12 Mart 2009 Perşembe

Biraz da oyun...

Geçen haftalarda bloğumu takip eden Funda hanım mail atmıştı bana 10 aylık kızı için oyun/oyuncak tavsiyesi ile ilgili..Haddim değil tabi ben de internetten gördüklerim ve okuduklarımla sınırlı olarak biliyorum..Bildiğim linkleri ve kitapları önermiştim kendisine..Buraya da birkaç ekleme yapmak istedim..Ece'nin günlüğünde de yer alsın diye:)

Aslında şu dönemde Ece'yle öyle planlı temalı falan oyun oynamıyorum öncelikle..Ya da şunu oynatayım da şunu öğrensin diye düşünmüyorum fazlaca..Bu durumun beni -bu dönem için- sterese sokacağını,gitgide yetersizlik duygusu yaratacağını ve biraz da olayı yapaylaştıracağını düşünüyorum (tamamen şahsi konuşuyorum tabi)Oyunlar öyle doğaçlama,aklıma ne gelirse artık..Geçen postlarda şu kitaptan bahsetmiştim zaten..Şu kitabı da almıştım vakti zamanında ama içindeki oyunlar zaten herkesin yaptığı şeyler kanımca..Çok değişik bişey yok yani..Cee oyunu,Tos oyunu,hoppala,oyuncakları konuşturma,el kuklaları falan gibi çok bilindik hatta yaparken oyun olarak bile düşünmediğimiz oyunlar yani..O yüzden okunmasına çok gerek yok diye düşünüyorum..Şu kitapta değişik örnekler var ama daha çok 2 yaş sonrasına hitap ediyor..Biraz daha yaratıcı...Kutulardan oyuncaklar,ponpon örümcekler,yumurtadan insan,elbise askısından terazi gibi el yapımı şeylerle oynanan oyunlardan bahsedilmiş ama dediğim gibi bizim için henüz erken..Bir de şu kitap var elimde konuya biraz daha bilimsel yaklaşmış adından da belli olacağı üzre..Onu bitirmedim henüz ama orda da değişk dönemler için güzel oyunlar var..Bildiğim siteleri de oyun/aktivite linklerine ekliyorum buldukça..Siz de tavsiye edeceğiniz kitap ve siteleri yorumlara ekleseniz sevinirim..

Oyuncaklarını eledim geçen gün..O bebeklik çıngıraklarına falan yüz vermiyodu artık kaldırdım..6 ay civarı aldıklarımızı da sakladım bir süreliğine..Ortada bikaç oyuncak kaldı..Aslında öyle deli gibi de oyuncak almıyorum ama ne ara arttılar bu kadar anlamadım..Bundan sonra daha dikkatli olunacak oyuncak alımı konusunda..

Gelelim bizim kızın bu ara en çok takıldığı oyuncak ve oyunlara...



1. Bu oyuncağı şu arkadaşların Meydan AVM'deki dükkanlarından almıştık..Şİmdilik favorisi diyebilirim.Özellikle sabah saatlerinde ben ortalığı toparlayıp kahvaltısını hazırlayana dek oyalayabiliyo kendisini..Daha önce bu tipte bir de Lamaze Ahtapotu vardı bacaklarını sıkınca nota öttüren..Ama daha sıkamıyo kendisi onu..Buna vurdum mu müzik nevinden bişeyler çıkarıyo ortaya:)

2. Çubuğa dizili halkalar..Üsttekiyle aynı yerden alınma..Halka kısmı biraz dar olduğu için geçiremiyo daha..(Eklenti:Yazdğım günün akşamı geçirmeye başladı halkaları,nasıl dikkatlice,her halkada takdir beklercesine,bitirince de mutluluktan alkış yaparak:)Şaşkın kuş..)(aslında 18+ bir oyuncak)Halkadan çıkarıp birbirni vurdurmak hoşuna gidiyo..

3. Bu içiçe geçen tabakları annem almıştı.Suyun içinde oynamak için tabakların dibinde delikler var.İçiçe geçirip üstüste dizmekten pek zavk almıyo tabi şimdilik..Geçen küçük bir leğenin içine su koyup oynattım bayıldı resmen..Ama daha var suyla oynanacak havalara..

4. Bu da Playschool'un el kuklası..3 aylıkken almıştık,önündeki sayfaları hışırdata hışırdata kemiriyodu o zamanlar..Şimdilerde Ali babanın çiftliği,kuzu kuzu mee ve bilimum uydurmasyon şarkı ve hikayeye uygun olarak kullanılabiliyor:)

5.Bu da önceki postta anlattığım kitaptan..Bir sepetin içine çocuğun ilgisini çekebilecek,çok sık görmediği, farklı doku,ses ve kokularda nesneler koyuyorsunuz..Sepeti kendisinin bulabileceği bir yere koyup beş on dakikacık nefes alabiliyorsunuz..(Kitap yarım saat oyalanabilir diyor ama..)

6.Bildiğimiz baloncuk oyunu..Daha küçükken de yapıyodum ööyle bakıyodu ağzı açık..Şİmdi bir türlü kaldıramadığı totişiyle yakalamaya çalışması pek komik..

7.Bu da uydurmasyonumuz gene:)Yumurtaları dolaba yerleştirirken pek heveslendi,uzanıp almaya çalıştı mama sandalyesinden..Ben de içine pinpon toplarını koyup verdim eline..Önce alıyo sonra yerlerine koyuyo en son da tabi mama sandalyesinden aşağıya..Bir müddet oyalıyo yine de..

8. İki oyuncak kutusunu içiçe koyup atacakken aklıma sevgili Özgür'ün sitesinde gördüğüm şu kutu geldi..E fikir ondan yapması bizden oldu..Aslında yapması babadan desek daha doğru..Bir Cumartesi sabahı oturmuş yapmış..Bizimki önce topu attığı delikten bulmak istedi sonra gösterdik çekmece kısmını..Atıp ordan alıyo şimdi..Maliyetsiz oyuncak:)

9.Bu da kitap ve dergilerimi kurtarmak için Ece'nin eline tutuşturduğum bir albümdü aslında..Sonra baktım elinden düşürmüyo bir amaca hizmet etsin bari diye içine bulduğum farklı dokudaki kumaş parçalarını yapıştırdım oldu sana 'doku defteri'..Fikir yine Özgür'ün Montessori bloğundaki şu yazısından..

10. Tabi bi de bazen kafa sallayarak bazen el çırparak oynadığımız şarkılarımızla,sevdiğimiz kitaplarımız var..Kitapları her zaman eline vermiyorum oyuncak gibi algılamasın diye şimdilik..Açıp yine uydurmasyon tekniği ile anlattığımız hikayeler eşlğinde bakıyoruz belli zamanlarda..
.....

Ama en çok kendi uydurduğu şeylerle eğleniyor tabi her çocuk gibi..Mesela geçen gün eline kek verdim küçücük..Önce tadına baktı ağzında geveledi tanecikleri..Sonra minik minik bölüp bana uzattı..Ben de parmağını hüplete hüplete ham yaptım kekleri...Kırıldı gülmekten resmen..Hem içinizden 'ulen niye güler ki buna bu bebe' deyip hem de biraz daha gülsün diye daha şebekçe devam ettirirken dünyanın en mutlu insanı oluveriyorsunuz..İşte budur oyun diyorum ben 11 aylık bebek için..Mutlu olsun mutlu etsin:))

Yine her çocuk gibi heralde oyun/oyuncak bi yana 'attaa' bi yana onun için..Dışarda olduğu kadar keyifli olmuyor hiçbiryerde..Haklı tabi keşfedilecek uçsuz bucaksız bir dünya var önünde..Hava aşırı soğuk olmadıkça şakır şakır yağmadıkça hergün çıkarmaya çalışıyorum bahçeye..Bahçemiz düzenlenirken Ece birkaç günlüktü daha..Pencereden bakarken hayalini kuruyodum acaba seneye yaza buralarda yürürmü oynarmı diye..Galiba o günler kapımızda..Dört gözle bekliyorum havaların ısınmasını..Böyle mutlu,böyle şaşkın,böyle meraklı dışarda..




Çok daldan dala olacak ama Ece hanım ilk gösterisine de gitti dün..Babasının okul gezisine takılıp Dolphin'e gittik..İlk defa bu kadar kalabalığı birarada gördü..Gözlerini alamadı kreş çocuklarından önce..Onlara laf attı,kimisine sevgi gösterilerinde bulundu..Alkışlara,bağırışlara,ıslıklara katıldı kendince..Yunuslara şaşakaldı resmen..Yunusların bize top fırlattığı anda korktu,tam dudağını büzdü ağlayacaktı ki bizim gülüp el çırptığımızı görünce vazgeçti..İkimize de iyi geldi..Biraz daha anlayacak yaşa gelse de ana kız daha çok gidebilsek böyle yerlere..



Yarın annannemiz geliyor..Haftasonu kısacık bir Bursa ziyareti bizi bekliyor..E bi de sağlık olursa daha ne isteriz..

Sevgiler herkese..

8 yorum:

kirazsevdasi dedi ki...

her gun bir aktivite yapmaliyim, her gun yeni seyler ogretmeliyim zorunluluguna girmek bence de gereksiz.
zaten ne yaparsaniz yapin, alacagini aliyor, istemedigini birakiyor bebekler.
tabi hic aktivite yapmayalim demiyorum.

Cok tatli bi kız bu :) maşallah

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Ben de katılıyorum... En azından ben yapamadım. Bizim oyunlarımız sponten Nilsu ile. Her şeyi doğal akışına bırakmaya çalışıyorum. Ama oyun grupları çok güzel bir şey. Yani bebeğin sosyalleşmesi açısından ama onun dışında bireysel olarak kızımın yönlendirdiği şekilde, onun istediği oyuncaklarla oynuyoruz.

Adsız dedi ki...

Tekrar çok teşekkürler sevgili Esra.Ayrıntılı mailinden sonra bloğunda da bu konuya yer vermene çok sevindim.

Bloğunu her açtığımda ben de bugün kızıma bir blog açayım diyorum ama fırsat bulamıyorum bir türlü..Üzülüyorum unutulup gidecek olanlara..Ne güzel bir hatıra bırakıyorsun Ece için..

Dünya tatlısı kızın maşallah..Oku oku üfle ona annesi:)..

Sevgiler.
Funda.

Güneş dedi ki...

Ben begümle oyun oynarken daha bilinçli oynamaya özen gösteriyorum ama zaten zamanım kısıtlı olduğu için her zaman değil,ben ABA kitabından çok memnun kaldım aslında içeriğinde seninde dediğin gibi bildiğimiz şeyler ama bilinçli yapılınca daha eğlenceye dönüşüyor yada bazen ne yapsam dediğinde fikir veriyor,8 ve 9 bizimde yapacaklarımız arasında.
Sevgiler.

zeynep dedi ki...

valla ben kendi kafama göre oyun oynayayım dediğim vakit, bir süre sonra kızımı iki hoplatıp, kucağıma almış mincıklarken buluyorum kendimi, o yüzden kitaplar benim için vazgeçilmez olacak. şimdilik ABA yı kullanıyoruz, seviyoruz:)
Bir de, bir müddet sonra çalışacağım için bakıcıya şu oyunları bugün oynayacaksınız diyebilirim. Bakıcının doğaçlama oyun oynadık, demesini istemem açıkçası.

Süreklilik kutusu ne zamandır benim de aklımda,

Öptüm tontiş ece'yi:))

Sevgiler

mummy dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
mummy dedi ki...

'kirazsevdası' anne olunca göreceksin zaten öğrenme isteğiyle öyle dolular ki,sen bişey yapmasan da o öğrenecek inceleyecek bişey buluyor etrafında gerçekten..Tabii ki doğru uyarıcılarla karşılaştırmak çok gerekli ama iki tarafı da sıkmadan..

'Nilsu'nun annesi oyun gruplarıyla ilgili ikrine katılıyorum ve çok istiyorum Ece için bir oyun grubu bulabilmeyi..

Funda blog açarsan ilk benim haberim olsun:)

Güneş ben daha yeni başladım ABA'ya..Diğer 12-36 yaş arası oyunlar kitabı için söylemiştim çok bilindik şeyler var diye..ABA'daki oyunlar kısmını okumadım daha..Dediğin gibi ne yapsam diye düşündüğümde kitaplar bir yerde devreye girebilir ama her oyunun da oradan olması gerekmez bence..

Zeynepçim bence bir yaşına kadar bebeğin en fazla ihiyaç duyduğu şey de o zaten..Ben şu dönem için konuşumuştum.Bir yaşından sonra elbetteki bahsettiğim kitaplardan oluşturduğum oyun arşivi çok güzel bir yönlendirici olacak benim için de..Bir de bulacağın bakıcı eğer bakmanın ötesinde oyun oynama mertebesine geçmişse bırak doğaçlama oynasın..Benim okuduğum kitaplarda bahsedilen oyunların büyük çoğunluğu zaten Ece'yle doğaçlama olarak oynadığım oyunlarmış..Yani aklın yolu bir aslında..11 aylık bir bebeğin nelere ihtiyaç duyabildiğini oyun kitaplarına bakmadan da anlayabiliyorsun az çok..Eğer tercihin lisanslı, bu işin eğitimini almış biri olacaksa o başka tabi..
Sevgiler..

derya dedi ki...

esra bende bahsettiğin kitabı almıştım gerçekten çok basit geldi
herşey tamamen bilindik şeyler
ecê'de çok tatlı çıkmış maşallah

12 Mart 2009 Perşembe

Biraz da oyun...

Geçen haftalarda bloğumu takip eden Funda hanım mail atmıştı bana 10 aylık kızı için oyun/oyuncak tavsiyesi ile ilgili..Haddim değil tabi ben de internetten gördüklerim ve okuduklarımla sınırlı olarak biliyorum..Bildiğim linkleri ve kitapları önermiştim kendisine..Buraya da birkaç ekleme yapmak istedim..Ece'nin günlüğünde de yer alsın diye:)

Aslında şu dönemde Ece'yle öyle planlı temalı falan oyun oynamıyorum öncelikle..Ya da şunu oynatayım da şunu öğrensin diye düşünmüyorum fazlaca..Bu durumun beni -bu dönem için- sterese sokacağını,gitgide yetersizlik duygusu yaratacağını ve biraz da olayı yapaylaştıracağını düşünüyorum (tamamen şahsi konuşuyorum tabi)Oyunlar öyle doğaçlama,aklıma ne gelirse artık..Geçen postlarda şu kitaptan bahsetmiştim zaten..Şu kitabı da almıştım vakti zamanında ama içindeki oyunlar zaten herkesin yaptığı şeyler kanımca..Çok değişik bişey yok yani..Cee oyunu,Tos oyunu,hoppala,oyuncakları konuşturma,el kuklaları falan gibi çok bilindik hatta yaparken oyun olarak bile düşünmediğimiz oyunlar yani..O yüzden okunmasına çok gerek yok diye düşünüyorum..Şu kitapta değişik örnekler var ama daha çok 2 yaş sonrasına hitap ediyor..Biraz daha yaratıcı...Kutulardan oyuncaklar,ponpon örümcekler,yumurtadan insan,elbise askısından terazi gibi el yapımı şeylerle oynanan oyunlardan bahsedilmiş ama dediğim gibi bizim için henüz erken..Bir de şu kitap var elimde konuya biraz daha bilimsel yaklaşmış adından da belli olacağı üzre..Onu bitirmedim henüz ama orda da değişk dönemler için güzel oyunlar var..Bildiğim siteleri de oyun/aktivite linklerine ekliyorum buldukça..Siz de tavsiye edeceğiniz kitap ve siteleri yorumlara ekleseniz sevinirim..

Oyuncaklarını eledim geçen gün..O bebeklik çıngıraklarına falan yüz vermiyodu artık kaldırdım..6 ay civarı aldıklarımızı da sakladım bir süreliğine..Ortada bikaç oyuncak kaldı..Aslında öyle deli gibi de oyuncak almıyorum ama ne ara arttılar bu kadar anlamadım..Bundan sonra daha dikkatli olunacak oyuncak alımı konusunda..

Gelelim bizim kızın bu ara en çok takıldığı oyuncak ve oyunlara...



1. Bu oyuncağı şu arkadaşların Meydan AVM'deki dükkanlarından almıştık..Şİmdilik favorisi diyebilirim.Özellikle sabah saatlerinde ben ortalığı toparlayıp kahvaltısını hazırlayana dek oyalayabiliyo kendisini..Daha önce bu tipte bir de Lamaze Ahtapotu vardı bacaklarını sıkınca nota öttüren..Ama daha sıkamıyo kendisi onu..Buna vurdum mu müzik nevinden bişeyler çıkarıyo ortaya:)

2. Çubuğa dizili halkalar..Üsttekiyle aynı yerden alınma..Halka kısmı biraz dar olduğu için geçiremiyo daha..(Eklenti:Yazdğım günün akşamı geçirmeye başladı halkaları,nasıl dikkatlice,her halkada takdir beklercesine,bitirince de mutluluktan alkış yaparak:)Şaşkın kuş..)(aslında 18+ bir oyuncak)Halkadan çıkarıp birbirni vurdurmak hoşuna gidiyo..

3. Bu içiçe geçen tabakları annem almıştı.Suyun içinde oynamak için tabakların dibinde delikler var.İçiçe geçirip üstüste dizmekten pek zavk almıyo tabi şimdilik..Geçen küçük bir leğenin içine su koyup oynattım bayıldı resmen..Ama daha var suyla oynanacak havalara..

4. Bu da Playschool'un el kuklası..3 aylıkken almıştık,önündeki sayfaları hışırdata hışırdata kemiriyodu o zamanlar..Şimdilerde Ali babanın çiftliği,kuzu kuzu mee ve bilimum uydurmasyon şarkı ve hikayeye uygun olarak kullanılabiliyor:)

5.Bu da önceki postta anlattığım kitaptan..Bir sepetin içine çocuğun ilgisini çekebilecek,çok sık görmediği, farklı doku,ses ve kokularda nesneler koyuyorsunuz..Sepeti kendisinin bulabileceği bir yere koyup beş on dakikacık nefes alabiliyorsunuz..(Kitap yarım saat oyalanabilir diyor ama..)

6.Bildiğimiz baloncuk oyunu..Daha küçükken de yapıyodum ööyle bakıyodu ağzı açık..Şİmdi bir türlü kaldıramadığı totişiyle yakalamaya çalışması pek komik..

7.Bu da uydurmasyonumuz gene:)Yumurtaları dolaba yerleştirirken pek heveslendi,uzanıp almaya çalıştı mama sandalyesinden..Ben de içine pinpon toplarını koyup verdim eline..Önce alıyo sonra yerlerine koyuyo en son da tabi mama sandalyesinden aşağıya..Bir müddet oyalıyo yine de..

8. İki oyuncak kutusunu içiçe koyup atacakken aklıma sevgili Özgür'ün sitesinde gördüğüm şu kutu geldi..E fikir ondan yapması bizden oldu..Aslında yapması babadan desek daha doğru..Bir Cumartesi sabahı oturmuş yapmış..Bizimki önce topu attığı delikten bulmak istedi sonra gösterdik çekmece kısmını..Atıp ordan alıyo şimdi..Maliyetsiz oyuncak:)

9.Bu da kitap ve dergilerimi kurtarmak için Ece'nin eline tutuşturduğum bir albümdü aslında..Sonra baktım elinden düşürmüyo bir amaca hizmet etsin bari diye içine bulduğum farklı dokudaki kumaş parçalarını yapıştırdım oldu sana 'doku defteri'..Fikir yine Özgür'ün Montessori bloğundaki şu yazısından..

10. Tabi bi de bazen kafa sallayarak bazen el çırparak oynadığımız şarkılarımızla,sevdiğimiz kitaplarımız var..Kitapları her zaman eline vermiyorum oyuncak gibi algılamasın diye şimdilik..Açıp yine uydurmasyon tekniği ile anlattığımız hikayeler eşlğinde bakıyoruz belli zamanlarda..
.....

Ama en çok kendi uydurduğu şeylerle eğleniyor tabi her çocuk gibi..Mesela geçen gün eline kek verdim küçücük..Önce tadına baktı ağzında geveledi tanecikleri..Sonra minik minik bölüp bana uzattı..Ben de parmağını hüplete hüplete ham yaptım kekleri...Kırıldı gülmekten resmen..Hem içinizden 'ulen niye güler ki buna bu bebe' deyip hem de biraz daha gülsün diye daha şebekçe devam ettirirken dünyanın en mutlu insanı oluveriyorsunuz..İşte budur oyun diyorum ben 11 aylık bebek için..Mutlu olsun mutlu etsin:))

Yine her çocuk gibi heralde oyun/oyuncak bi yana 'attaa' bi yana onun için..Dışarda olduğu kadar keyifli olmuyor hiçbiryerde..Haklı tabi keşfedilecek uçsuz bucaksız bir dünya var önünde..Hava aşırı soğuk olmadıkça şakır şakır yağmadıkça hergün çıkarmaya çalışıyorum bahçeye..Bahçemiz düzenlenirken Ece birkaç günlüktü daha..Pencereden bakarken hayalini kuruyodum acaba seneye yaza buralarda yürürmü oynarmı diye..Galiba o günler kapımızda..Dört gözle bekliyorum havaların ısınmasını..Böyle mutlu,böyle şaşkın,böyle meraklı dışarda..




Çok daldan dala olacak ama Ece hanım ilk gösterisine de gitti dün..Babasının okul gezisine takılıp Dolphin'e gittik..İlk defa bu kadar kalabalığı birarada gördü..Gözlerini alamadı kreş çocuklarından önce..Onlara laf attı,kimisine sevgi gösterilerinde bulundu..Alkışlara,bağırışlara,ıslıklara katıldı kendince..Yunuslara şaşakaldı resmen..Yunusların bize top fırlattığı anda korktu,tam dudağını büzdü ağlayacaktı ki bizim gülüp el çırptığımızı görünce vazgeçti..İkimize de iyi geldi..Biraz daha anlayacak yaşa gelse de ana kız daha çok gidebilsek böyle yerlere..



Yarın annannemiz geliyor..Haftasonu kısacık bir Bursa ziyareti bizi bekliyor..E bi de sağlık olursa daha ne isteriz..

Sevgiler herkese..

8 yorum:

kirazsevdasi dedi ki...

her gun bir aktivite yapmaliyim, her gun yeni seyler ogretmeliyim zorunluluguna girmek bence de gereksiz.
zaten ne yaparsaniz yapin, alacagini aliyor, istemedigini birakiyor bebekler.
tabi hic aktivite yapmayalim demiyorum.

Cok tatli bi kız bu :) maşallah

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Ben de katılıyorum... En azından ben yapamadım. Bizim oyunlarımız sponten Nilsu ile. Her şeyi doğal akışına bırakmaya çalışıyorum. Ama oyun grupları çok güzel bir şey. Yani bebeğin sosyalleşmesi açısından ama onun dışında bireysel olarak kızımın yönlendirdiği şekilde, onun istediği oyuncaklarla oynuyoruz.

Adsız dedi ki...

Tekrar çok teşekkürler sevgili Esra.Ayrıntılı mailinden sonra bloğunda da bu konuya yer vermene çok sevindim.

Bloğunu her açtığımda ben de bugün kızıma bir blog açayım diyorum ama fırsat bulamıyorum bir türlü..Üzülüyorum unutulup gidecek olanlara..Ne güzel bir hatıra bırakıyorsun Ece için..

Dünya tatlısı kızın maşallah..Oku oku üfle ona annesi:)..

Sevgiler.
Funda.

Güneş dedi ki...

Ben begümle oyun oynarken daha bilinçli oynamaya özen gösteriyorum ama zaten zamanım kısıtlı olduğu için her zaman değil,ben ABA kitabından çok memnun kaldım aslında içeriğinde seninde dediğin gibi bildiğimiz şeyler ama bilinçli yapılınca daha eğlenceye dönüşüyor yada bazen ne yapsam dediğinde fikir veriyor,8 ve 9 bizimde yapacaklarımız arasında.
Sevgiler.

zeynep dedi ki...

valla ben kendi kafama göre oyun oynayayım dediğim vakit, bir süre sonra kızımı iki hoplatıp, kucağıma almış mincıklarken buluyorum kendimi, o yüzden kitaplar benim için vazgeçilmez olacak. şimdilik ABA yı kullanıyoruz, seviyoruz:)
Bir de, bir müddet sonra çalışacağım için bakıcıya şu oyunları bugün oynayacaksınız diyebilirim. Bakıcının doğaçlama oyun oynadık, demesini istemem açıkçası.

Süreklilik kutusu ne zamandır benim de aklımda,

Öptüm tontiş ece'yi:))

Sevgiler

mummy dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
mummy dedi ki...

'kirazsevdası' anne olunca göreceksin zaten öğrenme isteğiyle öyle dolular ki,sen bişey yapmasan da o öğrenecek inceleyecek bişey buluyor etrafında gerçekten..Tabii ki doğru uyarıcılarla karşılaştırmak çok gerekli ama iki tarafı da sıkmadan..

'Nilsu'nun annesi oyun gruplarıyla ilgili ikrine katılıyorum ve çok istiyorum Ece için bir oyun grubu bulabilmeyi..

Funda blog açarsan ilk benim haberim olsun:)

Güneş ben daha yeni başladım ABA'ya..Diğer 12-36 yaş arası oyunlar kitabı için söylemiştim çok bilindik şeyler var diye..ABA'daki oyunlar kısmını okumadım daha..Dediğin gibi ne yapsam diye düşündüğümde kitaplar bir yerde devreye girebilir ama her oyunun da oradan olması gerekmez bence..

Zeynepçim bence bir yaşına kadar bebeğin en fazla ihiyaç duyduğu şey de o zaten..Ben şu dönem için konuşumuştum.Bir yaşından sonra elbetteki bahsettiğim kitaplardan oluşturduğum oyun arşivi çok güzel bir yönlendirici olacak benim için de..Bir de bulacağın bakıcı eğer bakmanın ötesinde oyun oynama mertebesine geçmişse bırak doğaçlama oynasın..Benim okuduğum kitaplarda bahsedilen oyunların büyük çoğunluğu zaten Ece'yle doğaçlama olarak oynadığım oyunlarmış..Yani aklın yolu bir aslında..11 aylık bir bebeğin nelere ihtiyaç duyabildiğini oyun kitaplarına bakmadan da anlayabiliyorsun az çok..Eğer tercihin lisanslı, bu işin eğitimini almış biri olacaksa o başka tabi..
Sevgiler..

derya dedi ki...

esra bende bahsettiğin kitabı almıştım gerçekten çok basit geldi
herşey tamamen bilindik şeyler
ecê'de çok tatlı çıkmış maşallah