8 Nisan 2008 Salı

Kıpırdak Ece Bebe ve Çekilemeyen NST...

37. haftaya başlarken Ece Hanım dün ilk NST deneyimimizi de yaşamış olduk..Ama bizi çok uğraştırdı sıpa..Saat 11:30 gibi girdim NST odasına.İşte malum makineyi bağladılar karnıma..Önce hemşire hanım yarım saat kadar bağlı kalıcaksınız makineye dedi kendisinin ayrılabileceğini ümit ederekten..Ama tam kalkıcakken kalp atışı gitti bebeğin..Kadın tekrar oturdu ayarladı makineyi kalkacakken ses gene bozuldu..Ufladı pufladı..Bu bebek bize pozisyon vermiycek bugün anlaşılan dedi..Neyse 12'ye kadar benimle aletin başında uğraştıktan sonra açmısın dedi..Dedim kahvaltı yaptıydım ama hastaneye varana kadar acıktım gene..Neyse bişeyler yememi söyledi..Gittik oturduk bi yere tıkındık tatı matlı yedik gene bağlandık...Baktım bizim hemşire gene pofur pofur...'Ya bu ne hareketli bebek Alah sana kolaylık versin valla' dedi..Saol dedim ben de..Neyse saat 13:30 falandı biz odadan çıktık zar zor..Çok şükür sancım yokmuş kalp atışları da iyimiş bebeğin..

Bu rada dün KELEBEK'çim (valla link vermeyi bilsem attırıvercem ama teknoloji özürlü biri olarak zor öğrenmişim şu blog olayını beni zorlamayın sağ tarafta var kendileri tıklatıverin bi zaamet )beni sobelemiş...İlk sobem bu mutluyum gururluyum efenim..Konu: 'Hamileliğin nelerini özleyeceğim nelerini özelemeyeceğim?'..Yalnız ben düşündüm de şöyle bir özliyceğim pek az şey var galiba ben hamileliği pek sevmemişim:)Bi bakalım..

Önce hamileliğimden özlemeyeceklerimi yazıyım zira bissürüler kendileri:

1. Hamileliğimin ilk dönemlerinde en şidetlisinden yaşadğım mide bulantılarım..Herşeyden herkesten (kendimden dahi) midemin bulanması..Herşeyin heryerin iğrenç kokması..Evime ve kapalı alanlara girmenin işkence haline gelmesi..Hatta öyle ki o dönemde kullandığım parfümler ve oda spraylerini görmek dahi istemyorum şu anda...

2. Sık sık aşındırdığımız ve hala da aşındırmakta olduğumuz hastane yolları..Özellikle vermekten nefret ettiğim kan ve idrar tahlilleri..Kan vermek için iki de bir postu deldirme korkusu..26 yaşında bir kadın olabilirim ama hala korkuyorum iğneden napıyım...Onlar o kanı alırken benim canım çekiliyo valla...Hatta eşim yanımda olmasaydı ağlayabilirdim her defasında:))

3. Aynalara bakmanın özellikle son iki ayda işkence haline gelmesi..Yıllardır çıtı pıtı bir bayan olarak yaşadıktan sonra aynada gördüğüm kocakarı görüntülü şahısa bitürlü alışamamak..Giydiklerimi kendime yakıştıramamak...Aynaya bakıp da 'hmm güzel oldum' diyememek:)Kelebeğin de dediği gibi bikaç çeşit elbiseye mahkum kalmak hatta son bir aydır bir ayakkabı ile idare etmek zorunda kalmak..(Israrla almıycam büyük aykkabı bu ayaklar ya küçülecek ya küçülecek kardeşim)

4 Özellikle son aylarda uyumak için sağa ve sola dönmekten başka alternatifinin olmaması..Yüzüstü yatıp kollarımı yastığın altına sokarak uyuyamamak..Yatakta senden ve eşinden başka üçdört tane küçük yastık, katlanmış battaniye gibi bilimum ıvır zıvırın da bulunması...

5. Yine son aylarda geçerli olmak üzere tek başıma pek bir yere gidememek..(Şööyle alışveriş merkezlerine doğru salınmaktır kastım) Aman yorulursun aman sancın mancın tutar aman bayılırsın başın döner gibi bilimum bahanelerle kocacığım tarafından uzak yerlere gitmemin engellenmesi..Araba kullanmamın yasaklanması otobüse binmenin zaten lafının bile edilememesi...

Daha var ama sıkmayalım biraz da özleyeceklerimden bahsedelim bakalım...

1. Bi kere tabii ki yakınlar tarafından gösterilen ilgi ve alaka...Canının çektiği herşeyin yapılması...Hele ki geceleri köşelide daldığı tatlı uykusundan uyandırıldığı halde kızmayarak hatta seve seve özsüte dondurma almaya giden kocacığın bu halleri..Uzanabieceğim bir yerde dahi olsa tabak çanak alırken sırf o da yerinden kalksın diye sık sık mutfağa çağrıldığı halde kızmaması..

2. En nefret ettiğim ev işi olan yemek yapma olayından mümkün olduğunca uzak kalabilmek..İlk başlarda mide bulantısı nedeniyle zaten giremediğim mutfaktan, bisüre de annemin bende kalmasıyla uzak yaşamam..Sonra bunu alışkanlık haline getirerek yoruldum ayakta duramıyoum ayaklarına yatıp kocacığa apeatif bişeyler yaptırmak..A bugün canım şunu çekiyor deyip dışardan yemek (bliyorum pek sağlıklı değil ama)Böyle böyle son aya kadar toplam 15 kere bile yemek yapmamış olmak...

3. Günde iki saat olmak üzere haftada toplam sekiz saat derse girerek (bir günde boş)ve nöbet tutmayarak (hepinizin aklında vardır liseden bi nöbetçi öğretmen mevzuu..Koridorda korkuluk gibi dikilerek oğlum kızım koşma bağırma etme eyleme diye kulak tırmalayan o kişi de o görevi zevkle yapmamıştır emin olun...Bikere herkes öğretmenler odasında çayını yudumlayıp aç midesini doldururken orda sap gibi dikilmek iğrenç bişeydir...Yorgun bir dersten çıkıp aynı yorgunlukla derse girmek de cabası..)öğretmenlik hayatımın en kıyak senesin yaşamış olmak...Bu da sevgili müdürümün bana lütfudur ki kendsini saygı ve minnet ile yad ediyorum burdan...

4. Düğüne hazırlanır gibi bebişin dünyaya gelişine hazırlanmak..Herşeyini özenle seçmek almak düzenlemek..Eve gelip aldıklarını bir bir sevmek..Kıyafetlerini sevip mutlu olmak.. içlerinde onu hayal etmek..Onun mini mini ellerini ayaklarını düşünmek ve mutlu olmak..

4. Ve hamileliğimin en çok özleyeceğim tarafı kızımın bana bir el mesafesi kadar yakın olması...Elimi karnıma koyup onu sevmek..İçimde onu hissetmek dünyanın en garip ama en harika duygusu olsa gerek..İçinizde atan o minnacık kalbin size verdiği mutluluk...Belki de gerisi hikaye özleyeceğim tek şey budur hamileliğimden...Onun tekmeleri kıpırdanışları kalp atışları hıçkırıkları..Bidaha hiç olamayacağı kadar size yakın olması....

Tabii ki iyi ya da kötü hamleliğimde ne yaşadıydsam hiçbirinden şikayet edemem çünkü ben anne olacağım bana kızımı getirecek inşallah..Allah herkese rahat hamilelikler ve sağlıklı bebekler nasib etsin...

Maalesef elimizde hamileiğinin sonuna yaklaşmış bir blogçu olmadığından ben de hamileliğinden özledikleri ve özlemedikleri şeyler konusunda çiçeği burnunda annemiz :) sevgili HUYSUZ VE TATLI'yı sobeliyorum gene link veremeyerekten:)...Efekuş'tan vakit bulur bulmaz yazsın baklalım bize...

Kalın sağlıcakla..

12 yorum:

AYSUN dedi ki...

Annesi senin çok işin var bu bebeyle!!! Karnında bu kadar kıpırdaksa doğduğunda neler yapar kimbilir:)

Yemek yapmama konusu biraz daha devam edebilir emin ol:P Ahh çocukla uğraşıyordum yapamadım diyebiliyorsun:P

Ve tabii canın birşey isteyince de aaa sütüm çekti de diyebilirsin:) Hamilelik sonrası yapılabilecek nazlar:P

Meltem :-) dedi ki...

Esracım çok az kaldı:)) ben şimdiden senin adına da kendi adıma da heyecanlanıyorum:)) Ece dünyaya geldikten sonra bırakmayı düşünmüyorsun umarım blog yazarlığını çünkü bundan sonra benim gibi anne adayları için çok daha önemli:)Tecrübeye açızzz açızzz:)

KeLeBeK dedi ki...

doğurmadan okuyorum mummycim :) eline sağlık benim unuttuklarımı da eklemişsin, evet ilk zamanlardaki bulantılı bol serumlu ve yatak içinde geçen kısmı hiiiç özlemeyeceğimi eklemeyi unutmuşum ben. çok şükür geçti gitti o günler... tiksindiğim birşey kalmadı

annesininoglusu dedi ki...

inşallah sağ salim doğar bebiş
bu arada nöbet konusunu ne güzel anlatmışsın.ben de cumaları aynı kaderi paylaşıyorum:)

firdevs dedi ki...

ben aslinda cocuklari yatirirken uyumayi dusunuyodum :p aklima sen geldin :p icimden bir his mummy dogum yapti dediydi :)))) ama sen yine buralardasin :p seni 38. haftanda sanmistimda hevesim kursagimda kaldi :p

DAMLASAKIZLIKURABİYEM dedi ki...

merhaba.gerçekten de hamileliğin en çok özlenen yanı yavrumuzun kıpırdanışlarını,tekmelerini,hareketlerini,hıçkırıklarını(ben bunu da hissetmiştim) içimizde bedenimizde hissetmek sanırım.sağlıcakla kalın...

уαѕємiη... dedi ki...

bebeğin bu kadar hareketli olması bebeğin sağlıklı olduğunu gösteriyormuşş doktorumuz demişti bizim bıncık ta öyleydi :)) ben yaramaz olcak diye yorardım o başka :)))

bir bebeği bedende taşımak çok güzel ayrıcalıklı bir o kadar da zor .. Allahım herkese rahat hamilelikler nasip etsin ..
40'ın çıkana kadar da naz yapmaya devam edebilirsüm bir sürü bahneyle :))

sevgileer

Bir Derin Masalı dedi ki...

35. Haftada giridğim nst odasından tam 50 dakika çıkamayınca kapıda bekleyen eşim, acil bir şey oldu da doğuma aldılar sanıp telaş yapmış. Eğer 10 dk. daha çıkmasaymışım dalıyormuş ameliyathaneye :) Çok kıpır kıpırdı bir türlü nst yi koyduğumuz yerde tutamıyorduk :) Sevgiler...

mummy dedi ki...

Aysuncum verdiğin tavsiyeler için sağol..Demek bu nazları lohusalık döneminde de sürdürebiliriz:)İyiymiş yahu:)

Meltemcim Ece Hanım izin verdiği sürece yazarım ben buraya..Umarım güzel şeyler paylaşabiliriz daha...Sevgler..

Kelebekçim nasıl unutulur o ilk günler..Ben o zaman ikinci çocuğa tövbe etmiştim yahu..Gerçi zamanla unutuluyor ki insanlar ikinci üçüncü çocuk düşünebiliyorlar..

Annesininoğluşu teşekkür ederim..Allah yardım etsin o zaman Cumaları sana..Nöbetin çilesi bitmez:)

Aman Firdevsim ağzını hayra aç yahu..Daha yapılacaklar var beklesin hanımefendi bir zahmet:)

Merhaba damlasakızlıkurabiyem..Oy bu ne uzun bir isim böyle..Hoşgeldin bloğuma..SEvgiler..

Yasemin ben de korkmuyor değilim yaramaz olacak diye..Zaten zamane çocuklarının hepsi kıpır kıpır cin gibi heralde:)Allah sağlık versin napalım...

Handecim aynen benim eşim de deli olmuş dışarıda...Her giren 20 dakikada çıkıyor bizimki nerde kaldı diye:)Hatta çıkınca bile bayağı bir dil döktüm sorun olmadığına inandırmak için:)Sana da sevgler..

sabahnur dedi ki...

ben de cok fazla nstye baglanmıstım hamileliğin son haftalarında,hatta bir hamileyi kendim bile bağğlayabilirim:))

özleyecegin 4.numaraya bayıldım,cok guzel anlatmıssın..

siyap dedi ki...

ece kız maşallah çok sağlıklı anlaşılan ceren de öyleydi buarada kıpırdaklık hala devam ediyor yerinde durmuyor pamuş senin kız da sanırım ceren'e benzeyecek,sevgileeer...

mummy dedi ki...

Sabahnur çok memnun oldum ziyaretine..SEvgiler...

Siyapçım evet çok hareketli olcak diyo doktor her seferinde..Hayır benden sakin bi çocuk çıkmasını zaten beklemiyodum ama bezdirmese bari:) SEvgiler

8 Nisan 2008 Salı

Kıpırdak Ece Bebe ve Çekilemeyen NST...

37. haftaya başlarken Ece Hanım dün ilk NST deneyimimizi de yaşamış olduk..Ama bizi çok uğraştırdı sıpa..Saat 11:30 gibi girdim NST odasına.İşte malum makineyi bağladılar karnıma..Önce hemşire hanım yarım saat kadar bağlı kalıcaksınız makineye dedi kendisinin ayrılabileceğini ümit ederekten..Ama tam kalkıcakken kalp atışı gitti bebeğin..Kadın tekrar oturdu ayarladı makineyi kalkacakken ses gene bozuldu..Ufladı pufladı..Bu bebek bize pozisyon vermiycek bugün anlaşılan dedi..Neyse 12'ye kadar benimle aletin başında uğraştıktan sonra açmısın dedi..Dedim kahvaltı yaptıydım ama hastaneye varana kadar acıktım gene..Neyse bişeyler yememi söyledi..Gittik oturduk bi yere tıkındık tatı matlı yedik gene bağlandık...Baktım bizim hemşire gene pofur pofur...'Ya bu ne hareketli bebek Alah sana kolaylık versin valla' dedi..Saol dedim ben de..Neyse saat 13:30 falandı biz odadan çıktık zar zor..Çok şükür sancım yokmuş kalp atışları da iyimiş bebeğin..

Bu rada dün KELEBEK'çim (valla link vermeyi bilsem attırıvercem ama teknoloji özürlü biri olarak zor öğrenmişim şu blog olayını beni zorlamayın sağ tarafta var kendileri tıklatıverin bi zaamet )beni sobelemiş...İlk sobem bu mutluyum gururluyum efenim..Konu: 'Hamileliğin nelerini özleyeceğim nelerini özelemeyeceğim?'..Yalnız ben düşündüm de şöyle bir özliyceğim pek az şey var galiba ben hamileliği pek sevmemişim:)Bi bakalım..

Önce hamileliğimden özlemeyeceklerimi yazıyım zira bissürüler kendileri:

1. Hamileliğimin ilk dönemlerinde en şidetlisinden yaşadğım mide bulantılarım..Herşeyden herkesten (kendimden dahi) midemin bulanması..Herşeyin heryerin iğrenç kokması..Evime ve kapalı alanlara girmenin işkence haline gelmesi..Hatta öyle ki o dönemde kullandığım parfümler ve oda spraylerini görmek dahi istemyorum şu anda...

2. Sık sık aşındırdığımız ve hala da aşındırmakta olduğumuz hastane yolları..Özellikle vermekten nefret ettiğim kan ve idrar tahlilleri..Kan vermek için iki de bir postu deldirme korkusu..26 yaşında bir kadın olabilirim ama hala korkuyorum iğneden napıyım...Onlar o kanı alırken benim canım çekiliyo valla...Hatta eşim yanımda olmasaydı ağlayabilirdim her defasında:))

3. Aynalara bakmanın özellikle son iki ayda işkence haline gelmesi..Yıllardır çıtı pıtı bir bayan olarak yaşadıktan sonra aynada gördüğüm kocakarı görüntülü şahısa bitürlü alışamamak..Giydiklerimi kendime yakıştıramamak...Aynaya bakıp da 'hmm güzel oldum' diyememek:)Kelebeğin de dediği gibi bikaç çeşit elbiseye mahkum kalmak hatta son bir aydır bir ayakkabı ile idare etmek zorunda kalmak..(Israrla almıycam büyük aykkabı bu ayaklar ya küçülecek ya küçülecek kardeşim)

4 Özellikle son aylarda uyumak için sağa ve sola dönmekten başka alternatifinin olmaması..Yüzüstü yatıp kollarımı yastığın altına sokarak uyuyamamak..Yatakta senden ve eşinden başka üçdört tane küçük yastık, katlanmış battaniye gibi bilimum ıvır zıvırın da bulunması...

5. Yine son aylarda geçerli olmak üzere tek başıma pek bir yere gidememek..(Şööyle alışveriş merkezlerine doğru salınmaktır kastım) Aman yorulursun aman sancın mancın tutar aman bayılırsın başın döner gibi bilimum bahanelerle kocacığım tarafından uzak yerlere gitmemin engellenmesi..Araba kullanmamın yasaklanması otobüse binmenin zaten lafının bile edilememesi...

Daha var ama sıkmayalım biraz da özleyeceklerimden bahsedelim bakalım...

1. Bi kere tabii ki yakınlar tarafından gösterilen ilgi ve alaka...Canının çektiği herşeyin yapılması...Hele ki geceleri köşelide daldığı tatlı uykusundan uyandırıldığı halde kızmayarak hatta seve seve özsüte dondurma almaya giden kocacığın bu halleri..Uzanabieceğim bir yerde dahi olsa tabak çanak alırken sırf o da yerinden kalksın diye sık sık mutfağa çağrıldığı halde kızmaması..

2. En nefret ettiğim ev işi olan yemek yapma olayından mümkün olduğunca uzak kalabilmek..İlk başlarda mide bulantısı nedeniyle zaten giremediğim mutfaktan, bisüre de annemin bende kalmasıyla uzak yaşamam..Sonra bunu alışkanlık haline getirerek yoruldum ayakta duramıyoum ayaklarına yatıp kocacığa apeatif bişeyler yaptırmak..A bugün canım şunu çekiyor deyip dışardan yemek (bliyorum pek sağlıklı değil ama)Böyle böyle son aya kadar toplam 15 kere bile yemek yapmamış olmak...

3. Günde iki saat olmak üzere haftada toplam sekiz saat derse girerek (bir günde boş)ve nöbet tutmayarak (hepinizin aklında vardır liseden bi nöbetçi öğretmen mevzuu..Koridorda korkuluk gibi dikilerek oğlum kızım koşma bağırma etme eyleme diye kulak tırmalayan o kişi de o görevi zevkle yapmamıştır emin olun...Bikere herkes öğretmenler odasında çayını yudumlayıp aç midesini doldururken orda sap gibi dikilmek iğrenç bişeydir...Yorgun bir dersten çıkıp aynı yorgunlukla derse girmek de cabası..)öğretmenlik hayatımın en kıyak senesin yaşamış olmak...Bu da sevgili müdürümün bana lütfudur ki kendsini saygı ve minnet ile yad ediyorum burdan...

4. Düğüne hazırlanır gibi bebişin dünyaya gelişine hazırlanmak..Herşeyini özenle seçmek almak düzenlemek..Eve gelip aldıklarını bir bir sevmek..Kıyafetlerini sevip mutlu olmak.. içlerinde onu hayal etmek..Onun mini mini ellerini ayaklarını düşünmek ve mutlu olmak..

4. Ve hamileliğimin en çok özleyeceğim tarafı kızımın bana bir el mesafesi kadar yakın olması...Elimi karnıma koyup onu sevmek..İçimde onu hissetmek dünyanın en garip ama en harika duygusu olsa gerek..İçinizde atan o minnacık kalbin size verdiği mutluluk...Belki de gerisi hikaye özleyeceğim tek şey budur hamileliğimden...Onun tekmeleri kıpırdanışları kalp atışları hıçkırıkları..Bidaha hiç olamayacağı kadar size yakın olması....

Tabii ki iyi ya da kötü hamleliğimde ne yaşadıydsam hiçbirinden şikayet edemem çünkü ben anne olacağım bana kızımı getirecek inşallah..Allah herkese rahat hamilelikler ve sağlıklı bebekler nasib etsin...

Maalesef elimizde hamileiğinin sonuna yaklaşmış bir blogçu olmadığından ben de hamileliğinden özledikleri ve özlemedikleri şeyler konusunda çiçeği burnunda annemiz :) sevgili HUYSUZ VE TATLI'yı sobeliyorum gene link veremeyerekten:)...Efekuş'tan vakit bulur bulmaz yazsın baklalım bize...

Kalın sağlıcakla..

12 yorum:

AYSUN dedi ki...

Annesi senin çok işin var bu bebeyle!!! Karnında bu kadar kıpırdaksa doğduğunda neler yapar kimbilir:)

Yemek yapmama konusu biraz daha devam edebilir emin ol:P Ahh çocukla uğraşıyordum yapamadım diyebiliyorsun:P

Ve tabii canın birşey isteyince de aaa sütüm çekti de diyebilirsin:) Hamilelik sonrası yapılabilecek nazlar:P

Meltem :-) dedi ki...

Esracım çok az kaldı:)) ben şimdiden senin adına da kendi adıma da heyecanlanıyorum:)) Ece dünyaya geldikten sonra bırakmayı düşünmüyorsun umarım blog yazarlığını çünkü bundan sonra benim gibi anne adayları için çok daha önemli:)Tecrübeye açızzz açızzz:)

KeLeBeK dedi ki...

doğurmadan okuyorum mummycim :) eline sağlık benim unuttuklarımı da eklemişsin, evet ilk zamanlardaki bulantılı bol serumlu ve yatak içinde geçen kısmı hiiiç özlemeyeceğimi eklemeyi unutmuşum ben. çok şükür geçti gitti o günler... tiksindiğim birşey kalmadı

annesininoglusu dedi ki...

inşallah sağ salim doğar bebiş
bu arada nöbet konusunu ne güzel anlatmışsın.ben de cumaları aynı kaderi paylaşıyorum:)

firdevs dedi ki...

ben aslinda cocuklari yatirirken uyumayi dusunuyodum :p aklima sen geldin :p icimden bir his mummy dogum yapti dediydi :)))) ama sen yine buralardasin :p seni 38. haftanda sanmistimda hevesim kursagimda kaldi :p

DAMLASAKIZLIKURABİYEM dedi ki...

merhaba.gerçekten de hamileliğin en çok özlenen yanı yavrumuzun kıpırdanışlarını,tekmelerini,hareketlerini,hıçkırıklarını(ben bunu da hissetmiştim) içimizde bedenimizde hissetmek sanırım.sağlıcakla kalın...

уαѕємiη... dedi ki...

bebeğin bu kadar hareketli olması bebeğin sağlıklı olduğunu gösteriyormuşş doktorumuz demişti bizim bıncık ta öyleydi :)) ben yaramaz olcak diye yorardım o başka :)))

bir bebeği bedende taşımak çok güzel ayrıcalıklı bir o kadar da zor .. Allahım herkese rahat hamilelikler nasip etsin ..
40'ın çıkana kadar da naz yapmaya devam edebilirsüm bir sürü bahneyle :))

sevgileer

Bir Derin Masalı dedi ki...

35. Haftada giridğim nst odasından tam 50 dakika çıkamayınca kapıda bekleyen eşim, acil bir şey oldu da doğuma aldılar sanıp telaş yapmış. Eğer 10 dk. daha çıkmasaymışım dalıyormuş ameliyathaneye :) Çok kıpır kıpırdı bir türlü nst yi koyduğumuz yerde tutamıyorduk :) Sevgiler...

mummy dedi ki...

Aysuncum verdiğin tavsiyeler için sağol..Demek bu nazları lohusalık döneminde de sürdürebiliriz:)İyiymiş yahu:)

Meltemcim Ece Hanım izin verdiği sürece yazarım ben buraya..Umarım güzel şeyler paylaşabiliriz daha...Sevgler..

Kelebekçim nasıl unutulur o ilk günler..Ben o zaman ikinci çocuğa tövbe etmiştim yahu..Gerçi zamanla unutuluyor ki insanlar ikinci üçüncü çocuk düşünebiliyorlar..

Annesininoğluşu teşekkür ederim..Allah yardım etsin o zaman Cumaları sana..Nöbetin çilesi bitmez:)

Aman Firdevsim ağzını hayra aç yahu..Daha yapılacaklar var beklesin hanımefendi bir zahmet:)

Merhaba damlasakızlıkurabiyem..Oy bu ne uzun bir isim böyle..Hoşgeldin bloğuma..SEvgiler..

Yasemin ben de korkmuyor değilim yaramaz olacak diye..Zaten zamane çocuklarının hepsi kıpır kıpır cin gibi heralde:)Allah sağlık versin napalım...

Handecim aynen benim eşim de deli olmuş dışarıda...Her giren 20 dakikada çıkıyor bizimki nerde kaldı diye:)Hatta çıkınca bile bayağı bir dil döktüm sorun olmadığına inandırmak için:)Sana da sevgler..

sabahnur dedi ki...

ben de cok fazla nstye baglanmıstım hamileliğin son haftalarında,hatta bir hamileyi kendim bile bağğlayabilirim:))

özleyecegin 4.numaraya bayıldım,cok guzel anlatmıssın..

siyap dedi ki...

ece kız maşallah çok sağlıklı anlaşılan ceren de öyleydi buarada kıpırdaklık hala devam ediyor yerinde durmuyor pamuş senin kız da sanırım ceren'e benzeyecek,sevgileeer...

mummy dedi ki...

Sabahnur çok memnun oldum ziyaretine..SEvgiler...

Siyapçım evet çok hareketli olcak diyo doktor her seferinde..Hayır benden sakin bi çocuk çıkmasını zaten beklemiyodum ama bezdirmese bari:) SEvgiler