Önemli günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Önemli günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2009 Salı

Ankara'da bir Temmuz...


İstanbul'da gözlerini kapatıp,Ankara'da açtı Ece kız..Abba'sını Aslı'sını görmenin heyecanıyla gece bire kadar uyumadı..Ertesi gün yine abbasının peşinde koşmanın aşkına yürümeye başladı..Oturduğu yerden,tutunmadan ayağa kalkıp birden yürüyüverdi..Abbasıyla oyunlar oynadı,bazen sevdi bazen kızdı:)Bisiklet kavgası yapıp bacak kadar boyuyla kızgınlık naraları attı Aslı'ya..Abbasıyla yarışa annanne eli değmiş mamaları yedi..Gündüzleri balkon sefası,akşamları park bahçe sefası yaptı..Dedelerle,annanne,babanneyle,kuzenlerle koca bir ay geçirdi..Herkesin adını öğrendi,bir bir söyledi..Pazar günü yine uyuyarak İstanbul'a geri geldi..Adlii (Aslı),Cucuu (Burcu),teydee (teyze),ammaa(amca),Emmoo (dayısı) diye diye arıyo evin içinde şimdi..Bu kadar kalabalık bir aydan sonra ev ona da anneye de pek sessiz geldi..

Ama en önemlisi dayısnı evlendirdi Ece kız geçen hafta..Hayatının ilk düğününe katıldı..Kalabalığa şaşırsa da müziğe bikaç popo sallayıp alkışlara iştirak etti..Düğünün yarısından sonra uyku bastırıp biraz huysuzlansa da geçen sene nişanında yaptığı gibi huzursuz etmedi anneyi..Yine poz vermeden fotoğraflarını çektirip babannenin kucağında uyuyakaldı..





Bugün tam onbeş aylık oldu miniğim..Onbeş aylık,artık bebeklikten çıkmış ama annesi için hala dün doğmuş kadar bebek,evin içinde pıtır pıtır dolaşan,arada bi de gelip annesini yoklayıp bi de öpüp geri giden,her yaptığımızı yapmaya her söylediğimizi söylemeye çalışan meraklı mı meraklı bir bücür o artık..Yazmalı anne bu ayki hallerini de bir yazıda..Ama önce tozdan ve dökütten üzerine yıkılmadan şu evine bi el atmalı..

Sevgiler bizden herkese..

29 Ekim 2008 Çarşamba

Biriciğim Yarım Yaşında:)

 
Posted by Picasa


Altı aylık oldu bile...Şaka gibi..Daha dün yüzüne bakıp bakıp bu benden mi çıktı şimdi, içimdeki canlı bu muydu deyip inanamadığım nerdeyse tek hayatsal faaliyeti emmek olan en bi küçük kıyafetlerin bile kendisine büyük geldiği kızcığım altı aylık oldu..Yaşını yarıladı bile...

Bugüne bugün altı aylık, en sevdiği faaliyeti açık popoyla durmak olan, aynada kendini seyretmeye bayılan, babasının kucağında evi dolaşırken kafası düşüp uyuyakalan, emerken elini yanağıma koyup bacak bacak üstüne atan, gündüzleri -maalesef- on dakikadan fazla uyumayan, tanıdık tanımadık herkese dişsiz ağzının tamamını gösterecek şekilde gülücükler atan,sabahtan akşama kadar dışarlarda durabilecek kadar gezenti, potansiyel bir saç yolucu ve yüz tırmalayıcı, kendi pırtlamasından korkup ağlayacak kadar korkak, boğum boğum bacaklı, dolma parmaklı, masum bakışlı, sarı saçlı, badem gözlü, kıpırdak bebeğim, tombik kızım Ecem yaşının tam yarısında...

Hayat onunla güzel, bol koşturmacalı ve bir o kadar da yorucu...

Ama iyi ki doğurmuşum be anacım seni..

P.S.:Ek gıdalar meselesiyle cebelleşen yorgun savaşçıyım bu ara.Bu konuda bir sonraki postun konusu ola...

6 Ekim 2008 Pazartesi

Gene Kaçırdık...

İlk hastalığı, ilk bayramı,ilk bayramlığı ve ilk tokacığı, ilk harçlığı, altıncı ay başlangıcı...Gene zamanında yazamadım hiçbirini olsun neyse unutmadan günlüğe not düşüverelim bakalım...Öncelikle herkesin geçmiş bayramını kutlayalım tabi...



Ece Ankara'ya geldiğinin ertesi günü hasta oldu malesef..Ankara'nın kuru soğuğu çarptı yavrukuşu...zaten hızlı değişim gösteren havalar da buna eklenince hapşırık ve burun akıntısı ile geliyorum diyen ilk hastalığımız gece ateşi ile bizi korkuttu...Hemen Calpol verdik tabi...Zaman zaman tıkanan ve Ece'yi uykusundan uyandıran burnunu açmak için de serum fizyolojik...Hastalığına rağmen neşesinden bişiy kaybetmedi yavrum öyle bikaç gün baygın baygın gözlerle gene de gülümsedi sağa sola...Çok şükür ki ağırlaşmadan toparladık atlattık ilk hastalığı..

Bayramın ilk sabahına babannesinin evinde uyandı Ece...Bayramlığını giydi ve gür! perçemine ilk tokişini taktı:) Dede, babanne ve amcayla bayramlaştı...Akşamına annannenin evine geldi dede annane teyze ve dayıyla bayramlaştı ,,ilk harçlıklarını aldı fıstık..Çok fazla gezdirip çok fazla kişiyle muhattab olmamasına çalıştım -malum havalar nedeniyle herkes gripti- ama bayram tabi bu gelenlere göründü mecbur..Kiminde öptürmemeye çalıştım kiminde ben farketmeden öpülüverdi ( kimi insanlara bir bebeğin neden şap şup öpülmemesi gerektiğini anlatmak zor oluyor) böylece atlattık bayramı...




Tabi en önemlisi Ece artık beş aylık oldu...Söylemesi bile garip beş aylık hani o çok bahsedilen altıncı ayın içinde...Tabi beni de bir ek gıdalara geçiş paniği sarmış durumda..Bikaç gündür tanıdığım blog annelerinin bebekleri beş aylıkken yazdıklarını okuyorum...Ek gıdalara geçişle ilgili tecrübelerini paylaşmış pek çoğu...Başka sitelerden de araştırıyorum sonuç karman çorman olmuş bir kafa...Aslında çoğunluğu güzel bilgiler vermiş ama ben hepsini biaraya getirirken karar vermekte zorlanıyorum...Çok farklılıklar var..Önce meyve suyu mu pirinç unlu mama mı..Hazır kaşık mamaları kullansam mı kendim mi hazırlamaya çalışsam...Bu mamaya su mu anne sütü mü katsak...Miktarları ne olsun...cici bebe bisküvisi kullanmalı mı kullanmamalı mı vs. pek çok soru birikti kafamda...Bu ay doktorumuz izinde olduğu için randevu tarihimizi de 8 Ekime alabildik...Bakalım doktorun görüşlerini de öğrenip ilk adımı öyle atayım dedim...

Henüz Ece'ye anne sütünden başka hiçbişey tattırılmadı yani...Kimi geç kaldın çocuğun yemez bundan sonra filan diyo..Hiiiiiççç takmıyorum..Kilosu gayet iyi maşallah ek gıdalar da şimdilik doyurma değil alıştırma aracı bence..Çocuk yiyecekse yiyor iştahız bebe olaksa ne yapsan da yemiyor..Ben zamana brakmayı düşünüyorum yani...

Bu arada bizimkinin gündüz uykularında sünme var bu aralar...Yani sünme diyorum çünkü abartı derecede uyuyo gün boyu...ya da şimdiye kadar hep uykusuz bi bebe olduğundan bana öyle geliyo..Saat 13:30 gibi uyutuyorum aralarda uyanıp emerekten 17:00'a kadar falan uyuyo...Coştu bakalım sonumuz hayrola...Gece uykusu biraz bölük pörçük ama fena sayılmaz..Başımı yastktan kaldıramayacak kadar uykusuz olduğumda yanıma alıp yatarak emziriyorum..Öylece yanımda uyuyor..Biliyorum bu alışkanlığı bıraktırmak yanımdan ayırmak zor olacak ama napıyım şimdilik rahatıma geliyor...


Bi de bu aralar kafamda saç kalmayacak korkusu sardı beni..Saç tellerim gözümün önünde bir bir hiç olup giderken ve ben bunu engelleyemezken bi de üstüne Ece'nin çektiği saçlarım da onun elinde kalırken birilerinin desteğine ihtiyacım var...Evet benim de fena halde dökülmüştü ama sonra yerine geldi desin birileri lütfen...Zira bu saç telleri yerlerine gelmezse 27 yaşımdan sonrasını kel bir bağyan olarak geçireceğim sanırım...Lütfen ey topak topak dökülen saçlarım geri gelin terkeylemeyin beni diyerek ve dua ederek bitiriyorum yazımı...

Kalın sağlıcakla şimdilik...

P.S.: Ben bu postu yazarken bizim korkak kedi korkaklğını bitarafa bırakıp döndükten sonra altta kalan kolnu çıkarmayı becerdi ilk kez..yaklaşık birbuçuk aydır dönmesine rağmen temkini elden bitürlü bırakamayıp kolunu çıkarmya korkuyodu...Artık daha rahat dönecek sanırım:)

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Öylesine....

Daha çok yazmak istiyorum..Zaman olmuyor...Yazın günler daha uzun fakat daha hızlı geçiyor..Bloğu açıyorum diğer bloglara göz atıyorum bişey yazamadan kapatıyorum...Velhasıl kısa bir özet geçmenin vakti zamanı geldi..

Ankara'dayız iki haftadır..Kardeşimin nişanına diye geldik izni uzattık bir hafta daha buralarda takılcaz..Geldiğimiz günler çarşı pazarda geçti malum doğumdan sonra üzerime pek bi yapışan elbiselerle nişana gidemeyeceğim için elbise aramaya durduk...Şimdi aslında üç kilo kaldı fazladan amma velakin bel çeperindeki artış, basen bölgemzideki genişleme ile süt dolu ön aparatlar eski kıyafetlerimizin hepsini giymemize mani oluyor..Gerçi çok özenmemize de gerek yokmuş zira bebekli bir bağyanın ne giydiğinin pek bi önemi olmuyomuş...Nişanın bir yarısı odada emzirmek diğer yarısı uyutmaya çalışmakla geçti..Ece hanım kalabalığa girince ağlama krizi tuttu gene katıldı kaldı nefes alamadı bir süre elim ayağıma dolanıverdi nefes alsın diye karşıma geçen ilk insanın kucağına attım çocuğu..O nefes aldı bu sefer beni bir ağlama tuttu falan filan...velhasıl erkek kadeşimin nişanını sabote ettik...saolsun Ece hanımı süsledik püsledik amma hiç bir görüntü ve fotoda çıkmadı...Video çekiminde arkadan ağlama sesi geliyo sadece...Görüntü yok ses var yani...

Onun dışında günler annem ve kayınvalidemlerin evleri arasında mekik dokumakla geçiyo..Ordan pılı pırtıyı topla buraya buradan oraya...Bu arada Ece hanımın üçüncü ay muayenesini de burda yaptırdım gene..Üçüncü ay itibariyle 6330gr ve 61 cm olmuştu..Ufak bir sorunumuz var labinal yapışıklık..Genital bölgede yapışıklık varmış krem kullanıcaz on gün...Tekrar bakılacakmış sonra..Biraz canım sıkıldı ama şimdilik çok takmaya gerek yokmuş..Kremle düzelmezse o zaman bakıcaz...

Bugün TV izlerken bir programa rastgeldim..Konu cezbetti..Doğumdan sonra karın bölgesinin toparlanması...Bir amcam yapmamız gereken egzersizlerden bahsediyo..Kendisi hiç anne olmadığı için bebekli hayattan bihaber tabi..Neyse efendim mekik hareketini günde dört defa yirmibeşlik setler halinde yapçakmşız..Ekliyo amcam mesela diyo bebeğinizin her uyumasında bir set yapabilirsiniz..Hah dedim tam bana göre benim kız bırak mekik çekmeyi popoyu yere koyamadan uyanıyo..Sinir oldum benim bıngıl bir karnım kalacak bu gidişle...Gerçi ufak ama sinir bozuyo işte...

Sevgili meleklerim ve ben geçen haftalarda sobelemişti beni..Bebişimiz bu aralar neler yapıyor..

Şöyle söyliyim ki uyanık olduğu hemen her an ellerini emiyor...hatta karnını doyururken dahi baş parmağını aradan sokmak suretiyle bu faaliyetini devam ettiriyor bebeciğim..

Bunun dışında değişik sesler çıkarmaya çalışıyor:Agu,gggggıı,auvvv,ddddddıı,eyyy bunlardan bazıları..

Karşısında konuşan herkese gülüyor..Ona konuşsak da konuşmasak da kendisine söylediğimizi sanıp karşılık vermeye çalışıyor..

Son günlerde dönmelere de başladık...Bi de kolumuz altta kalmasa tam döneceğiz ama henüz kolumuzu çıkarmada zorlanıyo gibiyiz...

Oyuncaklarını tutmaya ve ağzına götürmeye başladı tabi...Elinde bişey olmazsa kıyafetlerini yiyor...Elbiselerin etek kısımlarını poposu açıkta kalıncaya kadar kaldırıp ağzına sokuyor..

ilk defa gördüğü insanları yabancılıyor...genelde dudağını büzerek ağlıyor..Ama ben kucağıma aldığımda hemen susuyor..

Şimdilik aklıma gelenler böyle..Saırım dördüncü ayın içinde bütün bebişlerin yaptığı şeyler bunlar..Pek farklılık yok gibi..Normal süreçte ilerliyoruz bakalım...Ece hanım ne yaparsa yapsın kendini sevdiriyor...

Kısa özet uzadı biraz başlayınca devamı geliyomuş...Kalın sağlıcakla...

11 Temmuz 2008 Cuma

İKİ AYLIK ECE KUZU


Ece üçüncü ayın içinde..Hadi bakalım kırkından sonra üçüncü aya bel bağladıydık ya..Şafak yaklaşıyo..İki hafta sonra üçüncü ayını dolduracak bizim kuzu..Bakalım neler değişecek..

İkinci ay kontrolümüzü yine Ankarada yaptırdık..Maşallah herşeyi güzel..5200gr ve 58 cm olmuşuz yani süt problemi ortadan kalktı tamamen.Aklımızda hiç şüphe kalmadı artık kilo alımı çok güzel yani kızımız doyuyor..Kalça ultrasonumuz vardı bu ay..Çok şükür onda da problem çıkmadı..Verem ve karma aşılarımızı da olduk..Bidahaki ay için rota ve pnömokok aşılarından bahsetti doktorumuz..Bu aşıları devlet ödemediği için yaptırıp yaptırmamak tamamen aileye kalmış..Tabi doktor yapılması gerektiği görüşünde..Kararsızım o güne kadar bir karar verebilmeyi ümid ediyorum..

Uykusuzluk probleminden bahsettim doktorumuza..Bana kendi kendine uyumaya alıştırmamı söyledi..Yöntemi anlattı..Uyku hali gelince bebeği beşiğine yatırıcaz..Uyku aracı olarak kabul edebileceği herhangi bişeyle tabi..Mesela ninni cd'leri gibi..Önce biraz sırtını sıvazlayıp pişpişliycez sonra dışarı çıkıcaz..Ağlamaya başladıktan sonra üç dakika bekleyip öyle yanına gelcez..Kucağa almadan tekrar pişpiş..ilk gün üç,sonra beş, sonra onbeş dakika aralıklarla yanına gircez..Zaten olay burda kopuyo çünkü bizimkinde ağlarken katılma problemi var..Önce mızmızlanma şeklinde başlıyoruz sonra uvvaaa şeklinde uzayan ağlama faaliyeti başlıyo..Sonra motor sesini andıran çığırmalar ve tık ses yok oluyo birden..Tabi karşısına geçip bu süreci izlemedim cani gibi..Altını alırken genelde bu süreci yaşıyoruz özellikle de açken altını alıyosak neden önce meme verilmedi diye ağlayabiliyo..Ama mecburen açken alıyorum çünkü emdikten sonra altını alırsam olduğu gibi çıkarıyo..Sütçüklerimi ziyan ediyo..Ben ne çabalarla seri üretime geçirdim o sütü ziyan ettirmem..Velhasılı bu kendi kendine uyuma işi bizi bozar..Klasik yöntem sallamaya devam anacım..

Bu arada artık İstanbul'dayız evimize geldik..Gelirken de Bursa'ya anne memlektine uğradık..Bizim kuzu annesinin memeleketini gördü..Melez kuzu anane tarafından macır, dede tarafından lazuk,baba tarafından Angaralı birazcık..Epey karışık ama daha çok babaya çekmiş gibi bana benzemedi pek:(

Geçen Çarşamba üçüncü evlilik yıldönümümüzdü bu arada.Üç kişi olarak geçirdiğimiz ilk evlilik yıldönümü..Özel bişey yapamadık ama şimdiye kadarkilerin en güzeliydi..Saat 10 gibi kuzuyu da alıp bindik arabaya..Hemen uyudu kuzucuk pusetine koyduk uyumaya devam etti..Biz de sahilde gezdik..Bi çaybahçesine oturduk çayımızı içtik..Sonra dondurmamızı yedik..Eve dönünce bile uyanmadı bizimki..(Kırkbir kere maşallah)İlaç gibi geldi valla pekgüzel oldu..

Şimdilik haberler böyle..Ece hanımlı günler giderek güzelleşmekte..Bi de uykularımız düzene girse dadından yenmeyecek hani..Bekliyorum ümitliyim..

Kalın sağlıcakla..
Önemli günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Önemli günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2009 Salı

Ankara'da bir Temmuz...


İstanbul'da gözlerini kapatıp,Ankara'da açtı Ece kız..Abba'sını Aslı'sını görmenin heyecanıyla gece bire kadar uyumadı..Ertesi gün yine abbasının peşinde koşmanın aşkına yürümeye başladı..Oturduğu yerden,tutunmadan ayağa kalkıp birden yürüyüverdi..Abbasıyla oyunlar oynadı,bazen sevdi bazen kızdı:)Bisiklet kavgası yapıp bacak kadar boyuyla kızgınlık naraları attı Aslı'ya..Abbasıyla yarışa annanne eli değmiş mamaları yedi..Gündüzleri balkon sefası,akşamları park bahçe sefası yaptı..Dedelerle,annanne,babanneyle,kuzenlerle koca bir ay geçirdi..Herkesin adını öğrendi,bir bir söyledi..Pazar günü yine uyuyarak İstanbul'a geri geldi..Adlii (Aslı),Cucuu (Burcu),teydee (teyze),ammaa(amca),Emmoo (dayısı) diye diye arıyo evin içinde şimdi..Bu kadar kalabalık bir aydan sonra ev ona da anneye de pek sessiz geldi..

Ama en önemlisi dayısnı evlendirdi Ece kız geçen hafta..Hayatının ilk düğününe katıldı..Kalabalığa şaşırsa da müziğe bikaç popo sallayıp alkışlara iştirak etti..Düğünün yarısından sonra uyku bastırıp biraz huysuzlansa da geçen sene nişanında yaptığı gibi huzursuz etmedi anneyi..Yine poz vermeden fotoğraflarını çektirip babannenin kucağında uyuyakaldı..





Bugün tam onbeş aylık oldu miniğim..Onbeş aylık,artık bebeklikten çıkmış ama annesi için hala dün doğmuş kadar bebek,evin içinde pıtır pıtır dolaşan,arada bi de gelip annesini yoklayıp bi de öpüp geri giden,her yaptığımızı yapmaya her söylediğimizi söylemeye çalışan meraklı mı meraklı bir bücür o artık..Yazmalı anne bu ayki hallerini de bir yazıda..Ama önce tozdan ve dökütten üzerine yıkılmadan şu evine bi el atmalı..

Sevgiler bizden herkese..

29 Ekim 2008 Çarşamba

Biriciğim Yarım Yaşında:)

 
Posted by Picasa


Altı aylık oldu bile...Şaka gibi..Daha dün yüzüne bakıp bakıp bu benden mi çıktı şimdi, içimdeki canlı bu muydu deyip inanamadığım nerdeyse tek hayatsal faaliyeti emmek olan en bi küçük kıyafetlerin bile kendisine büyük geldiği kızcığım altı aylık oldu..Yaşını yarıladı bile...

Bugüne bugün altı aylık, en sevdiği faaliyeti açık popoyla durmak olan, aynada kendini seyretmeye bayılan, babasının kucağında evi dolaşırken kafası düşüp uyuyakalan, emerken elini yanağıma koyup bacak bacak üstüne atan, gündüzleri -maalesef- on dakikadan fazla uyumayan, tanıdık tanımadık herkese dişsiz ağzının tamamını gösterecek şekilde gülücükler atan,sabahtan akşama kadar dışarlarda durabilecek kadar gezenti, potansiyel bir saç yolucu ve yüz tırmalayıcı, kendi pırtlamasından korkup ağlayacak kadar korkak, boğum boğum bacaklı, dolma parmaklı, masum bakışlı, sarı saçlı, badem gözlü, kıpırdak bebeğim, tombik kızım Ecem yaşının tam yarısında...

Hayat onunla güzel, bol koşturmacalı ve bir o kadar da yorucu...

Ama iyi ki doğurmuşum be anacım seni..

P.S.:Ek gıdalar meselesiyle cebelleşen yorgun savaşçıyım bu ara.Bu konuda bir sonraki postun konusu ola...

6 Ekim 2008 Pazartesi

Gene Kaçırdık...

İlk hastalığı, ilk bayramı,ilk bayramlığı ve ilk tokacığı, ilk harçlığı, altıncı ay başlangıcı...Gene zamanında yazamadım hiçbirini olsun neyse unutmadan günlüğe not düşüverelim bakalım...Öncelikle herkesin geçmiş bayramını kutlayalım tabi...



Ece Ankara'ya geldiğinin ertesi günü hasta oldu malesef..Ankara'nın kuru soğuğu çarptı yavrukuşu...zaten hızlı değişim gösteren havalar da buna eklenince hapşırık ve burun akıntısı ile geliyorum diyen ilk hastalığımız gece ateşi ile bizi korkuttu...Hemen Calpol verdik tabi...Zaman zaman tıkanan ve Ece'yi uykusundan uyandıran burnunu açmak için de serum fizyolojik...Hastalığına rağmen neşesinden bişiy kaybetmedi yavrum öyle bikaç gün baygın baygın gözlerle gene de gülümsedi sağa sola...Çok şükür ki ağırlaşmadan toparladık atlattık ilk hastalığı..

Bayramın ilk sabahına babannesinin evinde uyandı Ece...Bayramlığını giydi ve gür! perçemine ilk tokişini taktı:) Dede, babanne ve amcayla bayramlaştı...Akşamına annannenin evine geldi dede annane teyze ve dayıyla bayramlaştı ,,ilk harçlıklarını aldı fıstık..Çok fazla gezdirip çok fazla kişiyle muhattab olmamasına çalıştım -malum havalar nedeniyle herkes gripti- ama bayram tabi bu gelenlere göründü mecbur..Kiminde öptürmemeye çalıştım kiminde ben farketmeden öpülüverdi ( kimi insanlara bir bebeğin neden şap şup öpülmemesi gerektiğini anlatmak zor oluyor) böylece atlattık bayramı...




Tabi en önemlisi Ece artık beş aylık oldu...Söylemesi bile garip beş aylık hani o çok bahsedilen altıncı ayın içinde...Tabi beni de bir ek gıdalara geçiş paniği sarmış durumda..Bikaç gündür tanıdığım blog annelerinin bebekleri beş aylıkken yazdıklarını okuyorum...Ek gıdalara geçişle ilgili tecrübelerini paylaşmış pek çoğu...Başka sitelerden de araştırıyorum sonuç karman çorman olmuş bir kafa...Aslında çoğunluğu güzel bilgiler vermiş ama ben hepsini biaraya getirirken karar vermekte zorlanıyorum...Çok farklılıklar var..Önce meyve suyu mu pirinç unlu mama mı..Hazır kaşık mamaları kullansam mı kendim mi hazırlamaya çalışsam...Bu mamaya su mu anne sütü mü katsak...Miktarları ne olsun...cici bebe bisküvisi kullanmalı mı kullanmamalı mı vs. pek çok soru birikti kafamda...Bu ay doktorumuz izinde olduğu için randevu tarihimizi de 8 Ekime alabildik...Bakalım doktorun görüşlerini de öğrenip ilk adımı öyle atayım dedim...

Henüz Ece'ye anne sütünden başka hiçbişey tattırılmadı yani...Kimi geç kaldın çocuğun yemez bundan sonra filan diyo..Hiiiiiççç takmıyorum..Kilosu gayet iyi maşallah ek gıdalar da şimdilik doyurma değil alıştırma aracı bence..Çocuk yiyecekse yiyor iştahız bebe olaksa ne yapsan da yemiyor..Ben zamana brakmayı düşünüyorum yani...

Bu arada bizimkinin gündüz uykularında sünme var bu aralar...Yani sünme diyorum çünkü abartı derecede uyuyo gün boyu...ya da şimdiye kadar hep uykusuz bi bebe olduğundan bana öyle geliyo..Saat 13:30 gibi uyutuyorum aralarda uyanıp emerekten 17:00'a kadar falan uyuyo...Coştu bakalım sonumuz hayrola...Gece uykusu biraz bölük pörçük ama fena sayılmaz..Başımı yastktan kaldıramayacak kadar uykusuz olduğumda yanıma alıp yatarak emziriyorum..Öylece yanımda uyuyor..Biliyorum bu alışkanlığı bıraktırmak yanımdan ayırmak zor olacak ama napıyım şimdilik rahatıma geliyor...


Bi de bu aralar kafamda saç kalmayacak korkusu sardı beni..Saç tellerim gözümün önünde bir bir hiç olup giderken ve ben bunu engelleyemezken bi de üstüne Ece'nin çektiği saçlarım da onun elinde kalırken birilerinin desteğine ihtiyacım var...Evet benim de fena halde dökülmüştü ama sonra yerine geldi desin birileri lütfen...Zira bu saç telleri yerlerine gelmezse 27 yaşımdan sonrasını kel bir bağyan olarak geçireceğim sanırım...Lütfen ey topak topak dökülen saçlarım geri gelin terkeylemeyin beni diyerek ve dua ederek bitiriyorum yazımı...

Kalın sağlıcakla şimdilik...

P.S.: Ben bu postu yazarken bizim korkak kedi korkaklğını bitarafa bırakıp döndükten sonra altta kalan kolnu çıkarmayı becerdi ilk kez..yaklaşık birbuçuk aydır dönmesine rağmen temkini elden bitürlü bırakamayıp kolunu çıkarmya korkuyodu...Artık daha rahat dönecek sanırım:)

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Öylesine....

Daha çok yazmak istiyorum..Zaman olmuyor...Yazın günler daha uzun fakat daha hızlı geçiyor..Bloğu açıyorum diğer bloglara göz atıyorum bişey yazamadan kapatıyorum...Velhasıl kısa bir özet geçmenin vakti zamanı geldi..

Ankara'dayız iki haftadır..Kardeşimin nişanına diye geldik izni uzattık bir hafta daha buralarda takılcaz..Geldiğimiz günler çarşı pazarda geçti malum doğumdan sonra üzerime pek bi yapışan elbiselerle nişana gidemeyeceğim için elbise aramaya durduk...Şimdi aslında üç kilo kaldı fazladan amma velakin bel çeperindeki artış, basen bölgemzideki genişleme ile süt dolu ön aparatlar eski kıyafetlerimizin hepsini giymemize mani oluyor..Gerçi çok özenmemize de gerek yokmuş zira bebekli bir bağyanın ne giydiğinin pek bi önemi olmuyomuş...Nişanın bir yarısı odada emzirmek diğer yarısı uyutmaya çalışmakla geçti..Ece hanım kalabalığa girince ağlama krizi tuttu gene katıldı kaldı nefes alamadı bir süre elim ayağıma dolanıverdi nefes alsın diye karşıma geçen ilk insanın kucağına attım çocuğu..O nefes aldı bu sefer beni bir ağlama tuttu falan filan...velhasıl erkek kadeşimin nişanını sabote ettik...saolsun Ece hanımı süsledik püsledik amma hiç bir görüntü ve fotoda çıkmadı...Video çekiminde arkadan ağlama sesi geliyo sadece...Görüntü yok ses var yani...

Onun dışında günler annem ve kayınvalidemlerin evleri arasında mekik dokumakla geçiyo..Ordan pılı pırtıyı topla buraya buradan oraya...Bu arada Ece hanımın üçüncü ay muayenesini de burda yaptırdım gene..Üçüncü ay itibariyle 6330gr ve 61 cm olmuştu..Ufak bir sorunumuz var labinal yapışıklık..Genital bölgede yapışıklık varmış krem kullanıcaz on gün...Tekrar bakılacakmış sonra..Biraz canım sıkıldı ama şimdilik çok takmaya gerek yokmuş..Kremle düzelmezse o zaman bakıcaz...

Bugün TV izlerken bir programa rastgeldim..Konu cezbetti..Doğumdan sonra karın bölgesinin toparlanması...Bir amcam yapmamız gereken egzersizlerden bahsediyo..Kendisi hiç anne olmadığı için bebekli hayattan bihaber tabi..Neyse efendim mekik hareketini günde dört defa yirmibeşlik setler halinde yapçakmşız..Ekliyo amcam mesela diyo bebeğinizin her uyumasında bir set yapabilirsiniz..Hah dedim tam bana göre benim kız bırak mekik çekmeyi popoyu yere koyamadan uyanıyo..Sinir oldum benim bıngıl bir karnım kalacak bu gidişle...Gerçi ufak ama sinir bozuyo işte...

Sevgili meleklerim ve ben geçen haftalarda sobelemişti beni..Bebişimiz bu aralar neler yapıyor..

Şöyle söyliyim ki uyanık olduğu hemen her an ellerini emiyor...hatta karnını doyururken dahi baş parmağını aradan sokmak suretiyle bu faaliyetini devam ettiriyor bebeciğim..

Bunun dışında değişik sesler çıkarmaya çalışıyor:Agu,gggggıı,auvvv,ddddddıı,eyyy bunlardan bazıları..

Karşısında konuşan herkese gülüyor..Ona konuşsak da konuşmasak da kendisine söylediğimizi sanıp karşılık vermeye çalışıyor..

Son günlerde dönmelere de başladık...Bi de kolumuz altta kalmasa tam döneceğiz ama henüz kolumuzu çıkarmada zorlanıyo gibiyiz...

Oyuncaklarını tutmaya ve ağzına götürmeye başladı tabi...Elinde bişey olmazsa kıyafetlerini yiyor...Elbiselerin etek kısımlarını poposu açıkta kalıncaya kadar kaldırıp ağzına sokuyor..

ilk defa gördüğü insanları yabancılıyor...genelde dudağını büzerek ağlıyor..Ama ben kucağıma aldığımda hemen susuyor..

Şimdilik aklıma gelenler böyle..Saırım dördüncü ayın içinde bütün bebişlerin yaptığı şeyler bunlar..Pek farklılık yok gibi..Normal süreçte ilerliyoruz bakalım...Ece hanım ne yaparsa yapsın kendini sevdiriyor...

Kısa özet uzadı biraz başlayınca devamı geliyomuş...Kalın sağlıcakla...

11 Temmuz 2008 Cuma

İKİ AYLIK ECE KUZU


Ece üçüncü ayın içinde..Hadi bakalım kırkından sonra üçüncü aya bel bağladıydık ya..Şafak yaklaşıyo..İki hafta sonra üçüncü ayını dolduracak bizim kuzu..Bakalım neler değişecek..

İkinci ay kontrolümüzü yine Ankarada yaptırdık..Maşallah herşeyi güzel..5200gr ve 58 cm olmuşuz yani süt problemi ortadan kalktı tamamen.Aklımızda hiç şüphe kalmadı artık kilo alımı çok güzel yani kızımız doyuyor..Kalça ultrasonumuz vardı bu ay..Çok şükür onda da problem çıkmadı..Verem ve karma aşılarımızı da olduk..Bidahaki ay için rota ve pnömokok aşılarından bahsetti doktorumuz..Bu aşıları devlet ödemediği için yaptırıp yaptırmamak tamamen aileye kalmış..Tabi doktor yapılması gerektiği görüşünde..Kararsızım o güne kadar bir karar verebilmeyi ümid ediyorum..

Uykusuzluk probleminden bahsettim doktorumuza..Bana kendi kendine uyumaya alıştırmamı söyledi..Yöntemi anlattı..Uyku hali gelince bebeği beşiğine yatırıcaz..Uyku aracı olarak kabul edebileceği herhangi bişeyle tabi..Mesela ninni cd'leri gibi..Önce biraz sırtını sıvazlayıp pişpişliycez sonra dışarı çıkıcaz..Ağlamaya başladıktan sonra üç dakika bekleyip öyle yanına gelcez..Kucağa almadan tekrar pişpiş..ilk gün üç,sonra beş, sonra onbeş dakika aralıklarla yanına gircez..Zaten olay burda kopuyo çünkü bizimkinde ağlarken katılma problemi var..Önce mızmızlanma şeklinde başlıyoruz sonra uvvaaa şeklinde uzayan ağlama faaliyeti başlıyo..Sonra motor sesini andıran çığırmalar ve tık ses yok oluyo birden..Tabi karşısına geçip bu süreci izlemedim cani gibi..Altını alırken genelde bu süreci yaşıyoruz özellikle de açken altını alıyosak neden önce meme verilmedi diye ağlayabiliyo..Ama mecburen açken alıyorum çünkü emdikten sonra altını alırsam olduğu gibi çıkarıyo..Sütçüklerimi ziyan ediyo..Ben ne çabalarla seri üretime geçirdim o sütü ziyan ettirmem..Velhasılı bu kendi kendine uyuma işi bizi bozar..Klasik yöntem sallamaya devam anacım..

Bu arada artık İstanbul'dayız evimize geldik..Gelirken de Bursa'ya anne memlektine uğradık..Bizim kuzu annesinin memeleketini gördü..Melez kuzu anane tarafından macır, dede tarafından lazuk,baba tarafından Angaralı birazcık..Epey karışık ama daha çok babaya çekmiş gibi bana benzemedi pek:(

Geçen Çarşamba üçüncü evlilik yıldönümümüzdü bu arada.Üç kişi olarak geçirdiğimiz ilk evlilik yıldönümü..Özel bişey yapamadık ama şimdiye kadarkilerin en güzeliydi..Saat 10 gibi kuzuyu da alıp bindik arabaya..Hemen uyudu kuzucuk pusetine koyduk uyumaya devam etti..Biz de sahilde gezdik..Bi çaybahçesine oturduk çayımızı içtik..Sonra dondurmamızı yedik..Eve dönünce bile uyanmadı bizimki..(Kırkbir kere maşallah)İlaç gibi geldi valla pekgüzel oldu..

Şimdilik haberler böyle..Ece hanımlı günler giderek güzelleşmekte..Bi de uykularımız düzene girse dadından yenmeyecek hani..Bekliyorum ümitliyim..

Kalın sağlıcakla..