20 Ekim 2009 Salı

....tekerrür.......

Yazılacak çok şey,yazacak heves yok gibi..Gittii..Belki de şu meşhur 'to do' listesinde son sıralardaydı blog,doğal olarak son sıraya sıra gelemedi..Seviyorum oysaki yazmayı,daha çok da ilerisi için..Geçmişe dönüp baktığımda hatırlananlar sadece resim kareleri olsun istemiyorum aslında..Resimin kaldığı o günlerden de hatırlananlar olsun,hem de o anki yorumlarla,o anki yaşanmışlıkla olsun..Git günlük tut o zaman tabi,ama olmuyor şuraya yazmak gibi işte..Farklı..

Bu aralar kuzuşa baktığımda sanki 17 aylık değil de üç dört yaşında gibi..Yok yaptıklarıyla söyledikleriyle değil canım (zira benimki öyle mükemmel annelerin üstün zekalı çocuklarından değil,gayet normal yani gelişim,tam birbuçuk yaş çocuğu gibi)..Şu anki resimlerine bakınca sanki o kadar büyümüş ki bu büyüme bir buçuk yılda olamaz gibi geliyor işte,ne bileyim,anlatamadım..Büyüyor,yoruyor,eğlendiriyor,üzüyor,mutlu ediyor,hızlı geçiyor zaman..




İşe gitmenin en güzel yanı dönüşü..Döndüğümde beni kapıda gördüğündeki çığlığı,hızlı hızlı bişeyler anlatmaya çalışması,sanki günün özetini yapıyor..Çoğu beden diliyle olmak üzere,anlatıyor neler yaptıklarını önce..Eller uzakları uzakları işaret ediyor,bilek etrafında dönüyor kelimelerin yetmediği yerlerde,hoppa yapıyor parka gittiğini anlatıyor sıralıyor işte ne yaptıysa..Ama sonra hemen 'Annee memmee' geliyor tabi..Ve anne üstünü bile soyunmadan Ece'nin odasında buluyor kendini..Önce bir boğuşma,kıkırdaşma,maksimum sırnaşma faslı yarım saat..Pek kıkırdak bu ara öyle böyle değil..Bişeyler anlatıp anlatıp gülüyor ve tabii ki biz de,anlasak da anlamasak da...Sonra yatana kadar 'bu' 'bu' diye bir bir gösterip oynamak istedikleri falan...Ve o yatınca anne kendini mecburen ders hazırlıklarına verip makul bir saatte kafayı yastığa koyuyor..




'İşe başlamanın bir başka iyi yanı da kendini mutlu edecek bişeyler yapabilmek' demek isterdim..Ama haftalardır yok heralde hayatımda böyle bişey..Yok sebep sadece Ece değil tabi..Okul ve bittabiiki arkadaş değişikliği,yeni arkadaşlara alışamama,eski arkadaşlarla bitürlü uyuşup görüşememe,kocanın iş dönüşü zaten geç oldu diye evden çıkasımın gelmemesi,haftasonu olunca zaten haftaiçi yoruluyor diye Ece'yi babannesine bırakıp gitmek istememe halleri falan..Böyle olmamalı aslında ama...

Üç kitap bitirebildim işe başladığımdan beri,mutluyum ama onlar da çocuk eğitimi üzerine,gayriihtiyari..Arada dönerken çarşıya uğruyorum kafam dağılsın bari diye..Ama her girdiğim yerde Ece için bişeyler bakınırken buluyorum kendimi..Ev dekorasyonu ve mutfak eşyaları satan yerlere girip 'bununla şu etkinliği yaparız ilerde Ece'yle' diye alakasız şeyler alırken buluyorum kendimi..Şikayetçi de değilim galiba..Sorun var mı yok mu bilmiyorum ki..Hem aktif ve gezenti olasım var,hem kolumu kaldırasım yok gibi..Hem herşeyi yapasım var,hem hiçbişey yapasım yok gibi..

Falan filan..

Ne yazısı bu şimdi??
İç sıkıntısı??
'hep bişeyler eksik ve ben yorgunum' psikolojisine bir an yenik düşmüş çalışan anne yazısı??

Evet evet ben hatırlıyorum bu psikolojiyi..Geçen seferki işe başlama zamanlarımdan..Sahne aynı,kişiler de..

Belki de yatıp uyursam geçer..

9 yorum:

* YeLiZ * dedi ki...

Umarim deliksiz br uyku cekersin soyle horul horul cinsinden ..Haftasonuna az kaldi !\
Aaa askolsun , hepimizin cocuklari ustun zekali ,o ne demekmis oyle normal falan..Hic yakistiramadim

Bende senin gibiyim..Artik ask iceren birseyler okuyup ,kendimize de alisveris yapabilsek yaa..Hic degilse senede bir gun :)

Sevgiler

Ayça dedi ki...

Olur arada böyle zamanlar.. biriktirip sıkıntıları dolunca kusar atarız üstümüzden daha cosşkun daha büyük mutluluk için.
doğumun için bile sana dua edenler hala yanıbaşındayken kendini hiç yalnız hissetme :)

e. t. dedi ki...

Hiç birşey eskisi gibi olmayacak :)

Zaman hem de nasıl akıyor. Seller gibi. Ece den 3 hafta 1 gün küçük oğlum.
Sanki yıllar, yıllar geçmiş gibi hissediyorum bende. Az zamandaki büyük değişiklikler ve haddinden fazlaca yapılan şeyler, yorgunluklar böyle hissettiriyor galiba
sevgielrimle.....

Prenses Ece dedi ki...

Blog arkadaşım,Eskiden yazdıklarında bir canlılık vardı bir renk vardı oysa belliki epey bir yorulmuşsun belki fiziksel belkide ruhsal.Bu da dediğin gibi yazına yansımış.Oysa herşeyin başı sağlık en kısa zamanda eski sen olman dileğiyle mutlu kal :)

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

mummy cim şu senin en sonki derslere hazırlık yapma kısmına gıpta ettim. zira ben onu uyuturken sızmış oluyorum çogunlukla :)

ensar bera'nın annesi dedi ki...

Sevgili Mummy,
ben çalışmıyorum,hep oğlumlayım ama benim de tükendiğimi hissettiğim anlar oluyor.bence bunlar dönem dönem herkesin yaşadığı geçiş süreçleri.aslında hayat hep bir "alışmaya çalışma çabası" olarak geçiyor.hayatımızda birşeyler istemediğimiz yönde değişince alışma süresi de uzuyor galiba.şimdi bir de sonbahar.neyse fazla uzatmayayım.umarım yeni oyun grubumuz bir canlılık getirir ruh aleminize.ece kızı öpüyoruz oğlumla :)

zeynep dedi ki...

benim de kızımdan başka bir hayatım yok sanki. üstelik tahmin edeceğin nedenlerden dolayı burada arkadaşım falan da yok. bir kedim bile yok gibi oldu ama maalesef gerçek.
.
bu arada yazılarını seviyorum senin. daha sık yaz. mesela hangi kitapları okudun. neler öğrendin?:-) eminim anlatacağın çook şey vardır yine.

Irmakbebek dedi ki...

oluyor değil mi bu ruhsal haller hepimize?normal.anneyiz ya 24 saat kesintisiz hizmet veriyoruz bazen kendimize 1 dk.vakit ayırmadan hem de kolay mı?en kısa zamanda dinlenmiş bir esra ve dinamik bir yazıyla buluşuruz umarım.

ELİF dedi ki...

Annecik, ne kadar benzer hisler ne kadar benzer kaygılar.Ama 3 tane kitap bitirmiş olman bile çok başarılı içeriği ne olursa olsun, ben kızımla birlikte uyuyakalıyorum her gece.
Ama kendim için de birşeyler yapıyorum, kışlık kıyafetlerimi tamamen yeniledim mesela hem zayıfladığımdan hem de kendim için birşeyler yapmak adına..püf de silkelen...

20 Ekim 2009 Salı

....tekerrür.......

Yazılacak çok şey,yazacak heves yok gibi..Gittii..Belki de şu meşhur 'to do' listesinde son sıralardaydı blog,doğal olarak son sıraya sıra gelemedi..Seviyorum oysaki yazmayı,daha çok da ilerisi için..Geçmişe dönüp baktığımda hatırlananlar sadece resim kareleri olsun istemiyorum aslında..Resimin kaldığı o günlerden de hatırlananlar olsun,hem de o anki yorumlarla,o anki yaşanmışlıkla olsun..Git günlük tut o zaman tabi,ama olmuyor şuraya yazmak gibi işte..Farklı..

Bu aralar kuzuşa baktığımda sanki 17 aylık değil de üç dört yaşında gibi..Yok yaptıklarıyla söyledikleriyle değil canım (zira benimki öyle mükemmel annelerin üstün zekalı çocuklarından değil,gayet normal yani gelişim,tam birbuçuk yaş çocuğu gibi)..Şu anki resimlerine bakınca sanki o kadar büyümüş ki bu büyüme bir buçuk yılda olamaz gibi geliyor işte,ne bileyim,anlatamadım..Büyüyor,yoruyor,eğlendiriyor,üzüyor,mutlu ediyor,hızlı geçiyor zaman..




İşe gitmenin en güzel yanı dönüşü..Döndüğümde beni kapıda gördüğündeki çığlığı,hızlı hızlı bişeyler anlatmaya çalışması,sanki günün özetini yapıyor..Çoğu beden diliyle olmak üzere,anlatıyor neler yaptıklarını önce..Eller uzakları uzakları işaret ediyor,bilek etrafında dönüyor kelimelerin yetmediği yerlerde,hoppa yapıyor parka gittiğini anlatıyor sıralıyor işte ne yaptıysa..Ama sonra hemen 'Annee memmee' geliyor tabi..Ve anne üstünü bile soyunmadan Ece'nin odasında buluyor kendini..Önce bir boğuşma,kıkırdaşma,maksimum sırnaşma faslı yarım saat..Pek kıkırdak bu ara öyle böyle değil..Bişeyler anlatıp anlatıp gülüyor ve tabii ki biz de,anlasak da anlamasak da...Sonra yatana kadar 'bu' 'bu' diye bir bir gösterip oynamak istedikleri falan...Ve o yatınca anne kendini mecburen ders hazırlıklarına verip makul bir saatte kafayı yastığa koyuyor..




'İşe başlamanın bir başka iyi yanı da kendini mutlu edecek bişeyler yapabilmek' demek isterdim..Ama haftalardır yok heralde hayatımda böyle bişey..Yok sebep sadece Ece değil tabi..Okul ve bittabiiki arkadaş değişikliği,yeni arkadaşlara alışamama,eski arkadaşlarla bitürlü uyuşup görüşememe,kocanın iş dönüşü zaten geç oldu diye evden çıkasımın gelmemesi,haftasonu olunca zaten haftaiçi yoruluyor diye Ece'yi babannesine bırakıp gitmek istememe halleri falan..Böyle olmamalı aslında ama...

Üç kitap bitirebildim işe başladığımdan beri,mutluyum ama onlar da çocuk eğitimi üzerine,gayriihtiyari..Arada dönerken çarşıya uğruyorum kafam dağılsın bari diye..Ama her girdiğim yerde Ece için bişeyler bakınırken buluyorum kendimi..Ev dekorasyonu ve mutfak eşyaları satan yerlere girip 'bununla şu etkinliği yaparız ilerde Ece'yle' diye alakasız şeyler alırken buluyorum kendimi..Şikayetçi de değilim galiba..Sorun var mı yok mu bilmiyorum ki..Hem aktif ve gezenti olasım var,hem kolumu kaldırasım yok gibi..Hem herşeyi yapasım var,hem hiçbişey yapasım yok gibi..

Falan filan..

Ne yazısı bu şimdi??
İç sıkıntısı??
'hep bişeyler eksik ve ben yorgunum' psikolojisine bir an yenik düşmüş çalışan anne yazısı??

Evet evet ben hatırlıyorum bu psikolojiyi..Geçen seferki işe başlama zamanlarımdan..Sahne aynı,kişiler de..

Belki de yatıp uyursam geçer..

9 yorum:

* YeLiZ * dedi ki...

Umarim deliksiz br uyku cekersin soyle horul horul cinsinden ..Haftasonuna az kaldi !\
Aaa askolsun , hepimizin cocuklari ustun zekali ,o ne demekmis oyle normal falan..Hic yakistiramadim

Bende senin gibiyim..Artik ask iceren birseyler okuyup ,kendimize de alisveris yapabilsek yaa..Hic degilse senede bir gun :)

Sevgiler

Ayça dedi ki...

Olur arada böyle zamanlar.. biriktirip sıkıntıları dolunca kusar atarız üstümüzden daha cosşkun daha büyük mutluluk için.
doğumun için bile sana dua edenler hala yanıbaşındayken kendini hiç yalnız hissetme :)

e. t. dedi ki...

Hiç birşey eskisi gibi olmayacak :)

Zaman hem de nasıl akıyor. Seller gibi. Ece den 3 hafta 1 gün küçük oğlum.
Sanki yıllar, yıllar geçmiş gibi hissediyorum bende. Az zamandaki büyük değişiklikler ve haddinden fazlaca yapılan şeyler, yorgunluklar böyle hissettiriyor galiba
sevgielrimle.....

Prenses Ece dedi ki...

Blog arkadaşım,Eskiden yazdıklarında bir canlılık vardı bir renk vardı oysa belliki epey bir yorulmuşsun belki fiziksel belkide ruhsal.Bu da dediğin gibi yazına yansımış.Oysa herşeyin başı sağlık en kısa zamanda eski sen olman dileğiyle mutlu kal :)

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

mummy cim şu senin en sonki derslere hazırlık yapma kısmına gıpta ettim. zira ben onu uyuturken sızmış oluyorum çogunlukla :)

ensar bera'nın annesi dedi ki...

Sevgili Mummy,
ben çalışmıyorum,hep oğlumlayım ama benim de tükendiğimi hissettiğim anlar oluyor.bence bunlar dönem dönem herkesin yaşadığı geçiş süreçleri.aslında hayat hep bir "alışmaya çalışma çabası" olarak geçiyor.hayatımızda birşeyler istemediğimiz yönde değişince alışma süresi de uzuyor galiba.şimdi bir de sonbahar.neyse fazla uzatmayayım.umarım yeni oyun grubumuz bir canlılık getirir ruh aleminize.ece kızı öpüyoruz oğlumla :)

zeynep dedi ki...

benim de kızımdan başka bir hayatım yok sanki. üstelik tahmin edeceğin nedenlerden dolayı burada arkadaşım falan da yok. bir kedim bile yok gibi oldu ama maalesef gerçek.
.
bu arada yazılarını seviyorum senin. daha sık yaz. mesela hangi kitapları okudun. neler öğrendin?:-) eminim anlatacağın çook şey vardır yine.

Irmakbebek dedi ki...

oluyor değil mi bu ruhsal haller hepimize?normal.anneyiz ya 24 saat kesintisiz hizmet veriyoruz bazen kendimize 1 dk.vakit ayırmadan hem de kolay mı?en kısa zamanda dinlenmiş bir esra ve dinamik bir yazıyla buluşuruz umarım.

ELİF dedi ki...

Annecik, ne kadar benzer hisler ne kadar benzer kaygılar.Ama 3 tane kitap bitirmiş olman bile çok başarılı içeriği ne olursa olsun, ben kızımla birlikte uyuyakalıyorum her gece.
Ama kendim için de birşeyler yapıyorum, kışlık kıyafetlerimi tamamen yeniledim mesela hem zayıfladığımdan hem de kendim için birşeyler yapmak adına..püf de silkelen...