7 Nisan 2010 Çarşamba

2 yaşa doğru Ece..

Yıldız korusu..Laleler çok güzeldi,Ece ayrı güzeldi:),tek eksik bu
güzellikleri çekebilecek fotoğraf makinemdi..Ama o sizlere ömür..


İkinci doğumgününe günler var artık,23 aylık bizim minik!

Evet,evet,girişten belli olduğu üzre çocuğumu anlatacağım ben,uzun zamandır uzun uzun anlatmadım,oysa ne kadar çabuk değişiyorlar..Anlatmaktan ziyade kaydetmek niyetindeyim aslında,en azından haftada bir (ne hayal) yazarım diye açtığım onun bloğuna 'O'nu yazayım artık..

Bıdır bıdır konuşmalarda benim kızım bu ay,pek bilmiş laflarda..Her aydönümünde böyle düşünüyorum ama en güzel dönemleri bu dillendiği halleri..Kelimeler öğrenildi,takılar eklendi şimdi uzun cümlelerde sıra..Nasıl birşey bu konuşmayı öğrenmek,sanki kendi kendinin öğretmeni gibi,yanlış söyleyince onu düzelten de kendisi,doğru sözcüğü bulan da..Ve henüz çoğunlukla kısa cümlelerle ifade etmeyi tercih etse de kendisini, çok düzgün çok güzel cümleleri de var birden bire çıkıveren..

'Anne benim tisim geldiii' (Hiç alaksı yok tabi çişi değil,soyunup gezinesi geldiii)
'Anne hava doğuk,ben üşüdüü,(iyi annem eve gidelim o zaman)yok yok anne tıcak benim dığğtım teğledii...
'Anne biğ biğ yiniğ bu,cok yidinn'(Çubuk krakerinden üçer beşer götüren annesine)
'Annee kalk (saat gecenin üçüdür,Ece odasından çıkagelmiştir)ben oynuuu,hamuğğ oynu,dop oynuu,tule yap,anneee kalk del ottiii'..

Ama artık hıhı ve ı-ııh'lar çıkıyor hayatımızdan,'evet','hayır' ve 'tamam'a bırakıyor yerlerini...Çok da güzel,yerinde kullanıyor,pek tatlı oluyor 'tamam annemmm' derken..

Bir de bu aralar iki mevzuu var takıntılı olduğu..Kimse kimsenin eşyasını kullanmayacak ve evdeki hiçbişey ters durmayacak..Dedesi babasının terliğini giymişse deli oluyor mesela..'Dede çıkağğ,o babanınnn'Geçen babannesi bir etek giymiş,buradayken annemin giydiği bir etekle kumaşları aynı (ben bile sonradan hatırladım bunu)Kadına eteği çıkarttırdı o annannenin diye..Ve birşeyi ters koymuşsak yerine,uzanabiliyorsa hemen kendisi düzeltiyor,'bak bu teğs anne,duğğ,hıh oğdu tamam simdi düs oğdu bak'

Ve yanından geçtiği her eşya hakkında bir fikri,söylecek bir lafı oluyor ne hikmetse..Şİmdiye kadar biriktirdiği herşeyi öğretmen edasıyla,gerçekten sanki hiçbirşey bilmeyen bir insana anlatır gibi anlatıyor..Bu mami (mavi),bu deşill (bu yeşil),bu pembe, bu büğük ayı,bu tütük ayı,bu pis,bu ıtdak (ıslak),bu doğukk, gede oğmuşş aydede delmişş,dündüs oğmuşş düneş cıkmışş..Yüzündeki ifade 'anladın mı' der gibi,gerçekten!

Birine kafası kızmışsa eğer 'dit anganga' diyor..Tercüme edeyim 'Ankara'ya git' demek oluyor bu..Açıklayayım annannesi buradayken ben işten gelince 'sen dit' diyordu anneme..Annem de 'iyi o zaman ben Ankara'ya gideyim sen beni istemiyorsun' demiş birkaç kere..O zamandan beri dilinde..İstediğini yapmamışsam o an,bana da diyor tabi..

Bahar geldi,bahçe sezonunu açtı Ece..Girmek istemiyor içeriye,yemeğini orda yemek,orda oynamak mümkünse orda uyumak istiyor..En az 2-3 sattini parkta-bahçede geçirmiş olmasına reğmen günün,eve her gelen ve gidenin arkasına takılıp dışarı çıkıyor..Babannesiyle dışarı çamaşır asmaya,dedesiyle ekmek almaya,babayla araba yıkatmaya,korkarım eve su getiren abisinin elinden tutup gidecek bir süre sonra..Yağmur başlamış geçen,içeri girmek istememiş,'demdiyee' diye bağırdı bahçeden,gönderdim ben de,böyle bir iki poz verip sonra bırakmış tabi..Eve geldiğinde sırılsıklam ıslaktı..





Ve 2 yaşına günler kala arada vurup geçiyor 'büyüme sancıları'..Krize dönüşmüyor ve huylarını değiştirmiyor henüz,böyle giderse çok iyiyiz ama arada anlamsız 'tutturma'ları da olmuyor değil..Bazen ikna etmeye çalışıyorum,bazen dikkatini dağıtmaya..Hiç mecalim yoksa tepkisiz kalıyorum,resmen donmuş adamı oynuyorum..Gelip yüzümü okşuyor,öpüyor,üsütme tırmanıyor bir tepki vereyim diye..Gülmemek için zor tutuyorum kendimi...Özür dilemeyi öğrendi bir de 'anne özüğğ' diye yalvarıyor ben tepkisiz kalınca,çok dokunuyor..Ama beni çok uğraştırdığını söylersem bu iki yaş çocuğunun,çok haksızlık etmiş olurum galiba,çünkü genelde ikinci alternatiflere de tav olan ve gerçekten açıklamayla ikna olabilen,'şimdi eve gidiyoruz ama yarın yine geleceğiz annecim parka' dediğimde biliyorum canı gitse de bir kez daha kaymak için eve doğru yol alan ve hemen oracıkta gördüğü bir kediyle de üzüntüsünü unutan bir kızçem var benim..Tabi tüm bunları yazmakta çok erken davranıyor da olabilirim,zira henüz 2 yaşın başında bile değiliz ama iyi düşüneyim iyi olsun:)Bu konuya çok girersem yazdıkça yazarım biliyorum,o yüzden dur-dum..

Neymiş,arayı uzatmadan çok çok yazmak lazımmış,böyle iki üç ay bekleyip de bir posta sığdırmaya çalışırsan herbişeyini olmazmış,herşeyi de böyle yarım kalırmış..Ne çok anlatacağım var oysa ki ama çok da uykum,adım gibi eminim bir saat sonra uyanıp 'anne gel,dattii m.me' diye çağıracak olan bir de kızım...
Şİmdilik kalsın herkes sağlıcakla o zaman..

12 yorum:

Yelish dedi ki...

yok yok nne ticak ! :)
Bloglarda en sevdigim sey cocuk diyaloglarini okumak.
Neler var kizinda neler de oturup yamziyorsun Mummy'cim
Bizimki bi baslasa konusmaya her saniye kayitta olurum , cildiririm gibi geliyor bana ama bi de bakmissin kulaklik takmis , kaciyorum ! :)

Duzenli bir genc kiz olacak belli , ogretmen halleride nerden geliyor ki ,allah allah ! :)

"dit anganga" kismina koptum , nerden ne baglantilar kuruyorlar degil mi , inanilir gibi degil

Daha bes sayfa yazsan okurmusum yani :)
Ustelik son derece stresli bir gunun sonunda okudum , iyi ki de okumusum ! :)

füsfüs dedi ki...

ne güzel yazmışsın cidden ve ne çok benzettim defnenin hallerine. yanından geçtiği gözüne takılan herşeyi anlatma defnede de var ve bazen içimden yeter dediğim oluyor, hakkaten çok konuşuyor:))
dığtım terlediye koptum yanlız çok şeker:) defnenin yakınında kendine benzeyen pek arkadaşı yok, yani sakin oyuncağını elinden kapmayan vs vs. eceyle ikisi bir araya gelseler nasıl oynarlar acaba, merak ediyorum, görürüz belki bir gün kimbilir:)

Bahar dedi ki...

Rengarenk şemsiyesiyle çok şeker maşallah :)) Şu yazma işini ben de daha sık yapabilsem çok iyi olacak, hele ki bu aralar sadece foto koyuyorum o anı unutmayayım diye :))

ElfAna dedi ki...

Ece gercekten ayri guzelmis:)
Sevgili mummy, annelerin dunyasina biraktigin yorumu ne yazik ki yeni farkettim. Bu konuda herhangi bir destsk, gaz, materyal paylasimi istersen seve seve.
Sevgiler

mummy dedi ki...

Yeliz,birsüre sonra öyle çok şey konuşuyorlar ki hangisini yazacağını şaşırıp hiçbirini yazamıyorum çoğu zaman:)Yakınıdır senin de:)

Füsun,Ece'nin de kendi yaşıtı hiç kız arkadaşı yok,şansımıza tüm arkadaşlarımın çocukları erkek:)Ben de çok isterim görüşmeyi,ne güzel olur,uzak değiliz ve üstelik hiç de yabancı değilim İzmit'e..Öğretmenliğimin iki yılı orda geçti.Bir gün görüşürüz umarım..

mummy dedi ki...

Bahar teşekkürler:)Resim koyabiliyorsan o da iyidir,ben onu bile yapamıyorum çoğu zaman:(

Elif,istemez miyim hiç..Hem de seni bu tekifi yaptığına pişman edecek kadar isteyebilirim:)Birara mail atacağım sana o zaman,birsürü de sorum var üstelik:)

Sermin dedi ki...

gülümsyerek okudum. Çınar2ı anlatmışsın sanki. ben o ııhh ların yerini evet, hayır, tamam2lar alınca üzülmeye başlıyorum. çocukluğu, şirinliği gidecek diye. şimdi yarım kelimeler, eksik harflerle konuşurken çok ttalılar ama bir kaç ay sonra bayağı bayağı konuşup küçük çocuk olunca bugünleri özleyeceğiz. ki ben 3-4 ay önceki videoları bile izleyince ne kadar değişmiş ve büyümüş geliyor. özlüyorum. her anı ayrı bir keyif tabiii.

çok ama çok tatlı olmuş. öperim tatlı yanaklarından.

GüCüBe dedi ki...

Soyunup gezinesi geliyor bizim kızında her zaman çiş bahanesi ile :) Kimse kimsenin eşyasını kullanmayacak bizde de var :)
Şemsiye ile verilen pozlar da çok güzel :)

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

[url=crush-the-castle.com]Crush The Castle[/url]

7 Nisan 2010 Çarşamba

2 yaşa doğru Ece..

Yıldız korusu..Laleler çok güzeldi,Ece ayrı güzeldi:),tek eksik bu
güzellikleri çekebilecek fotoğraf makinemdi..Ama o sizlere ömür..


İkinci doğumgününe günler var artık,23 aylık bizim minik!

Evet,evet,girişten belli olduğu üzre çocuğumu anlatacağım ben,uzun zamandır uzun uzun anlatmadım,oysa ne kadar çabuk değişiyorlar..Anlatmaktan ziyade kaydetmek niyetindeyim aslında,en azından haftada bir (ne hayal) yazarım diye açtığım onun bloğuna 'O'nu yazayım artık..

Bıdır bıdır konuşmalarda benim kızım bu ay,pek bilmiş laflarda..Her aydönümünde böyle düşünüyorum ama en güzel dönemleri bu dillendiği halleri..Kelimeler öğrenildi,takılar eklendi şimdi uzun cümlelerde sıra..Nasıl birşey bu konuşmayı öğrenmek,sanki kendi kendinin öğretmeni gibi,yanlış söyleyince onu düzelten de kendisi,doğru sözcüğü bulan da..Ve henüz çoğunlukla kısa cümlelerle ifade etmeyi tercih etse de kendisini, çok düzgün çok güzel cümleleri de var birden bire çıkıveren..

'Anne benim tisim geldiii' (Hiç alaksı yok tabi çişi değil,soyunup gezinesi geldiii)
'Anne hava doğuk,ben üşüdüü,(iyi annem eve gidelim o zaman)yok yok anne tıcak benim dığğtım teğledii...
'Anne biğ biğ yiniğ bu,cok yidinn'(Çubuk krakerinden üçer beşer götüren annesine)
'Annee kalk (saat gecenin üçüdür,Ece odasından çıkagelmiştir)ben oynuuu,hamuğğ oynu,dop oynuu,tule yap,anneee kalk del ottiii'..

Ama artık hıhı ve ı-ııh'lar çıkıyor hayatımızdan,'evet','hayır' ve 'tamam'a bırakıyor yerlerini...Çok da güzel,yerinde kullanıyor,pek tatlı oluyor 'tamam annemmm' derken..

Bir de bu aralar iki mevzuu var takıntılı olduğu..Kimse kimsenin eşyasını kullanmayacak ve evdeki hiçbişey ters durmayacak..Dedesi babasının terliğini giymişse deli oluyor mesela..'Dede çıkağğ,o babanınnn'Geçen babannesi bir etek giymiş,buradayken annemin giydiği bir etekle kumaşları aynı (ben bile sonradan hatırladım bunu)Kadına eteği çıkarttırdı o annannenin diye..Ve birşeyi ters koymuşsak yerine,uzanabiliyorsa hemen kendisi düzeltiyor,'bak bu teğs anne,duğğ,hıh oğdu tamam simdi düs oğdu bak'

Ve yanından geçtiği her eşya hakkında bir fikri,söylecek bir lafı oluyor ne hikmetse..Şİmdiye kadar biriktirdiği herşeyi öğretmen edasıyla,gerçekten sanki hiçbirşey bilmeyen bir insana anlatır gibi anlatıyor..Bu mami (mavi),bu deşill (bu yeşil),bu pembe, bu büğük ayı,bu tütük ayı,bu pis,bu ıtdak (ıslak),bu doğukk, gede oğmuşş aydede delmişş,dündüs oğmuşş düneş cıkmışş..Yüzündeki ifade 'anladın mı' der gibi,gerçekten!

Birine kafası kızmışsa eğer 'dit anganga' diyor..Tercüme edeyim 'Ankara'ya git' demek oluyor bu..Açıklayayım annannesi buradayken ben işten gelince 'sen dit' diyordu anneme..Annem de 'iyi o zaman ben Ankara'ya gideyim sen beni istemiyorsun' demiş birkaç kere..O zamandan beri dilinde..İstediğini yapmamışsam o an,bana da diyor tabi..

Bahar geldi,bahçe sezonunu açtı Ece..Girmek istemiyor içeriye,yemeğini orda yemek,orda oynamak mümkünse orda uyumak istiyor..En az 2-3 sattini parkta-bahçede geçirmiş olmasına reğmen günün,eve her gelen ve gidenin arkasına takılıp dışarı çıkıyor..Babannesiyle dışarı çamaşır asmaya,dedesiyle ekmek almaya,babayla araba yıkatmaya,korkarım eve su getiren abisinin elinden tutup gidecek bir süre sonra..Yağmur başlamış geçen,içeri girmek istememiş,'demdiyee' diye bağırdı bahçeden,gönderdim ben de,böyle bir iki poz verip sonra bırakmış tabi..Eve geldiğinde sırılsıklam ıslaktı..





Ve 2 yaşına günler kala arada vurup geçiyor 'büyüme sancıları'..Krize dönüşmüyor ve huylarını değiştirmiyor henüz,böyle giderse çok iyiyiz ama arada anlamsız 'tutturma'ları da olmuyor değil..Bazen ikna etmeye çalışıyorum,bazen dikkatini dağıtmaya..Hiç mecalim yoksa tepkisiz kalıyorum,resmen donmuş adamı oynuyorum..Gelip yüzümü okşuyor,öpüyor,üsütme tırmanıyor bir tepki vereyim diye..Gülmemek için zor tutuyorum kendimi...Özür dilemeyi öğrendi bir de 'anne özüğğ' diye yalvarıyor ben tepkisiz kalınca,çok dokunuyor..Ama beni çok uğraştırdığını söylersem bu iki yaş çocuğunun,çok haksızlık etmiş olurum galiba,çünkü genelde ikinci alternatiflere de tav olan ve gerçekten açıklamayla ikna olabilen,'şimdi eve gidiyoruz ama yarın yine geleceğiz annecim parka' dediğimde biliyorum canı gitse de bir kez daha kaymak için eve doğru yol alan ve hemen oracıkta gördüğü bir kediyle de üzüntüsünü unutan bir kızçem var benim..Tabi tüm bunları yazmakta çok erken davranıyor da olabilirim,zira henüz 2 yaşın başında bile değiliz ama iyi düşüneyim iyi olsun:)Bu konuya çok girersem yazdıkça yazarım biliyorum,o yüzden dur-dum..

Neymiş,arayı uzatmadan çok çok yazmak lazımmış,böyle iki üç ay bekleyip de bir posta sığdırmaya çalışırsan herbişeyini olmazmış,herşeyi de böyle yarım kalırmış..Ne çok anlatacağım var oysa ki ama çok da uykum,adım gibi eminim bir saat sonra uyanıp 'anne gel,dattii m.me' diye çağıracak olan bir de kızım...
Şİmdilik kalsın herkes sağlıcakla o zaman..

12 yorum:

Yelish dedi ki...

yok yok nne ticak ! :)
Bloglarda en sevdigim sey cocuk diyaloglarini okumak.
Neler var kizinda neler de oturup yamziyorsun Mummy'cim
Bizimki bi baslasa konusmaya her saniye kayitta olurum , cildiririm gibi geliyor bana ama bi de bakmissin kulaklik takmis , kaciyorum ! :)

Duzenli bir genc kiz olacak belli , ogretmen halleride nerden geliyor ki ,allah allah ! :)

"dit anganga" kismina koptum , nerden ne baglantilar kuruyorlar degil mi , inanilir gibi degil

Daha bes sayfa yazsan okurmusum yani :)
Ustelik son derece stresli bir gunun sonunda okudum , iyi ki de okumusum ! :)

füsfüs dedi ki...

ne güzel yazmışsın cidden ve ne çok benzettim defnenin hallerine. yanından geçtiği gözüne takılan herşeyi anlatma defnede de var ve bazen içimden yeter dediğim oluyor, hakkaten çok konuşuyor:))
dığtım terlediye koptum yanlız çok şeker:) defnenin yakınında kendine benzeyen pek arkadaşı yok, yani sakin oyuncağını elinden kapmayan vs vs. eceyle ikisi bir araya gelseler nasıl oynarlar acaba, merak ediyorum, görürüz belki bir gün kimbilir:)

Bahar dedi ki...

Rengarenk şemsiyesiyle çok şeker maşallah :)) Şu yazma işini ben de daha sık yapabilsem çok iyi olacak, hele ki bu aralar sadece foto koyuyorum o anı unutmayayım diye :))

ElfAna dedi ki...

Ece gercekten ayri guzelmis:)
Sevgili mummy, annelerin dunyasina biraktigin yorumu ne yazik ki yeni farkettim. Bu konuda herhangi bir destsk, gaz, materyal paylasimi istersen seve seve.
Sevgiler

mummy dedi ki...

Yeliz,birsüre sonra öyle çok şey konuşuyorlar ki hangisini yazacağını şaşırıp hiçbirini yazamıyorum çoğu zaman:)Yakınıdır senin de:)

Füsun,Ece'nin de kendi yaşıtı hiç kız arkadaşı yok,şansımıza tüm arkadaşlarımın çocukları erkek:)Ben de çok isterim görüşmeyi,ne güzel olur,uzak değiliz ve üstelik hiç de yabancı değilim İzmit'e..Öğretmenliğimin iki yılı orda geçti.Bir gün görüşürüz umarım..

mummy dedi ki...

Bahar teşekkürler:)Resim koyabiliyorsan o da iyidir,ben onu bile yapamıyorum çoğu zaman:(

Elif,istemez miyim hiç..Hem de seni bu tekifi yaptığına pişman edecek kadar isteyebilirim:)Birara mail atacağım sana o zaman,birsürü de sorum var üstelik:)

Sermin dedi ki...

gülümsyerek okudum. Çınar2ı anlatmışsın sanki. ben o ııhh ların yerini evet, hayır, tamam2lar alınca üzülmeye başlıyorum. çocukluğu, şirinliği gidecek diye. şimdi yarım kelimeler, eksik harflerle konuşurken çok ttalılar ama bir kaç ay sonra bayağı bayağı konuşup küçük çocuk olunca bugünleri özleyeceğiz. ki ben 3-4 ay önceki videoları bile izleyince ne kadar değişmiş ve büyümüş geliyor. özlüyorum. her anı ayrı bir keyif tabiii.

çok ama çok tatlı olmuş. öperim tatlı yanaklarından.

GüCüBe dedi ki...

Soyunup gezinesi geliyor bizim kızında her zaman çiş bahanesi ile :) Kimse kimsenin eşyasını kullanmayacak bizde de var :)
Şemsiye ile verilen pozlar da çok güzel :)

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

[url=crush-the-castle.com]Crush The Castle[/url]