22 Mart 2010 Pazartesi

Bu yazı da öğretmen anneden olsun...

Evde vakit bulamayan ve vakit olunca uykuya yenilen blogger annenin boş ders meşgalesidir bu yazı da...

Bloğuma Ece dışında pek bişey yazmam ben,takip edenler bliriler..(Bu kadar vefasız -bloğunu güncellemez,yorum yazmaz,yorumlara cevap da yazmaz ama tüm şu listeyi de okur - bir blogger'ı takip eden kaldıysa hala tabi)O gün pek çok şey yaşamış,pek çok haber okumuş olabilirim,o gün tarihte,hayatımda çok önemli bir gün olabilir,gündemde fikrimi söylemek istediğim pek çok şey de olabilir ama bloğu açınca hiçbirini yazmam..Demin Montessori mail grubundaki maillerime bakmamış olsaydım da farklı şeyler yazacaktım aslında ama madem aklıma düştü yazayım..

İçinde olduğum sistem aslında hiç de halkası olmak istemediğim bir zincir şu anda..Ama bunu sık sık dile getirmek de sadece sorunun bir parçası olmak demek oluyor,çözüm yok kendi adıma,yani var da çözüm bende değil,yetkilerim bu kadar geniş değil...Yapabileceklerim var pek tabii ki,bunların içinden de yapabildiklerim var o kadar...Gerisi sistemin bir parçası olarak yapmak zorunda olduklarımdan ibaret mesleğimin...

Dağıtmadan bugün yaşananlara geçeyim,bir disiplin vakası konu...Geçen dönemin sonlarında iki öğrenci,okulun girişinde bulunan ve okul formasının giydirilmiş olduğu iki mankeni (şu plastik ve abuk yüz ifadeli mankenlerden) soymuşlar bir güzel..Biri kız,biri erkek bu mankenlerin..Üstüste de yatırıp fıymışlar olay mahallinden..Bugün bu konuyla ilgili olarak -varlığına anlam veremediğim-disiplin kurulu toplandı..O güne ait kamera kayıtları -sanırsın okulu bombaladı çocuklar- incelendi itinayla..Ve karar 3 gün okuldan uzaklaştırma..Neden?Çünkü her öğrenci gibi tenefüste çıkıp kantinden tostunu yiyip paşa paşa sınıflarına girmeleri gerekirken,böyle büyük bir suç! işlemişler..(O gün o katın nöbetçi öğretmeni de nöbetsevmez mummy kişisi) Ceza da çok anlamlı:okuldan uzaklaştırma..Yahu zaten biz bu çocukları okula yakınlaştırmak için birşey yapmıyoruz ki,zaten uzaklar okuldan...Okul o kadar izole olmalı ki yani,orada gerçek hayata dair birşey bulunmamalı bu sisteme göre..Bu ergenlik dönemi çocukları bütün zihinlerindekileri dışarıda bırakıp girmeliler ve 'standart' bir mamül olarak çıkmalılar buradan...Farklılıklar engellenmeli hemen,sivirlikler törpülenmeli,yer yer içinden geldiği gibi davranan çocuğa da hemen 'suçlu' damgası yapıştırılmalı öyle ya...

Tek tip olacak öğrenci dediğin..Malazgirt Savaşını sorunca 'Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı' diyecek,Vahdettin'in adı geçince hemen aklına 'vatan haini' gelecek...Aksini düşünemez,düşünmemeli problem çıkarmamalı öğretmene,'dersin akışını bozmamalı'...Zaten onu yetiştiren öğretmen de öyle yetişti çünkü,yarın onun yetiştireceği öğrenci de öyle olacak...Çünkü onu yetiştiren öğretmene üniversitede dahi çok yönlü düşünme,eleştirme,araştırma,doğruyu bulma yöntemi öğretilmedi,buna teşvik edilmedi...Hazırlop bilgiler,ezberle geç finaller,nasıl hangi şablona göre hazırlayacağı önceden verilmiş sözde 'tez' ödevleriyle tamamladı o da öğretmenlik eğitimini...Ben de böyle binlerce öğretmenden biriyim...İlber Ortaylı'yı İskender Pala'yı Nazan Bekiroğlu'nu okumasaydım belki bilmeyecektim tarihe bir de 'yenilenler'in,'kötülenenler'in gözünden bakmayı...O öğrenci de kendisi istemezse 'farklılıkları' göremeyecek malesef bu eğitim sistemiyle..

Giriş noktası (disiplinlik olay) çok abesle iştigal olabilir, evet toplum yargılarına göre 'ayıp' birşey yapmış da olabilirler,pek tabii ki sınırlar da olmalı eğitimin yapıldığı bir yerde ama benim sözüm disiplin cezasınadır..Anlatmak istediğim 'otorite' kurmak adına ne kadar uzun bir 'yapılamazlar' listesi koyduğumuzdur çocuğun önüne eğitim hayatında...Bu kadar engelin içinde onlardan nasıl olup da 'aklı hür,vicdanı hür' bireyler olmalarını beklememizedir...Hayatın içinden olan 'eğitim' işini bence katı kurallar çerçevesine boğmamızadır..Hayal ediyorum ben çokca; devam zorunluluğunun olmadığı,sadece ilerde karnını doyurmasına zemin hazırlayacağı için değil gerçekten merak edilerek sevilerek gelinen okulları....

Çok şey hayal ediyorum aslında ama bir o kadar uzağım hu hayallerden..Zil çaldı şimdi,marş marş ders! anlatmaya...Neydi, inandığın gibi yaşayamazsan,yaşadığın gibi inanırdın değil mi??

10 yorum:

Adsız dedi ki...

"yazı da" olması gerekmez miydi?
normal biri olsa neyse de siz bir öğretmensiniz.

mummy dedi ki...

Adsız??
Teşekkür ederim,düzelttim hemen...Yalnız ben gayet de normal bir insanım,normal bir insan mükemmel değil!!!

sirâr dedi ki...

İnanmıyorum ya.Bu kadar içerikli bir yazıya kendini belirtmeden yorum bırakan şahsı muhterem, seni tanımak isterim!..
Esra'cım tespitlerin ne kadar güzel.Ve ne acı...Lütfen ara ara da olsa yaz böyle.Düşünce iklimine konuk et bizi.
Nazan Bekiroğlunu severim.Seni de... :)

Adsız dedi ki...

Esracım,
Biliyorsun ben de bir okulda rehber öğretmenlik yapıyorum ve inan bunları defalarca geçiriyorum aklımdan..Ama son sözün o kadar güzel ki insan düşündüğünü yapamayınca,yaptığının doğru yol olduğunu zannetmeye başlıyor..Sistem diyor,kurallar diyor bahane çok yani yanlışlarımıza..Hayal ettiğin gibi bir sistemde eğitim aldırabilsek çocuklarımıza keşke değil mi?
Öptüm fıstığımı da yanaklarından.
Şebnem K.

füsfüs dedi ki...

bir rehber öğretmen daha geldi:) bu disiplin dilekçelerinin hepsi bizden geçiyor ya bazen başka iş yapamaz hale geliyorum bunlara cevap yazmaktan ve o 3 gün uzaklaştırma o öğrencilere hediye gibi geliyor, devamsızlıktan sayılmadığı için
ahhh ahh diyorum sadece...
ay öğretmen ahlayamaz mıydı acaba:) robotuz ya biz:)

zeynep dedi ki...

İlk numaralı Adsız,

Mevlana'dan
"kusurları örtmekte gece gibi ol"

Emerson'dan
"başkalarının yanlışlıkları ve kötülükler ile uğraşarak ruhunu kabartma. düzeltilmesi gereken biricik insan sensin"

mummy dedi ki...

Remziyeciğim,
Sahi bu akşam bahsetmedik dimi bundan?Atlamışız:)

Şebnem,
Keşke demek işe yarasa di mi keşke:)Hayal kurmaktan öte geçebileceğiz belki de -umarım-yeni nesil olarak:)

Füsun,
Ben sadece birkaç duyduğum disiplin vakasıyla bunalıyorum,sana çok çok kolay gelsin diyorum arkadaşım:)

Zeynepçiğim,
Teşekkür ederim iki güzel söz için de..Alması gerekenler mesajı almışlardır sanırım:)

Sevgiler herkese..

Yelish dedi ki...

Cok guzel yazmissin Mummy'im

Zeynep senin mesajini OIP'nin blogger anotomisinin 17 numarasinin yorumlarina ve bazi "baskalarinin yanlisliklari ve kotulukler ile ugrasarak ruhunu kabartan bloggerlara KAPAK olsun diye copy/paste yapmak lazim .

Lise iki ogrencisi , koaman bir genc kizken okul koridorunda birinin arkadan kahkullerime asilip , geriye dogru cekmesiyle neye ugrdigimi sasirmistim.Cektigim aci bir yana dondugumde okul mudurunu karsimda gorunce iyice komaya girmistim.Sacim kenarlardan cikmis biraz.O mudire hanim simdi karsima cikarsa , sac oyle cekilmez , boyle cekilir'i gosteresim var.
Dolayisiyla , o uzaklastirma alan ogrecilerde farkli hirslar ve ofkeyle donecek okula.
Sistemin komple degismesi gerekiyor
sen ve senin gibi degerli nice ogretmenler varken guzelim ulkemde , bu sacma sistem niye !

GüCüBe dedi ki...

Selda'nın bloğunda da okudum, çevremde çok örnekler duyuyorum, çok üzücü bir durum. Çok düşündürücü...

mummy dedi ki...

Yeliz,
Herkesin böyle bir anısı var heralde eğitim hayatında..Ve o küçücük olaylar aslında o kadar çok şeyi değiştiriyor ki insanların hayatında...İki düşünüp bir söylüyorum o yüzden,elimden geldiği kadar..

Güneş,
inan o örnekler okullarda yaşananların binde biri...İçinde olsan,çocuğunu hiç okutmayasın gelir,malesef!

22 Mart 2010 Pazartesi

Bu yazı da öğretmen anneden olsun...

Evde vakit bulamayan ve vakit olunca uykuya yenilen blogger annenin boş ders meşgalesidir bu yazı da...

Bloğuma Ece dışında pek bişey yazmam ben,takip edenler bliriler..(Bu kadar vefasız -bloğunu güncellemez,yorum yazmaz,yorumlara cevap da yazmaz ama tüm şu listeyi de okur - bir blogger'ı takip eden kaldıysa hala tabi)O gün pek çok şey yaşamış,pek çok haber okumuş olabilirim,o gün tarihte,hayatımda çok önemli bir gün olabilir,gündemde fikrimi söylemek istediğim pek çok şey de olabilir ama bloğu açınca hiçbirini yazmam..Demin Montessori mail grubundaki maillerime bakmamış olsaydım da farklı şeyler yazacaktım aslında ama madem aklıma düştü yazayım..

İçinde olduğum sistem aslında hiç de halkası olmak istemediğim bir zincir şu anda..Ama bunu sık sık dile getirmek de sadece sorunun bir parçası olmak demek oluyor,çözüm yok kendi adıma,yani var da çözüm bende değil,yetkilerim bu kadar geniş değil...Yapabileceklerim var pek tabii ki,bunların içinden de yapabildiklerim var o kadar...Gerisi sistemin bir parçası olarak yapmak zorunda olduklarımdan ibaret mesleğimin...

Dağıtmadan bugün yaşananlara geçeyim,bir disiplin vakası konu...Geçen dönemin sonlarında iki öğrenci,okulun girişinde bulunan ve okul formasının giydirilmiş olduğu iki mankeni (şu plastik ve abuk yüz ifadeli mankenlerden) soymuşlar bir güzel..Biri kız,biri erkek bu mankenlerin..Üstüste de yatırıp fıymışlar olay mahallinden..Bugün bu konuyla ilgili olarak -varlığına anlam veremediğim-disiplin kurulu toplandı..O güne ait kamera kayıtları -sanırsın okulu bombaladı çocuklar- incelendi itinayla..Ve karar 3 gün okuldan uzaklaştırma..Neden?Çünkü her öğrenci gibi tenefüste çıkıp kantinden tostunu yiyip paşa paşa sınıflarına girmeleri gerekirken,böyle büyük bir suç! işlemişler..(O gün o katın nöbetçi öğretmeni de nöbetsevmez mummy kişisi) Ceza da çok anlamlı:okuldan uzaklaştırma..Yahu zaten biz bu çocukları okula yakınlaştırmak için birşey yapmıyoruz ki,zaten uzaklar okuldan...Okul o kadar izole olmalı ki yani,orada gerçek hayata dair birşey bulunmamalı bu sisteme göre..Bu ergenlik dönemi çocukları bütün zihinlerindekileri dışarıda bırakıp girmeliler ve 'standart' bir mamül olarak çıkmalılar buradan...Farklılıklar engellenmeli hemen,sivirlikler törpülenmeli,yer yer içinden geldiği gibi davranan çocuğa da hemen 'suçlu' damgası yapıştırılmalı öyle ya...

Tek tip olacak öğrenci dediğin..Malazgirt Savaşını sorunca 'Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı' diyecek,Vahdettin'in adı geçince hemen aklına 'vatan haini' gelecek...Aksini düşünemez,düşünmemeli problem çıkarmamalı öğretmene,'dersin akışını bozmamalı'...Zaten onu yetiştiren öğretmen de öyle yetişti çünkü,yarın onun yetiştireceği öğrenci de öyle olacak...Çünkü onu yetiştiren öğretmene üniversitede dahi çok yönlü düşünme,eleştirme,araştırma,doğruyu bulma yöntemi öğretilmedi,buna teşvik edilmedi...Hazırlop bilgiler,ezberle geç finaller,nasıl hangi şablona göre hazırlayacağı önceden verilmiş sözde 'tez' ödevleriyle tamamladı o da öğretmenlik eğitimini...Ben de böyle binlerce öğretmenden biriyim...İlber Ortaylı'yı İskender Pala'yı Nazan Bekiroğlu'nu okumasaydım belki bilmeyecektim tarihe bir de 'yenilenler'in,'kötülenenler'in gözünden bakmayı...O öğrenci de kendisi istemezse 'farklılıkları' göremeyecek malesef bu eğitim sistemiyle..

Giriş noktası (disiplinlik olay) çok abesle iştigal olabilir, evet toplum yargılarına göre 'ayıp' birşey yapmış da olabilirler,pek tabii ki sınırlar da olmalı eğitimin yapıldığı bir yerde ama benim sözüm disiplin cezasınadır..Anlatmak istediğim 'otorite' kurmak adına ne kadar uzun bir 'yapılamazlar' listesi koyduğumuzdur çocuğun önüne eğitim hayatında...Bu kadar engelin içinde onlardan nasıl olup da 'aklı hür,vicdanı hür' bireyler olmalarını beklememizedir...Hayatın içinden olan 'eğitim' işini bence katı kurallar çerçevesine boğmamızadır..Hayal ediyorum ben çokca; devam zorunluluğunun olmadığı,sadece ilerde karnını doyurmasına zemin hazırlayacağı için değil gerçekten merak edilerek sevilerek gelinen okulları....

Çok şey hayal ediyorum aslında ama bir o kadar uzağım hu hayallerden..Zil çaldı şimdi,marş marş ders! anlatmaya...Neydi, inandığın gibi yaşayamazsan,yaşadığın gibi inanırdın değil mi??

10 yorum:

Adsız dedi ki...

"yazı da" olması gerekmez miydi?
normal biri olsa neyse de siz bir öğretmensiniz.

mummy dedi ki...

Adsız??
Teşekkür ederim,düzelttim hemen...Yalnız ben gayet de normal bir insanım,normal bir insan mükemmel değil!!!

sirâr dedi ki...

İnanmıyorum ya.Bu kadar içerikli bir yazıya kendini belirtmeden yorum bırakan şahsı muhterem, seni tanımak isterim!..
Esra'cım tespitlerin ne kadar güzel.Ve ne acı...Lütfen ara ara da olsa yaz böyle.Düşünce iklimine konuk et bizi.
Nazan Bekiroğlunu severim.Seni de... :)

Adsız dedi ki...

Esracım,
Biliyorsun ben de bir okulda rehber öğretmenlik yapıyorum ve inan bunları defalarca geçiriyorum aklımdan..Ama son sözün o kadar güzel ki insan düşündüğünü yapamayınca,yaptığının doğru yol olduğunu zannetmeye başlıyor..Sistem diyor,kurallar diyor bahane çok yani yanlışlarımıza..Hayal ettiğin gibi bir sistemde eğitim aldırabilsek çocuklarımıza keşke değil mi?
Öptüm fıstığımı da yanaklarından.
Şebnem K.

füsfüs dedi ki...

bir rehber öğretmen daha geldi:) bu disiplin dilekçelerinin hepsi bizden geçiyor ya bazen başka iş yapamaz hale geliyorum bunlara cevap yazmaktan ve o 3 gün uzaklaştırma o öğrencilere hediye gibi geliyor, devamsızlıktan sayılmadığı için
ahhh ahh diyorum sadece...
ay öğretmen ahlayamaz mıydı acaba:) robotuz ya biz:)

zeynep dedi ki...

İlk numaralı Adsız,

Mevlana'dan
"kusurları örtmekte gece gibi ol"

Emerson'dan
"başkalarının yanlışlıkları ve kötülükler ile uğraşarak ruhunu kabartma. düzeltilmesi gereken biricik insan sensin"

mummy dedi ki...

Remziyeciğim,
Sahi bu akşam bahsetmedik dimi bundan?Atlamışız:)

Şebnem,
Keşke demek işe yarasa di mi keşke:)Hayal kurmaktan öte geçebileceğiz belki de -umarım-yeni nesil olarak:)

Füsun,
Ben sadece birkaç duyduğum disiplin vakasıyla bunalıyorum,sana çok çok kolay gelsin diyorum arkadaşım:)

Zeynepçiğim,
Teşekkür ederim iki güzel söz için de..Alması gerekenler mesajı almışlardır sanırım:)

Sevgiler herkese..

Yelish dedi ki...

Cok guzel yazmissin Mummy'im

Zeynep senin mesajini OIP'nin blogger anotomisinin 17 numarasinin yorumlarina ve bazi "baskalarinin yanlisliklari ve kotulukler ile ugrasarak ruhunu kabartan bloggerlara KAPAK olsun diye copy/paste yapmak lazim .

Lise iki ogrencisi , koaman bir genc kizken okul koridorunda birinin arkadan kahkullerime asilip , geriye dogru cekmesiyle neye ugrdigimi sasirmistim.Cektigim aci bir yana dondugumde okul mudurunu karsimda gorunce iyice komaya girmistim.Sacim kenarlardan cikmis biraz.O mudire hanim simdi karsima cikarsa , sac oyle cekilmez , boyle cekilir'i gosteresim var.
Dolayisiyla , o uzaklastirma alan ogrecilerde farkli hirslar ve ofkeyle donecek okula.
Sistemin komple degismesi gerekiyor
sen ve senin gibi degerli nice ogretmenler varken guzelim ulkemde , bu sacma sistem niye !

GüCüBe dedi ki...

Selda'nın bloğunda da okudum, çevremde çok örnekler duyuyorum, çok üzücü bir durum. Çok düşündürücü...

mummy dedi ki...

Yeliz,
Herkesin böyle bir anısı var heralde eğitim hayatında..Ve o küçücük olaylar aslında o kadar çok şeyi değiştiriyor ki insanların hayatında...İki düşünüp bir söylüyorum o yüzden,elimden geldiği kadar..

Güneş,
inan o örnekler okullarda yaşananların binde biri...İçinde olsan,çocuğunu hiç okutmayasın gelir,malesef!