
Bunlar da benimkiler..Artık bir anne-bebek blog geleneği haline dönüşen bebek şekeri olayına ben de dahil olayım dedim:) Geçen haftasonu gitmiştik Eminönü'ne..Ablamlarla buluştuk önce Gülhane Parkında..Kahvaltımızı yaptık biraz teyzoşu oynattık sonra onu iki bacanağa teslim edip biz daldık Tahtakale'ye...Geçen gidişimizde hava kapalı olduğu için sakin sayılırdı ama bu sefer mahşeri bir kalabalık..Ben sandım ki bedava bişiy filan dağıtıyolar..Böyle insanlarla resmen kucak kucağa yürüdük yani..Hani dükkana varana kadar kaç kişiyi öpmüşümdür bilemiyorum artık..Neyse zar zor vardığımız dükkanda bi de herşeyi beğenip de karar vermede zorlanınca epeyce uzadı gene iş...Sonunda ikiye indirdik iki çeşit şeker yaptık böyle..Ordaki süslenmiş sepetler de çok abartı gelince gözüme azcık farklı olsun diye bebek arabası şeklindeki sepeti alıp içine yerleştirdim şekerleri...Yalnız kesesi biblosu tüyü kılı bi de şekerleri ekleyince üstüne bunlar hazırların parasını buldular yahu...Hani ben düşünüyodum ki insanlar ekonomik olsun diye böyle uğraşıyolar ama pek ekonomik olmadı benimkler..Hayır yoksa bu kısmı ben mi uydurduydum acep..Yani kendi emeğimiz olsun diye mi kendimiz hazırladık bebek şekerlerini...Yoksa ben ekonomi yapçam diye kazıklandım mı her zamanki gibi...Amaan neyse işte gerçekten de yapması çok zevkli oldu ama ortaya çıkan şey de güzel olunca değdi yorgunluğa....
Bebekli yemekşenliği Hülyamızın (kendisine teşekkür ettim burdan bidaha) fikri ve yardımlarıyla çikolata hazırlıycaktım bi de...Ama bunun için ambalajlı madlen gerekiyo ki pek çok yerde bulamadım..Bağdat caddesindeki Mabel'e gitmem gerekiyo..Şayet doğurmadan gidebiirsem babamızın hazırladığı bu çıktılar da bebek çikolatası olarak kullanılcak inşallah...

Yalnız doğum odası süsleri hakketen diğer lüküs mağazalarla karşılaştılamayacak kadar ucuzmuş...Ağzım açık kaldı yani..Dedim insanlar ne para kırıyolar bu işten...Resmen Eminönünden alınan o malzemeler (ki tıpatıp aynıları) abartısız 7-8 katı fiyata satılıyor bu lüküs mağazalarda..Bi de bi kapı süsü aldım ama eşimin arkadaşları da bitane hediye etiler şimdi iki tane kapı süsü oldu pek kısmetli kızımızın:)...Bi de yine fotoğraftaki bebek günlüğü hediye geldi nasıl doldurulacağını bilemediğim...Zira o kadar ayrıntı ki kendisi ilk agulaması ilk tepkisi hoşlandığı ilk oyuncak ilk kıkırdaması fikirdemesi derken çocuğa bakmayı bırakıp elinde kalem bunu dolduracaksın oturup..Anca yani..Neyse hatırladığımz kadarıyla yazarız artık...
Bu arada artık iki haftam kaldı doğuma..Hızla yapılacaklar listesini bitirmeye çalışıyoruz..Ben son ay öyle bir elim diğerinin üstünde oturup beklemiyim diye biraz ağrdan almıştım ama bu seferde yetiştiremiycem yapılacakları diye tutuştum biraz...Saolsun annemle ablam hızır gibi yetiştiler...Geçen Perşembe bebişin kıyafetlerini yıkadım...Cuma günü ütüyle geçti.Annem burdaydı ama kendim başlayıp baktım zevkli de gidince kendim bitirdim...İlk ütü zevkli geldi böyle koklaya koklaya yapmak ama sonra sinir bozucu olabilir diye düşünüyorum mini mini insanın eline zor gelen şeyler ütülemek..
Cumartesi temizlik başladı sonra...Camlar silindi perdeler yıkandı dip köşe süpürüldü silindi dolaplar düzenlendi ne var ne yok atıldı makineye yıkandı..üçbuçuk kişilik ekiple (ablam,annem,yardımcı aldığımız Emine hanım ve yarım insan ben) üç günde kırklandı ev...Misler gibi oldu...Ama uzun sürmiycek biiyorum maalesef temizlemesi çok zor kirletmesi pek kolay oluyo...
Hastane valizi hazırlama işi var yapılacaklar arasında...Niyeyse elim gitmiyo sanki hazırlayınca o gece sancım tutçakmış da doğurcakmışım gibi hssediyorum..Gerçi arık 37+2'deyiz..Yani doğursak da sorun yaşamayız inşallah ama vaktinden önce gelmesin istiyorum şöyle en azından bikaç güncük de boş oturup bebişin gelişine hazırlayayım kendimi..Zira doğumdan sonrası heyecanlandırdığı kadar korkutuyor da beni..Lohusa depresyonlarına girmekten korkuyorum mesela, iyi bir anne olamamaktan, bebişe bakamamaktan, daha erkenmiş eski günlerimi bana geri verin demekten...Bu korkuları atmam için bikaç gün de sakin kalmam lazım...
Bu günlerde Sezen Aksu'nun bi şarkısı dolandı dilime..Aman bi duygulanıyorum bu şarkıyı dinlerken böyle gözlerim doluyo..Hani bıraksalar hüngür hüngür ağlıycam yani..
'A nenni nenni kınalı kuzum büyüdün de adam mı oldun..
Yanağı pembem, dudağı kirazım, gözü okyanusum iyi ki doğdun'
Hayır yeni mi çıktı bu şarkı yoksa yıllardır vardı da ben yeni mi dikkat ettim hani algıda seçcilik mi etkili oldu...Ayy zeklerim değişiyo arık heralde aşk şarkılarından böyle anne şakılarına mı geçmeye başlıyorum ne..Yarın öbürgün Küçük Emrah acıların çocuğu filmlerine falan takılcam heralde oraya doğru gidiyo bu iş...
Kalın sağlıcakla...