masum surat çekilen her zorluğu unutturuyor işte..Rabbim kimseyi mahrum bırakmasın annelik duygusundan...

Kuzucuğum hoşgeldin dünyamıza..Hep var ol hayatmızda, Allah bizi birbirimizden ayımasın..Amin.

30 Nisan 2008 Çarşamba

MAŞALLAH:)


 
Posted by Picasa


Ece kızım 28 Nisan 2008'de saat 13:15'de 3300gr kilosu ve 50 cm boyu ile hayata merhaba dedi..Şimdi evimizde bu manzara, kulağımızda onun cılız ve narin sesi, bütün odalara dolmuş cennetten gelen mis kokusu var...Şükürer olsun onu bize sağlığıyla gönderene..

Mesaj yollayıp sevincime ortak olan, dualarıyla beni mutlu eden herkese teşekkürler..Hepinize Alah gönlünün dilediğini versin..
Ece'nin doğumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ece'nin doğumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Doğumdan Bugüne...

Tam 16 günlük olduk bugün...Günler çok çabuk geçiyor Ece Hanımla..Aslında birbirinin aynsı(emzirme,gaz çıkartma, uyutma ve altını alma dörtlüsü arasında:) ) ama çok çabuk...Sanki daha dün gittim doğuma daha dün kucağıma aldım ilk defa..Korkuyorum günler böye çabucak geçecek de doyamadan şöyle kucağımda öpüp koklayamadan büyüyecek diye..Kuzucuğun koynumda olması çok güzel ama bazen de hamileliğimi özlüyorum her an içimde olmasını...Uyurken de uyanıkken de benimle olmasını..Bazen sıkıp sıkıp içime sokasım geliyo anlatılamaz bişey..İnanamıyorum onun benim olduğuna:)

Bu arada bloğa yazı yazmak da zorlaştı epey..Aslında her ayrıntıyı yazmak istiyorum onunla geçirdiğimiz her günü hatırlamak.. Ama vakit sınırlı maalesef..En son doğumda kalmıştık..Sonraki hastane günlerinden de bir iki not düşeyim bari:) Doğumdan sonra iki gece hastanede yattık..Bu iki gece de (çok özür dileyerek yazıyorm) gaz çıkarma çabası ile geçti..Şimdi sezaryen olmamışlara çok ayıp gelebilir ama bu iki gün içinde o kadar çok zikrediliyor ki artık çok normal hale geliyor..Sanki hastanenin bütün hemşielerinin tek derdi sizin gazınızmış gibi odaya girenin ilk sorusu:
Gazınız çıktı mı?
Hayır..
Kalkıp yürüyoruz o zaman Esra hanm..Bol bol yürüyüyüş..
Tamam yürüyoruz..
Çıktı mı gazınız Esra hanım..
Hayır..
Gece yatarken bu ilaçtan iki tane alıyosunuz o zaman..
Tamamdır..
Neyse çıkacağımız gün beklenen olay gerçekleşti de rahatladık bari..Doktor son kontrole geldiğinde sordu gene çıktı mı diye..Ben de şöyle aptalca bi soru sormuş bulundum..Yani bir kere çıktı ama miktarı nedir bunun? Yani ne kadar çıkarmak gerekiyo? (Aklım başımda değilmiş heralde..Malum narkozun etkisi öyle hemen geçmiyo..) Kadıncağız ne diyeceğini şaşırttı tabi..Zamanla rahatlıycaksın bugün de çok fazla katı gıda yeme filan dedi..

Bu arada narkozun etkisi geçer geçmez (kızımla koklaştıktan sonra) yorganı kaldırıp karnıma baktım..Kabusumdaki kadar olmasa da göbek vardı tabi..Yani şöyle diyeyim ki yarısı gitmiş yarısı kalmış idi..Yürüyüşlerden ve malum gaz çıkarma olaylarından sonra üçte biri kalmıştı..Yani hastaneden çıkarken 4 aylık falan hamile gibiydim (gerçi ben 4-5 aylık hamileyken daha karnım çıkmamıştı ama normal hamile şartlarında diyelim)..Bu iki hafta içinde bayağa bir indi..Şu anda çok hafif bir çıkıntı kaldı..Onunda şu meşhuuuuur kırk çıkma muhabbetinden sonra ineceğini ümit ediyorum..Gelelim kilo olayına..Zira en çok merak ettiğim şey doğumdan sonra ilk tartıya çıktığımda göreceğim ilk rakam idi..Malum 45 ile hamile kalıp 60 kilo ile doğuma girdim..İlk tartıya çıktığımda gördüğüm rakam 52 oldu..Bu iki hafta içinde de 2 kilo daha gitti..Amma velakin hala hiçbir kıyafetime giremiyom..Daha doğrusu ilk hastaneden geldiğim gün denemiştim..Bidaha korkudan deneyemedim..Cesaretimi topladığım ilk gün tekrar deneyeceğim:)

Bi de şu emzirme durumları var tabi..İlk gün sütüm gelmedi malesef..Kuzucuğa mama verdiler..Üzüldüm çok midesine giren ilk şey anne sütü olmadı diye..Sonra nasıl bir çaba nasıl bir çaba emzirebilmek için.Allahım dedim ya bu nasıl bir güdüdür..Ne ilginç gelirdi bana heryerde açılan iki göğüs..Ama öyle olmuyor işte artık annesiniz onlar da bebeğinizin besin kaynağı..Neyse ikinci gün geldi sütler de rahatladı bebecik..Tabi hala yara durumları var (Lansinosh krem bi işe yaramadı bende)yani emzirmek çok acı verici şu anda benim için ama o masumcuk dudağını büküp de aç olduğunu anlatmaya çalışınca isterse etinizden et kopsun seve isteye veriyosunuz ağzına göğsünüzü..

Ve 30 Nisan Çarşama günü bebişimizle beraber evimize geldik..Bebişi odasına koyduk beşiğine yatırdık..İşte o dakika insan daha bir farkına varmaya başlıyor olayın..Artık evde minicik ve herşeyiyle size bağlı sizden bir parça var..En değerliniz canınız ciğeriniz..Artık herşey ona endeksli..O uyursa uyuyorsunuz, gülerse gülüyor, o ağlarsa ağlıyor..İlk bir hafta bebiş sürekli bir uyuma halindeydi..Haftası dolmadan alındığı için midir nedir emzirmek için bile zor uyandırıyordum..Altını alırken bile uyuyodu bıdık:)Şimdi şimdi gözünü açmaya başladı ama maşallah çok ağlayan bir çocuk değil şimdilik gaz sorunumuz da yok çok şükür..(Dilimi ısırıyorum) Gerçi onbeş güden sonra başlarmış ama olmamasını diliyorum..

Ve son oarak bebişle ilgili dipçik notlar:

İlk yürek hoplaması: Geçen Pazartesi günüydü..Uyuttum beşiğine yatırdım..Kendim de odama geçtim nete girmek için..(Annemin azarlamaları karşısında artık bebişin yanında bilgisayar ve telefon kullanmyoruz)Bi hırıltı geldi odasından..Hemen geldim yanına kusmuş ve boğazında kalmış heralde kıpkırmızı olmuştu..Hemen kucağıma alıp ters çevirdim..Öksürdü nefes aldı..İşte ömrümden ömür gitti denir ya kesin gitti iki sene benden..Şİmdi gece bile on dakikada bir uyanıp bakıyorum nefes alıyo mu diye göğsünü dinliyorum..

İlk gezmemiz: Geçen haftasonu teyzemize gittik Küçükçekmece'ye..Arabada öyle rahattı ki..Gık demeden gittik geldik..

İlk anneler günümüz: Pazar günü ilk anneler günümüzdü..Kutlayan herkese teşekkürler tekrar..İlk anneler günümün ilk hediyesi kızım Ecem..O hep benle olsun başka hediye istemem..

İlk banyomuz: Pazar gecesi teyzemizde göbeğimiz düştü..Pazartesi günü ilk banyomuzu yaptık..Azcık ağladık mağladık ama rahatladık..

Şimdilik haberler böyle..Uzadı biraz ama anlatılacak çok şey var e hergün de yazılmıyor..
Kalın sağlıcakla..

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Doğum Hikayemiz...

Öncelikle hem doğuma gideken hem doğumdan sonra bana dua eden, güzel dileklerde bulunan, yorum yazan herkese çok teşekkürler..Her yoruma ayrı ayrı mutlu oldum..Gerçek hayatta tanımayp yazdıklarıyla sevdiğim ve yazdıklarımla sevildiğim insanlardan böyle güzel dualar almak çok güzelmiş..Hepinizden Allah razı olsun tekrar...

.................................
İnsan hayatının dönüm noktaları vardır hani..Herşeyin birkaç dakika birkaç saniyede değiştiği anlar..Bir dakika öce bekarsınızdır bir dakika sonra evli.Bir dakika önce sapasağlam, bir dakika sonra hasta...Doğum da öyle bişey bir dakika bile sürmüyor anneliğe geçiş...İçinizden çıkan yavru nefes alıp da ilk çığırtıyı kopardığı sırada işte ANNE'siniz artık..Hayat bir saniye önceki gibi değil sizin için bir daha da asla öyle olmayacak...

O yüzden bu günü bütün ayrıntısıyla hatırlamalıyım dedim..Aradan çok uzun süre geçmeden yazmalıyım..Her ne kadar Ece hanım çok az fırsat veriyorsa da bunun için, yazmak istiyorum ki kızım da ileride okusun doğduğu günü,dakika dakika bilsin annesinin yaşadıklarını..

Doğuma gideceğim gece malum çoğu kişin yaşadığı gibi uykusuz bir gece oldu..Sağdan sola solda sağa dönme şeklinde sabahı ederken ben, azıcık dalmışım saatimin çalmasına yakın.. 06:30'da saatimin sesine uyandım..Odamdan çıktım ki benden çoook önce hazırlanmış biri duruyor karşımda...Annem yatağını toplamış üstünü başını giyinmiş bekliyo koltukta..Benden daha heyecanlı daha uykusuz olarak..Hazırlanıyorum ben de.. Son kez hamile pantolonumu giyiyorum üzerime ve hamile gömleğimi..Boğazımda kuruluk var mutfağa gidiyorum annem dua okuyup üflediği zemzem suyunu uzatıyor içiyorum ..Ablamla eşim de hazır olunca son kez hamile halimle fotoğraf çekinip 07:15'de yola çıkıyoruz..Valizimiz,çantalar,süsler,şekerler bagaja yükleniyor hareket ediliyor...

08:00'da doğum katının kapısındayız..Eşim yatış işemlerimi yaptırıken beni içeriye alıyorlar annemle ablam doğumhane bölümünün kapısında kalıyor ben içeri giriyorum vedalaşıp..Ablama sık sıkı tembihliyorum ben gelince odam süslenmiş olsun diye..Annemin yüzüne bakıyorum herzamanki gibi gözleri dolmuş gene ama ağlamıyor şimdilik..Üstümü çıkarıp hemşirenin verdiği önlüğü giyiyorum hastane soğuk önlük ince üşüyorum biraz..Hemşire gelip lavman yapıyor..15 dakika sonra NST'ye bağlanıyorum..NST odasında bir hamile daha var.Normal doğum için bekliyor sancısı var belli yüzünden..İçimden dua ediyorum bütün hamilelere..

Saat 08:30 doktorumu soruyorum hemşirelere 'az sonra burada olacak' diyorlar '09:00'da başlar ameliyatınız'..Az sonra doktorumun sesini duyuyorum 'Esra hanım hazır mı?' diyor yanıma geliyor sonra.. 'Nasıl hissediyorsun kendini diye soruyor ' 'kurbanlık koyun gibi' diye cevap veriyorum, gülümsüyor ve hazırlanmak için odasına geçiyor..Bu sırada beni sedyeye alıyorlar..Dünya artık ters duruyor..Ayakucuma serumlarımı koyuyorlar tekerlekler ilerliyor ve yolculuk başlıyor..Nst odasından çıkarılıyoum, sırayla odaları geçiyoruz tersten okuyorum NST odası,Yenidoğan yoğun bakım,Yenidoğan servisi, gebe takip odası vs. vs. veee Ameliyathane..Kapı ikiye açılıyor burayı filmlerden biliyorum sadece.. İçerde yüzü maskeyle kapalı hemşireler..Yüzüme bakıp hoşgeldiiin diyolar...'Ooo pek de genç güzel bir anne adayı' diye iltifat ediyolar teşekkür ediyorum..Ameliyat masasına geçiriliyorum,üstüme yeşil ameliyat örtüsünü örtüyor alttan önüğümü çıkarıyorlar, kollarımı yerleştiriyorlar yandaki kolluklara..Damar yolumu açmak için hemşire başıma geliyor elinde serum..Bu sırada anestezi uzmanı sorular soruyor:
Daha önce operasyon geçirdiniz mi?
Hayır.
Geçirdiğiniz ciddi bir hastalık?
Yok
Sürekli kulandığınız bir ilaç var mı?
Hayır.
Güzeeel...12 saattir açsınız değil mi?
Evet..
Su da içilmedi..
Zonk...Zonk..Zonk...Aman Allahım diyorum su değil ama zemzem içildi..Ben unuttum içtim..
Doktorum eldivenlerini giyerken muhabbeti duyup dönüyor 'naaptın Esra?' diyor..Unuttum diyorum..Anestezist epidural yapalım diyor istemiyorum diyorum.Doktorum ikinci section'a kalsın o zaman, en az dört saat bekletmem lazım diyor..Ve olduğum yerden sökülüp sedyeye alınıp çıkarılıyorum...Aynı odaları geçip NST odasının kapısına geliyorum eşim ablam kapının camından bakıyolar şaşkın şaşkın dudak hareketleriyle anlatmya çalışıyorum sonra haberdar oluyorlar ama kimse ne kadar beleyeceğimi bilmiyor..Ben de..Kızıma kavuşmaya bu kadar yaklaşmışken film başa dönüyor maalesef..Demek ki herşey Esra hanımın planladığı gibi gitmiyor..Saatlerce bekleme süreci olmasın,öncesi bari sıkıntısız olsun diye normal doğum istemeyen Esra hanım gene duvara tosluyor..Pek çok normal doğum olup biterken yan odada,anneler bebeklerine kavuşuken orda, Esra hanım bekliyor bekliyor..

Nst odasında bekleyen kadının sancıları artmış bağırmaya başlamış..Çok sancım var diyor gelip gidip açıklığına bakıyorlar sesi bir süre sonra rahatsız etmeye başlıyor beni, geriliyorum, sinirlerim bozuluyor. NST'den gelen güp güp sesi beynimi deliyo sanki.. gelen giden hemşireye soruyorum ne zaman alacaklar beni diye....Saat vermiyorlar kalkıp birini boğmak istiyorum beklemek çok sinir bozucu.. Saat 11:00 oluyor ses yok.. Hemşire gelip serum bağlıyor..Acıktın artık kan şekerin düşmesin diye takıyorum diyor..Üşüyorum..Bu sırada doktorum geliyor başka bir ameliyattan çıkmış, bi sonraki amliyat seninki diyor..Üşüdüğümü görünce beni yenidoğan servisinin olduğu bölüme alıyorlar buranın ısıtması özel..Üşümem geçiyor biraz..12:00'da tekar NST'ya bağlanıyorum 12:30'da doktorum gelip NST'me bakıyor ve 15 dakika sonra Esra hanımı sedyeye alın diyor..Saat 12:50'de aynı yolculuk tekrar başlıyor..Son hatırladığım üstüme dökülen buzgibi baticon ile zangır zangır titrerken ağzıma takılan maskenin beni nefessiz bıraktığı idi..Nefes alamıyoum demek isterken gözlerim kapandı...Sanki bütün dünyanın ağrlığı bir anda üzerime çöktü..Film burda koptu..

Esra hanıııımmmm...Esra Hanım uyanın...Bir kadın ve bir adamın sesleri..Hastabakıcılar beni getiriyor...Saat 13:45...Uyurken üzerime çöken o ağırlığı kaldırmaya çalışıyorum sanki..Ama karnımdaki buz gibi sancıyla bunu yapamıyorum..Kendime gelmeye çalışrken ilk hatırladığım yer odamın kapısı..Uyandığım yeri asansörle inişimi hiç hatırlamıyorum..İçeride annem,ablam,eşim var yanyana..İlk cümlelerimi hayal meyal hatırlıyorum..

Kızım nerde?İyi mi? (Annem burda ağlamaya başlamış bile..Herkesin kendi kuzusu işte demiş ağlamış)
Bitanem yanıma gel elmi tut..(Beyefendi pek bi sevinmiş bu cümleye..Onu sevdiğimi bikere daha anlamışmış:) )
Annecim çok üşüyorum, karnım çok acıyor..(Arada br yanağımda annemin sıcak yanağını hissediyorum..Çaresiz öpüp geçicek kızım diyebiliyor sadece)

Ve sedyeden yatağa geçiriliyorum..Bu sırada karnımdaki acı daha da artıyor..Altımdaki ameliyat örtüsünü alıyorlar yine artan bir acı..Üzerime iki kat yorgan örtüyorlar..Ablam kızımı gösteriyor bakıyorum buruşuk kırmızı hatta tüylü bişey beklerken pamuk gibi bişey görüyorum kucağımda..Ultrasonda gördüğüm o hokka burun ve minnoş ağız ile tombik yanakların pembe beyaz bir renge geçmiş hali..Şükrediyorum onu görünce ama bakamıyorum fazlaca.. Gözkapaklarım izin vermiyor kapanıyor..Midem bulanıyor ama karnımdakii acıdan boşaltamıyorum..Zorla siyah bir su çıkarabiliyorum iki defa..Acımı azaltmak için yapılan ağrı kesicinin etkisiyle takrar uyuyorum ancak iki saat sonra tekrar uyanınca öpüp koklayabiliyorum kızımı...(Sezaryen olmanın pişmanlık duyduğum tek tarafı bu galiba...Saatler sonra ancak koklayabildim kızımı...Aradaki zaman kayıp zaman..Bensiz geçirdiği ilk daikaları videodan izledim ağladım.. Kafasını sağa sola çevirip beni aramasına ağladım..Keşke bu kadar uzun sürmeseydi kendime gelmem..)İnanamıyorum onun benim olduğuna, bana ait olduğuna..Bakınca yüzüne ağlayasım geliyor..O kadar güzel ki..Her anneye yavrusu ne kadar güzelse o da bana o kadar güzel..Rabbim yüzünü güzel yaptığı gibi ahlakını ve bahtını da güzel eylesin..

Doğum bir insanın dünyada yaşayableceği en mucizevi olay..Sezaryen de olsa normal doğum da acı verici ve zor...O NST odasında bekleyen kadın da çok acı çekiyordu ben de çok acı çektim ameliyattan çıktığım gün..Kolay değil elbette...Ama dünyadaki hangi güzelliğe ulaşmak kolaydan geçiyor ki..Zor ama o masum surat çekilen her zorluğu unutturuyor işte..Rabbim kimseyi mahrum bırakmasın annelik duygusundan...

Kuzucuğum hoşgeldin dünyamıza..Hep var ol hayatmızda, Allah bizi birbirimizden ayımasın..Amin.

30 Nisan 2008 Çarşamba

MAŞALLAH:)


 
Posted by Picasa


Ece kızım 28 Nisan 2008'de saat 13:15'de 3300gr kilosu ve 50 cm boyu ile hayata merhaba dedi..Şimdi evimizde bu manzara, kulağımızda onun cılız ve narin sesi, bütün odalara dolmuş cennetten gelen mis kokusu var...Şükürer olsun onu bize sağlığıyla gönderene..

Mesaj yollayıp sevincime ortak olan, dualarıyla beni mutlu eden herkese teşekkürler..Hepinize Alah gönlünün dilediğini versin..