29 Aralık 2009 Salı

20 ay dediğin..

Aşı meselesini yaptırmama kararına bağlayıp gündemden çıkardık..Zor oldu karar vermek..Kalabalığa girmiyor,toplu taşım aracı kullanmıyor,emiyor ve -umarım-güzel besleniyor dedik son olarak..Koca kışı hasta olmadan atlatmasını dilemek ütopya olur belki de,hafif atlatmasını diliyoruz bu karardan sonra..Fikir veren herkese teşekkürler..Babayı Erzuruma'a yolladık dün, iki haftalığına..Haftaiçi annanneyle dedemizi karşılayacağız ne mutlu..Anne hiç çalışmadığı bir sınavı atlattı dün..Pek tabii ki vasat bir şekilde..Olsun,sağlık olsun..


Haftaiçi derslerin hazırlığı,haftasonu anne baba kız günü, Pazar günü evişi,pazar işi (evet evet zevk alarak gittiğim ve koca kişisi tarafından bırakılsam tüm günümü orayı tavaf ederek geçirebileceğim bir ekolojik pazarım var artık;) ) derken burası bomboş kalıyor..Günü yakalamak için geçmişi unutmamak adına güzel şeyleri kaydetmek için saatin bu saat olmasını bekledim..Uyku var ama olsun..Ece kızım yirmi aylık olmuş ya bugün..Yazarım artık..

Evde bıcır bıcır dışarıda ağırbaşlı,pürdikkat,ciddi surat bir kontes 20 aylık Ece hanım..İki farklı karakter evdeki ve dışarıdaki halleri..Tamam geçen gün okul arkadışımın evinde,21 bir aylık oğluyla birlik olup tencereyi basamak yaparak vitrin içine girme olayını saymıyorum,bir istisnaydı...Değişim habercisi de olabilir bir istisna da..Olsun,iki durumda da şikayetçi değilim:)

20 aylık Ece kızım,tombul kuşum;


Uyuyor..
Çoğu gece deliksiz,kendi yatağında..Bazen emerek,bazen kaşınarak..E bazen de bol muhabbet bol sohbet isteyerek,uykudan kaytarmaya çalışarak tabii..Tanıdığı bildiği herkesin ve tüm oyuncaklarının uyuyup uyumadıklarını 99! kez sorarak..Bazen civcivi anlattırıp bazen mini mini kuşu söylettirerek...Ama uyuyor,güzel uyuyor,uykusuz geçirdiğim onca aydan sonra ilaç gibi geliyor..


Yiyor..
Meyveleri tüm tüm,kütür kütür pek tatlı..Mandalinayı itinayla kendisi soyarak,eh 'naaaaaaaaağğ' diye özel olarak talep ettiği narı her kıyafetini kalıcı olarak renklendirecek şekilde..Sebze yemeklerini ve çorbasını annenin sebze sevmeyecek bu çocuk iddialarına inat..Gaga (yumurta) yı pişmesini bile bekleyecek sabrı olmadan..Pekmezi kaşık kaşık kendi isteğiyle..Et,balık,yoğurtu önünden alamayacağımız şekilde..


İçiyor..
Tamam su dışında sadece portakal suyu ama konu başka..Evet kendisi öyle istediğinden beri bardaktan,müdahalesiz içiyor da sürahiden bizim boşaltmamıza da izin yok..Eh sürahiler zor kalkınca,günde 10 kez üst baş ıslanınca,babanne küçük bir pet şişeden doldurmanda bulmuş çareyi..Olur, o da olur..


Geziyor..
Yaz gezentiliğinden sonra az geliyor ama olsun,yağmur yağmadıkça güneş aradan yüzünü gösterdikçe çıkıyor..E artık babayla pazar sabahı ekmeklerini almaya da gidiyor...Fırıncıdan da mutlaka bir simit nasiplenip geliyor...


Oynuyor..
Bıkmadan, sıkılmadan..Oyuncaklarla değil bittabiki çoğu zaman bizimle..Sırtımızda,tepemizde,ebesiyle sobesiyle dansıyla,müziğiyle..Enerjisi evdeki dört insanı yere yıkmaya yetiyor..Oyunun hertürlüsü güzel de,şu bitmeyen 'kına geceleri' tüm evi pek şenlendiriyor..Babanın eline def,babanneyle dedeye de marakaslar veriliyor..Sandalye ve örtüler de gelince oyun başlıyor..Öyle kapmış ki inceliklerini kına yakılırken ağlıyor:P Babasından öğrendiği koridor futbolunda da çok başarılı hani..Güzel tablo deviriyor mesela..Annem kim düşürdü tabloyu? 'Dop (top),dop' Kim vurdu peki topa? 'men,Ece'...



Ve pek tabii ki her yere herşeye o minicik burnunu sokuyor..Herşeye el atıyor..Temizlik de yapıyor,makineye çamaşırlarını da atıp çalıştırıyor,e ne yalan söyliyim çok güzel de hamurişi yapıyor..Ben unutuyorum,kaytarıyorum da o unutmuyor bahçedeki çiçeklerini,evdeki balıklarını..Tam 1,5 yaş çocuğu gibi, 'iş' yaptıkça seviniyor,'her yardıma hazırım' halleri çok eğlendiriyor..

Eh hep 'cici' değil,bazen de 'huysuz' bu 20 aylık hanım..Mız mız sabahlara uyandığımız,sesinin yüksek tonlarını duyduğumuz da oluyor artık sıkça..E söyleyeyim bari,iki yaşına az kaldı ya..Söylemesek çağırmasak mı ama robot değil ya,öyle ya da böyle yaşayacağız pek meşhur terrible two'muzu..Olsun herşeyleriyle kabulümüz,hayat esirgemesin onları bizden...Daha nice 20 aylarını görelim,uzun yıllar birlikte büyüyelim miniğim!!

16 Aralık 2009 Çarşamba

Düşün düşün .......tur işin..

Gece gece başka başlık aklıma gelmedi...Düşünüyorum....Koca kişisi 'yarın yanıma uğra beni al,Ece'yi de alıp aşısını yaptıralım artık,sen karar falan veremeyeceksin yoksa' dedi ve saniyesinde uyudu da..Ben biraz daha gezindim H1N1 sayfalarında..Biraz daha kafam karıştı...Açayım iki satır yazayım dedim..Ne yazayım?'Neden yaptırmalıyım'ı mı? 'Neden yaptırmamalıyım'ı mı? Ona karar versem uyumuş olurdum heralde...

Ben iki gündür olduğu gibi bugün de eksem mi kocayı?

Doktorunu bidaha mı arasam?

Biraz daha mı beklesem?

3 hafta sonra başlayacak zaten korumaya,daha fazla düşünmesem mi?

Of, kafamı koparıp atsam mı?

U-yu-ya-mı-yo-rum.Nokta.

13 Aralık 2009 Pazar

"Çene"sel mevzular..



İlk aylarda en çok konuşmasını merak ederdim ben..Nasıl bir sesi olacak?İlk neler söyleyecek?Nasıl konuşacak?O zamanlar çok uzak gelirdi konuşacağı dönemler..Hani bazı şeyler vardır ya kafanızda canlandıramazsınız bile..İşte hiç Ece'yi konuşurken düşünemiyordum bebekken..Ama nasıl olduğunu anlamadığınız bir şekilde başlıyorlar işte..Hem çok yavaş hem çok hızlı oluyor herşey..

İlkönce şu babaları çok sevindirik eden ba-ba-ba'lar,sonra de-de'ler..Sonra sizin en çok kullandığınız kelimeler..Çevresindeki konuşan sayısı ve konuşma miktarına göre artıyor kelimeleri de..13-14 aylık postlarını okudum da demin,dışarı daha sık çıktığı dönemlerde artmış kullandığı kelimeler..Ama ben söylediği kelimelerden ziyade,işaretle de olsa istediğini ifade edebildiği dönemde rahatlamıştım hatırlıyorum..'Bu/bunu diye ne istediğini ifade ettikten sonra biraz kolaylaşıyor hayat..Sonra Ece'nin böyle böyle'leri başladı ki hala sıklıkla kullandığı anlatma şekli..Gün içinde beraber olduğu kişiler çok rahat anlıyor ne anlattığını...Dışarıya biraz tercüme etmek gerekiyor tabi..Eve yeni gelen biri gözünü işaret edip,kırpıştırmasını ve böyleee demesini çözemeyebilir,ama ben odasının ışığını açmamı istediğini anlıyorum:P

Bi de eve yabancı gelince -hatta iki haftadır görmediği teyzesi bile- devreleri kapatıyor Ece..Susuyor,sakinleşiyor,öylece durup izliyor birsüre..Dışarda gören biri hiç konuşmadığını hatta yürüyüp koşmadığını zannedebilir yani..Daha 7-8 aylıkken bile yabancıları görünce uzun uzun neredeyse göz kırpmadan öylece izlerdi Ece..Aslında çok da içekapalı büyümedi,yazın bahçede mahallede pek çok çocukla muhatap oldu,teyze-anneanne-babanne üçgeninde bolca gezindi,eh çok sık olmasa da yaşıtlarıyla da görüştü, doğumundan sonra pek de eve kapanmadık heryere götürdük ama, öyle sosyal böcek olduğunu söyleyemeyeceğim pek..Karakter mi yoksa büyüdükçe geçecek bir süreç mi bilemiyorum şimdilik..

Velhasıl bizim hanımın kelimelerini yazayım diye oturdum bilgisayar başına ben..Sonra hangilerini yazmak gerektiğini bilemedim..Çünkü aslında üç grupta toplayabiliriz onları..(ders anlatır gibi hissettim kendimi) 1)Adını bilmemekle beraber biz adını söylediğimizde taklitle söyleyebildikleri 2)Adını bildiği fakat sadece bu ne? diye sorduğumuzda söyledikleri 3) Gün içinde adını söylediği ve sık tekrar ettikleri..Asıl kelime dağarcığı son grup oluyor heralde,o da şöyle:

Anne/m,abba (abla),aabi,amma (amca),atti ,attım, ah (al),Atli (Aslı), akka (ayakkabı),ağde (aydede),amin

baba,benim (benim),bu,bunu,böyle,bayt (bak),bıcı bıcı,bebet (bebek),buğci (Burcu),baane(babanne),badi (body),bitti, bağbağ (baybay), biy (bir),

Ciğciğ (civciv),cici,çiş
dede, düttü/m (düştüm)
Ece,Emo (dayısı),emma (elma),ebmek (ekmek)
gaga (yumurta),del (gel),deldi/m (geldim)
icii (canımıniçi)
kağga (karga),kaydi (kaydı-elinden düşen herşey için)
mama,meme,
nağ (nar), nane (bu da bi bebeğin ilk kelimelerinden olur mu?Evet en seviği çorba yoğurt çorbası olursa,onu da nanesiz yemezse oluyomuşşş)
otti (otur)
piti (kedi),meyniğ (peynir),pişş (pişir)
cu (su)
tiğde (teyze)
Datti (yat/tım)
Değtin (zeytin)



İlginç ki bir dönem çok sık kullandığı kelimelerden şimdi hiç kullanmadıkları da var..Birara çöp atmaya taktığı için 'töç' kelimsini dilinden düşürmüyordu,son bir aydır hiç kullanmadı mesela..Bazı şeyleri de sadece ses taklitleriyle nitelendiriyor.Me (kuzu),havhav, vuu (bu ara uçaklar için),deh deh (at) gibi....Ve takıları kullanmadan cümle kurabiliyor azbuçuk..'Anne,gıgı pişş' diye yumurta pişirmemi istiyor..'Anne baytt,baba deldiii'.. diyor babası gelince..

Etrafımda 19 aylık çocuk olmadığı için çok karşılaştırma imkanım olmuyor..Bilemiyorum,dönemine göre az mı çok mu konuşuyor..Karşılaştırma yapmak da pek anlamlı gelmiyor zaten..Her çocuk ayrı dünya..Zamanı gelince herşeyi söylüyor,yapıyorlar zaten..

Biliyorum bisüre sonra sıradan gelecek konuşmaları ve heyecan vermeyecek yeni kelimeleri...

O yüzden; heyecanı geçmeden,sıcağı sıcağına ekleyeyim dedim bloğuna..

8 Aralık 2009 Salı

19 aylık oyuncu minik..

Bu aralar Ece'nin mütemadiyen bir bebek annesi ve ev hanımı moduda takıldığından bahsetmiştim oyunlarında..Özellikle Aslı ile sık görüştükleri zamanlarda ondan gördüklerini kendi oyunlarında uyguluyor taklitle..Bu ay belirgin olarak kızsal oyunları tercih etmeye başladı gerçekten..Ve bu konuda beni en çok sevindiren gelişme kendi kendine oyun kurup uzunca bir süre oyalanabilmesi..En azından okuldan gelince 15-20 dakikacık da olsa uzanma imkanım oluyor..Tek gözüm açık tek gözümkapalı izliyorum uzandığım yerden..Giydiriyor,yediriyor,atta götürüyor,bıcı bıcı yaptırıyor,doktor olup muayene ediyor,arada bi çay pişirip uyuma moduna girmiş annesinin ağzına dürtüyor falan..Hatta Aslı'nın favori oyunu gelincilik:P (kardeşimin evlenme olayının her ayrıntısına müdahil olduğundan beri bu oyuna sardı Aslıcığım)'ten de aklında kalanları yapıyor kendince..Bebeğini sandalyeye oturtup yüzünü örttükten sonra evde kim varsa çağırıp etrafında 'yüksek yüksek tepeleri' (şarkı değişmeyecek yanlız,yoksa hemen itiraz geliyor) söyleterek döndürüyor ve nedense müthiş zevk alıyor bundan:D

Bebeğiyle iki sıkı dost gibiler yani..Ona masal okumasına da bayılıyoruz..'BU civciv' adında bir masal kitabı var,hemen onu kapıp oturuyor bebeğinin yanına..Okurken yaptığım hareketleri ezberlemiş..'Bu ciğğğciiğğ' diyor,'bu gıgı (tavuk-kahramanımızın annesi)' diyor..Gerisi 'böyle' ile başlayan hareketlerinden ibaret..Civcivin boynu uzunmuş (böyle+boynunu gösterip havaya dikiyor),yalnız geziyor,çok sıkılıyormuş (böyle+offff+ileri geri gidiyor),suya düşüp boğulmakta olan kelebeği görmüş,kelebek çok ağlıyormuş (böyle+üüüüüüüüüü),onu kurtarmış ve arkadaş olmuşlar (böyle+bebeğine sarılıyor)..Hareketleri çok hızlı hızlı yapıp kısacık böyleleri ekleyince çok komik oluyor anlatımı..Ben eve gelince hemen bebeğe koşuyor geldiğimi haber vermek üzere..'Bebeeet bayytt anneee'..

Geçen ayki doktor kontrolünden sonra Yapa'ya uğramıştık yine..Bu sefer bir pedagog bayan vardı..Bu ayki gelişimi ve tercih edilebilecek,oyuncaklar oyunlar hakkında konuştuk biraz....Aklımda kalanları yazdım..

18 aylık bebeklerin dikkat süreleri çoğu şeye karşı anlık ve çok değişken olurmuş hala..Ama hoşlarına giden oyunlara karşı bu aydan itibaren 3 dak.yı geçen konsatrasyon sağlayabilirlermiş (KOnsatrasyon süresi oyuncakla oynama süresi değil,bir parçasını yapabilmek için harcadığı zamanmış bu arada)..Bu nedenle dikkatlerini yoğunlaştırabilmelerine olanak sağlayan oyuncakların bu ay için iyi bir tercih olduğunu söylemişti..Hem konsantrasyonunu hem el-göz koordinasyonunu geliştirmeye yönelik balık tutma oyununu tavsiye etti bize..Taygatoys'un sitesinde görüp -asla değmeyeceğini düşündüğüm bir fiyatı olduğu için almamıştım-,sonra Banu'nun kızı için hazırladığı ev yapımı balık tutma oyunu yapılabilir gelmişti ama hiç fırsat olmadı..Burada Woodentoys'unkini uygun bulup aldım.(20tl)Gerçekten çok hoşuna gitti Ece'nin..Normalde çabuk pes eden bir çocuk Ece,yapamayınca bırakır hemen azim göstermez pek,ama bu balıklarla inatlaştı epey:P..ilk gün cebelleşerek tuttu biraz,şimdi pıt diye konduruyor ve ağzımıza veriyor balıkları hammm diye diye:P..



18.aydan itibaren çocuklar -mış gibi oyunlarını diğer oyunalara tercih etmeye başlarlar demişti..(tecrübeyle sabit:) )Buna yönelik oyuncaklar (mutfak gereçleri,temzilik setleri,tamir setleri vs.) olabilir demişti..(Bunun için evdeki malzemelerin herbiri bir oyuncak aslında)

18. ay civarı parça-bütün kavramını da rahatlıkla anlayabilir düzeye geldikleri için bu yönde etkinliklere başlayabilirsiniz demişti..Aslında elimizin altındaki herşey kullanılabilir tabii ki bunun için..Meyveleri ikiye ayırıp eşleştirmekle başlanabilir..Ya da sık gördüğü kullandığı obje resimleri,kendi fotoğrafları parça-bütün olarak kullanılabilir..




Bunun için bikaç şey hazırlamıştım ama Ece kartlarla çok ilgilenmedi,o yüzden şöyle bişiy aldım,çok çeşidi var ve fiyatları uygun (7,5 tl)..




Tavsiye ettiklerinin içinde eşleştirme kartlarının bulunduğı kutu setler de vardı..Hertürlü nesne,hayvan,renk,zıt kavramlar vs var içlerinde..Evde yapılabilir diye almadım..Yine her türlü oyuncak ve ev eşyası eşleştirme de kullanılabilir..Hem bu aylarda kartlardan ziyade objeleri daha rahat eşleştiriyorlar..Bikaç kart da hazırlamıştım ama iki üç eşleştirmeden sonra sıkılıyor kaldırıyorum..

objeleri daha kolay eşleştirebiliyorlar


kart-obje eşleştirmelerinden birtek bunu sevdi..Kendi oyuncaklarının resimlerini çekip çıktı aldım.Oyuncaklarını kartlarda görünce çok şaşırdı.Aynılarını getirip yanlarına koydu.




Renkleri hiç tanımıyor henüz ve rengine göre ayırmıyor hiç,sadece kulak-göz aşinalığı olsun diye kendim yapıyorum önünde...

Bunun ikitanesini bulduktan sonra üçüncüde sıvıştı gitti mesela,kaldırıdım şimdilik..




Kartları daha çok ismini söyletmek anlamında kullanıyoruz şimdilik..Ben gördüklerim ve beğendiklerimi hemen çıktı alıyorum ileride de kullanırız diye..Ama kitaplarla arası çok iyi..Ya-pa'nın 0-2 yaş kitaplarını inceleme fırsatım da oldu orada..Kavramlar için Merhaba Kitap dizisi güzel,bikaç tane seçtim..Ve hikaye olarak 'Bu serisi' çok tatlı..Bir resim ve yan sayfada bir cümle var sadece..Ece 'Bu civciv'i pek sevdi..Tübitak yayınlarının da Erken çocuk kitaplığının tamamında gözüm kaldı..Ece için erken daha ama serinin bütün kitapları almaya değer..

Ve son olarak ahşap bloklar ile legoları bu aydan sonra daha aktif kullanır demişti..İnce kasları henüz tam gelişmediği için büyük parçalı legoları daha rahat kullanabilirlemiş..

Tüm oyunlar içinde bir sıralama yapacak olursak Ece için saklambaç,kutu kutu pense,yakalamaca,boğuşmaca ve sırnaşmaca:) gibi bizimle birebir oynadığı oyunlar ilk sırada geliyor tabii ki..Ve en uzun süren oyunları da bunlar oluyor...Bizim pestilimiz çıkmış oluyor onda tık yok..Duvara yüzünü dönüp,kolunuyla kafasını gömdükten sonra 'bi bi biğğ' diye yeterince saydığına kanaat getirerek 'anne gel' diye diye geziyor evin içinde..

Ve ikinci sıraya da şu tür faaliyetleri koymak gerek sanırım..Oyuncaklarından daha uzun süre oyalanıyor böyle faaliyetlerle..Tabii ki annenin yaratıcılığı değil,bloglarda gördüklerinden aklında kalanları zaman ve takat oldukça yaptırıyor..



(mandal takma,kaptan kaba mercimek aktarma,tuzluklara çubuk geçirme-renklerine göre ayıramıyor henüz-,peçeteliğe bardak altlığı koyma,bardak askısına halka takma,kaptan kaba süngerle su aktarma)

4 Aralık 2009 Cuma

Yazmalı artık...

Kaybolduk...

Açtık arayı epey günlükle..

Ama iyiyiz..

Hayat akıp giderken ve bir minik büyüyüp dururken başucumuzda buralar da boş kalmasın..Vakit bugündür..Annenin mecburi 'notlandırma!' işleri bitmiş,Pazar günkü veli toplantısına hazır,evdeki yeni düzen daha da oturmuş ve bayram rehavetiyle bayram sonrası işe dönüş stresini de atmışken Ece kızın günlüğüne de el atıp öyle koysun kafayı yastığa...




Arayı açınca toparlamak zor ouyor buralarda ya, biz sondan başlayalım.. Bayramdan...Ece kız ilk Kurban bayramı gibi ikincisini de İstanbul'da,ama teyze evinde annannelerle dayılarla geçirdi -ne mutlu tabii ki-..Baba Ankaradaydı babanne ve dedeyi getirmek için (nöbet değişimi), onu aradı birazcık,artık özlemini de belli ediyor,uykulardan uyanınca ilk onu sordu ama mutluydu genelde..



Aslıcıkla bol vakit geçirdi,bol taklitle şempanzeliğe soyunup koltuk sehpa üstlerinde gezinmeyi,kaydıraktan onun gibi yüzüstü kaymayı,merdivenleri bırakıp kaydırağa kaydırak kısmından çıkmayı,doktorculuk oynayıp hastanın göğsünü dinlemeyi, 'piş piş piş' diye diye (oyuncak) ocakta mamalar pişirmeyi öğrendi ablasından;) Eh ablasının durumu biraz 'bir minik cadıya katlanmak'tan ibaret şimdilik ama olsun o bekliyor Ece'nin büyümesini...Diyalogları pek komik,tiyatro gibiler biraraya gelince,otur seyret..Genelde oyuna oturduklarında Ece'den şöyle bir bağırtı kopuyor:

Ece:'aaaaaaaaa menimmm oooooooo'
Aslı:Ece,ablam bak ben sana bu küçük bebeği vermiştim ya ama..
Ece:I-ıııhhh menimm ooo..
Aslı:Tamam al hepsi senin olsun,o da bu da,ben fakir olayım zaten..??..:P
Ece:hı?
Aslı:Al senin olsun dedim ben fakir olayım
Ece:hı?
Aslı:Ya sen beni anlamıyomusun,duymuyomusun,neden hı hı diye sorup duruyosun,bana bak yüzüme bak,iyi dinle..
Ece:hı?

ve sabrı taşıp mekanı terkeden Aslı..:)))

Tabii ki Ece henüz paylaşmayı bilmeyecek kadar ve Aslı da yürüyebilen,bazı şeyleri söyleyebilen ve neredeyse onun boyutlarına yakın bir varlığın söylediği herşeyi anlayamayabileceğini bilemeyecek kadar küçük,ama bu diyaloglar da pek zevkli,özletecek cinsten..

....



19 aylık artık cimcime..Kızsal oyuncaklar şu ara en büyük zevki..Bebekler,mutfak eşyaları,ütüsü elinden düşürmedikleri..Bazen kendi kendine dalıyo oyuna,bebeğine bişeyler anlatıyo,yanına oturtup masal okuyo dönmeyen diliyle ve komik mimikleriyle...Olayları anlatıyor sadece 'anne böyle böyle böyleeeeee' kelimelerini kullanarak bazen..Hareketler dili oluyor..Şekilden şekile giriyor,oturuyor,kalkıyor,eller oraya buraya gidiyor anlatabilmek için..Bazen adını bildiği nesneleri bile söylemeyip hareketleriyle anlatmaya çalışıyor..Bu aya has bir özellik heralde..



Minik Herkül,en kaldıramayacağı şeyleri bile kaldırmaya çalışıp en kötü ihtimalle sürükleyerek o odadan o odaya taşıyor..Kendi sandalyeleri evin içinde seyehate çıkıyolar resmen, o nerede onlar orada,çanta gibi taşıyor onları..Canımıniçi diye sevdiğimde onu, 'iççiii' diye seviyor beni yanaklarımı sıka sıka..Nasılsın diye sorunca 'iyiii' diyor bugünlerde..Nerdesin deyip çağırdığımda 'anne gelldimmm' diye bağırıyo olduğu yerden..



Şikayet etmek ayıp mı bilmem ama azıcık fazlaca yapış yapış geziyoruz bu ay..Yanından ayrılırsam kıyamet kopuyor..Bi elimle soru,plan vs. hazırlayıp bir elimle Ece'yle bebek giydirmek,kule yapmak konularında günbegün aşıyorum kendimi..Hatta emzirirken yazılı okuyabilmek gibi bir kabiliyetim de var bugün itibariyle:P E bazen bunalan anne kızına patlayıp ağlatabiliyor da tabi bu durumda,bebekli hayatın gerçeği!!

Nasıl post post yazasım var başka konularda, yazmamışım ya günlerdir..Minik bir oyun grubumuz var mesela bir aydır devam ettiğimiz,tam bir ay önce yazıp resim koymaya üşendiğim için yayınlayamadığım 18.ay geleneksel:) Ya-pa ziyareti ile ilgili bir yazım var bekleyen,yine doğal beslenme ve doğal temzliğe kafayı takmışlığımla ilgili yazacaklarım var,bu konuda bir mutluluğum var 20 Aralıkta Kartala Ekolojik pazar açılacağı için....

Ama uyku da var..Sabah ilk saat dersi de var..

Şİmdilik kalsınlar kursağımda:))

SEvgiler bizden...

29 Aralık 2009 Salı

20 ay dediğin..

Aşı meselesini yaptırmama kararına bağlayıp gündemden çıkardık..Zor oldu karar vermek..Kalabalığa girmiyor,toplu taşım aracı kullanmıyor,emiyor ve -umarım-güzel besleniyor dedik son olarak..Koca kışı hasta olmadan atlatmasını dilemek ütopya olur belki de,hafif atlatmasını diliyoruz bu karardan sonra..Fikir veren herkese teşekkürler..Babayı Erzuruma'a yolladık dün, iki haftalığına..Haftaiçi annanneyle dedemizi karşılayacağız ne mutlu..Anne hiç çalışmadığı bir sınavı atlattı dün..Pek tabii ki vasat bir şekilde..Olsun,sağlık olsun..


Haftaiçi derslerin hazırlığı,haftasonu anne baba kız günü, Pazar günü evişi,pazar işi (evet evet zevk alarak gittiğim ve koca kişisi tarafından bırakılsam tüm günümü orayı tavaf ederek geçirebileceğim bir ekolojik pazarım var artık;) ) derken burası bomboş kalıyor..Günü yakalamak için geçmişi unutmamak adına güzel şeyleri kaydetmek için saatin bu saat olmasını bekledim..Uyku var ama olsun..Ece kızım yirmi aylık olmuş ya bugün..Yazarım artık..

Evde bıcır bıcır dışarıda ağırbaşlı,pürdikkat,ciddi surat bir kontes 20 aylık Ece hanım..İki farklı karakter evdeki ve dışarıdaki halleri..Tamam geçen gün okul arkadışımın evinde,21 bir aylık oğluyla birlik olup tencereyi basamak yaparak vitrin içine girme olayını saymıyorum,bir istisnaydı...Değişim habercisi de olabilir bir istisna da..Olsun,iki durumda da şikayetçi değilim:)

20 aylık Ece kızım,tombul kuşum;


Uyuyor..
Çoğu gece deliksiz,kendi yatağında..Bazen emerek,bazen kaşınarak..E bazen de bol muhabbet bol sohbet isteyerek,uykudan kaytarmaya çalışarak tabii..Tanıdığı bildiği herkesin ve tüm oyuncaklarının uyuyup uyumadıklarını 99! kez sorarak..Bazen civcivi anlattırıp bazen mini mini kuşu söylettirerek...Ama uyuyor,güzel uyuyor,uykusuz geçirdiğim onca aydan sonra ilaç gibi geliyor..


Yiyor..
Meyveleri tüm tüm,kütür kütür pek tatlı..Mandalinayı itinayla kendisi soyarak,eh 'naaaaaaaaağğ' diye özel olarak talep ettiği narı her kıyafetini kalıcı olarak renklendirecek şekilde..Sebze yemeklerini ve çorbasını annenin sebze sevmeyecek bu çocuk iddialarına inat..Gaga (yumurta) yı pişmesini bile bekleyecek sabrı olmadan..Pekmezi kaşık kaşık kendi isteğiyle..Et,balık,yoğurtu önünden alamayacağımız şekilde..


İçiyor..
Tamam su dışında sadece portakal suyu ama konu başka..Evet kendisi öyle istediğinden beri bardaktan,müdahalesiz içiyor da sürahiden bizim boşaltmamıza da izin yok..Eh sürahiler zor kalkınca,günde 10 kez üst baş ıslanınca,babanne küçük bir pet şişeden doldurmanda bulmuş çareyi..Olur, o da olur..


Geziyor..
Yaz gezentiliğinden sonra az geliyor ama olsun,yağmur yağmadıkça güneş aradan yüzünü gösterdikçe çıkıyor..E artık babayla pazar sabahı ekmeklerini almaya da gidiyor...Fırıncıdan da mutlaka bir simit nasiplenip geliyor...


Oynuyor..
Bıkmadan, sıkılmadan..Oyuncaklarla değil bittabiki çoğu zaman bizimle..Sırtımızda,tepemizde,ebesiyle sobesiyle dansıyla,müziğiyle..Enerjisi evdeki dört insanı yere yıkmaya yetiyor..Oyunun hertürlüsü güzel de,şu bitmeyen 'kına geceleri' tüm evi pek şenlendiriyor..Babanın eline def,babanneyle dedeye de marakaslar veriliyor..Sandalye ve örtüler de gelince oyun başlıyor..Öyle kapmış ki inceliklerini kına yakılırken ağlıyor:P Babasından öğrendiği koridor futbolunda da çok başarılı hani..Güzel tablo deviriyor mesela..Annem kim düşürdü tabloyu? 'Dop (top),dop' Kim vurdu peki topa? 'men,Ece'...



Ve pek tabii ki her yere herşeye o minicik burnunu sokuyor..Herşeye el atıyor..Temizlik de yapıyor,makineye çamaşırlarını da atıp çalıştırıyor,e ne yalan söyliyim çok güzel de hamurişi yapıyor..Ben unutuyorum,kaytarıyorum da o unutmuyor bahçedeki çiçeklerini,evdeki balıklarını..Tam 1,5 yaş çocuğu gibi, 'iş' yaptıkça seviniyor,'her yardıma hazırım' halleri çok eğlendiriyor..

Eh hep 'cici' değil,bazen de 'huysuz' bu 20 aylık hanım..Mız mız sabahlara uyandığımız,sesinin yüksek tonlarını duyduğumuz da oluyor artık sıkça..E söyleyeyim bari,iki yaşına az kaldı ya..Söylemesek çağırmasak mı ama robot değil ya,öyle ya da böyle yaşayacağız pek meşhur terrible two'muzu..Olsun herşeyleriyle kabulümüz,hayat esirgemesin onları bizden...Daha nice 20 aylarını görelim,uzun yıllar birlikte büyüyelim miniğim!!

16 Aralık 2009 Çarşamba

Düşün düşün .......tur işin..

Gece gece başka başlık aklıma gelmedi...Düşünüyorum....Koca kişisi 'yarın yanıma uğra beni al,Ece'yi de alıp aşısını yaptıralım artık,sen karar falan veremeyeceksin yoksa' dedi ve saniyesinde uyudu da..Ben biraz daha gezindim H1N1 sayfalarında..Biraz daha kafam karıştı...Açayım iki satır yazayım dedim..Ne yazayım?'Neden yaptırmalıyım'ı mı? 'Neden yaptırmamalıyım'ı mı? Ona karar versem uyumuş olurdum heralde...

Ben iki gündür olduğu gibi bugün de eksem mi kocayı?

Doktorunu bidaha mı arasam?

Biraz daha mı beklesem?

3 hafta sonra başlayacak zaten korumaya,daha fazla düşünmesem mi?

Of, kafamı koparıp atsam mı?

U-yu-ya-mı-yo-rum.Nokta.

13 Aralık 2009 Pazar

"Çene"sel mevzular..



İlk aylarda en çok konuşmasını merak ederdim ben..Nasıl bir sesi olacak?İlk neler söyleyecek?Nasıl konuşacak?O zamanlar çok uzak gelirdi konuşacağı dönemler..Hani bazı şeyler vardır ya kafanızda canlandıramazsınız bile..İşte hiç Ece'yi konuşurken düşünemiyordum bebekken..Ama nasıl olduğunu anlamadığınız bir şekilde başlıyorlar işte..Hem çok yavaş hem çok hızlı oluyor herşey..

İlkönce şu babaları çok sevindirik eden ba-ba-ba'lar,sonra de-de'ler..Sonra sizin en çok kullandığınız kelimeler..Çevresindeki konuşan sayısı ve konuşma miktarına göre artıyor kelimeleri de..13-14 aylık postlarını okudum da demin,dışarı daha sık çıktığı dönemlerde artmış kullandığı kelimeler..Ama ben söylediği kelimelerden ziyade,işaretle de olsa istediğini ifade edebildiği dönemde rahatlamıştım hatırlıyorum..'Bu/bunu diye ne istediğini ifade ettikten sonra biraz kolaylaşıyor hayat..Sonra Ece'nin böyle böyle'leri başladı ki hala sıklıkla kullandığı anlatma şekli..Gün içinde beraber olduğu kişiler çok rahat anlıyor ne anlattığını...Dışarıya biraz tercüme etmek gerekiyor tabi..Eve yeni gelen biri gözünü işaret edip,kırpıştırmasını ve böyleee demesini çözemeyebilir,ama ben odasının ışığını açmamı istediğini anlıyorum:P

Bi de eve yabancı gelince -hatta iki haftadır görmediği teyzesi bile- devreleri kapatıyor Ece..Susuyor,sakinleşiyor,öylece durup izliyor birsüre..Dışarda gören biri hiç konuşmadığını hatta yürüyüp koşmadığını zannedebilir yani..Daha 7-8 aylıkken bile yabancıları görünce uzun uzun neredeyse göz kırpmadan öylece izlerdi Ece..Aslında çok da içekapalı büyümedi,yazın bahçede mahallede pek çok çocukla muhatap oldu,teyze-anneanne-babanne üçgeninde bolca gezindi,eh çok sık olmasa da yaşıtlarıyla da görüştü, doğumundan sonra pek de eve kapanmadık heryere götürdük ama, öyle sosyal böcek olduğunu söyleyemeyeceğim pek..Karakter mi yoksa büyüdükçe geçecek bir süreç mi bilemiyorum şimdilik..

Velhasıl bizim hanımın kelimelerini yazayım diye oturdum bilgisayar başına ben..Sonra hangilerini yazmak gerektiğini bilemedim..Çünkü aslında üç grupta toplayabiliriz onları..(ders anlatır gibi hissettim kendimi) 1)Adını bilmemekle beraber biz adını söylediğimizde taklitle söyleyebildikleri 2)Adını bildiği fakat sadece bu ne? diye sorduğumuzda söyledikleri 3) Gün içinde adını söylediği ve sık tekrar ettikleri..Asıl kelime dağarcığı son grup oluyor heralde,o da şöyle:

Anne/m,abba (abla),aabi,amma (amca),atti ,attım, ah (al),Atli (Aslı), akka (ayakkabı),ağde (aydede),amin

baba,benim (benim),bu,bunu,böyle,bayt (bak),bıcı bıcı,bebet (bebek),buğci (Burcu),baane(babanne),badi (body),bitti, bağbağ (baybay), biy (bir),

Ciğciğ (civciv),cici,çiş
dede, düttü/m (düştüm)
Ece,Emo (dayısı),emma (elma),ebmek (ekmek)
gaga (yumurta),del (gel),deldi/m (geldim)
icii (canımıniçi)
kağga (karga),kaydi (kaydı-elinden düşen herşey için)
mama,meme,
nağ (nar), nane (bu da bi bebeğin ilk kelimelerinden olur mu?Evet en seviği çorba yoğurt çorbası olursa,onu da nanesiz yemezse oluyomuşşş)
otti (otur)
piti (kedi),meyniğ (peynir),pişş (pişir)
cu (su)
tiğde (teyze)
Datti (yat/tım)
Değtin (zeytin)



İlginç ki bir dönem çok sık kullandığı kelimelerden şimdi hiç kullanmadıkları da var..Birara çöp atmaya taktığı için 'töç' kelimsini dilinden düşürmüyordu,son bir aydır hiç kullanmadı mesela..Bazı şeyleri de sadece ses taklitleriyle nitelendiriyor.Me (kuzu),havhav, vuu (bu ara uçaklar için),deh deh (at) gibi....Ve takıları kullanmadan cümle kurabiliyor azbuçuk..'Anne,gıgı pişş' diye yumurta pişirmemi istiyor..'Anne baytt,baba deldiii'.. diyor babası gelince..

Etrafımda 19 aylık çocuk olmadığı için çok karşılaştırma imkanım olmuyor..Bilemiyorum,dönemine göre az mı çok mu konuşuyor..Karşılaştırma yapmak da pek anlamlı gelmiyor zaten..Her çocuk ayrı dünya..Zamanı gelince herşeyi söylüyor,yapıyorlar zaten..

Biliyorum bisüre sonra sıradan gelecek konuşmaları ve heyecan vermeyecek yeni kelimeleri...

O yüzden; heyecanı geçmeden,sıcağı sıcağına ekleyeyim dedim bloğuna..

8 Aralık 2009 Salı

19 aylık oyuncu minik..

Bu aralar Ece'nin mütemadiyen bir bebek annesi ve ev hanımı moduda takıldığından bahsetmiştim oyunlarında..Özellikle Aslı ile sık görüştükleri zamanlarda ondan gördüklerini kendi oyunlarında uyguluyor taklitle..Bu ay belirgin olarak kızsal oyunları tercih etmeye başladı gerçekten..Ve bu konuda beni en çok sevindiren gelişme kendi kendine oyun kurup uzunca bir süre oyalanabilmesi..En azından okuldan gelince 15-20 dakikacık da olsa uzanma imkanım oluyor..Tek gözüm açık tek gözümkapalı izliyorum uzandığım yerden..Giydiriyor,yediriyor,atta götürüyor,bıcı bıcı yaptırıyor,doktor olup muayene ediyor,arada bi çay pişirip uyuma moduna girmiş annesinin ağzına dürtüyor falan..Hatta Aslı'nın favori oyunu gelincilik:P (kardeşimin evlenme olayının her ayrıntısına müdahil olduğundan beri bu oyuna sardı Aslıcığım)'ten de aklında kalanları yapıyor kendince..Bebeğini sandalyeye oturtup yüzünü örttükten sonra evde kim varsa çağırıp etrafında 'yüksek yüksek tepeleri' (şarkı değişmeyecek yanlız,yoksa hemen itiraz geliyor) söyleterek döndürüyor ve nedense müthiş zevk alıyor bundan:D

Bebeğiyle iki sıkı dost gibiler yani..Ona masal okumasına da bayılıyoruz..'BU civciv' adında bir masal kitabı var,hemen onu kapıp oturuyor bebeğinin yanına..Okurken yaptığım hareketleri ezberlemiş..'Bu ciğğğciiğğ' diyor,'bu gıgı (tavuk-kahramanımızın annesi)' diyor..Gerisi 'böyle' ile başlayan hareketlerinden ibaret..Civcivin boynu uzunmuş (böyle+boynunu gösterip havaya dikiyor),yalnız geziyor,çok sıkılıyormuş (böyle+offff+ileri geri gidiyor),suya düşüp boğulmakta olan kelebeği görmüş,kelebek çok ağlıyormuş (böyle+üüüüüüüüüü),onu kurtarmış ve arkadaş olmuşlar (böyle+bebeğine sarılıyor)..Hareketleri çok hızlı hızlı yapıp kısacık böyleleri ekleyince çok komik oluyor anlatımı..Ben eve gelince hemen bebeğe koşuyor geldiğimi haber vermek üzere..'Bebeeet bayytt anneee'..

Geçen ayki doktor kontrolünden sonra Yapa'ya uğramıştık yine..Bu sefer bir pedagog bayan vardı..Bu ayki gelişimi ve tercih edilebilecek,oyuncaklar oyunlar hakkında konuştuk biraz....Aklımda kalanları yazdım..

18 aylık bebeklerin dikkat süreleri çoğu şeye karşı anlık ve çok değişken olurmuş hala..Ama hoşlarına giden oyunlara karşı bu aydan itibaren 3 dak.yı geçen konsatrasyon sağlayabilirlermiş (KOnsatrasyon süresi oyuncakla oynama süresi değil,bir parçasını yapabilmek için harcadığı zamanmış bu arada)..Bu nedenle dikkatlerini yoğunlaştırabilmelerine olanak sağlayan oyuncakların bu ay için iyi bir tercih olduğunu söylemişti..Hem konsantrasyonunu hem el-göz koordinasyonunu geliştirmeye yönelik balık tutma oyununu tavsiye etti bize..Taygatoys'un sitesinde görüp -asla değmeyeceğini düşündüğüm bir fiyatı olduğu için almamıştım-,sonra Banu'nun kızı için hazırladığı ev yapımı balık tutma oyunu yapılabilir gelmişti ama hiç fırsat olmadı..Burada Woodentoys'unkini uygun bulup aldım.(20tl)Gerçekten çok hoşuna gitti Ece'nin..Normalde çabuk pes eden bir çocuk Ece,yapamayınca bırakır hemen azim göstermez pek,ama bu balıklarla inatlaştı epey:P..ilk gün cebelleşerek tuttu biraz,şimdi pıt diye konduruyor ve ağzımıza veriyor balıkları hammm diye diye:P..



18.aydan itibaren çocuklar -mış gibi oyunlarını diğer oyunalara tercih etmeye başlarlar demişti..(tecrübeyle sabit:) )Buna yönelik oyuncaklar (mutfak gereçleri,temzilik setleri,tamir setleri vs.) olabilir demişti..(Bunun için evdeki malzemelerin herbiri bir oyuncak aslında)

18. ay civarı parça-bütün kavramını da rahatlıkla anlayabilir düzeye geldikleri için bu yönde etkinliklere başlayabilirsiniz demişti..Aslında elimizin altındaki herşey kullanılabilir tabii ki bunun için..Meyveleri ikiye ayırıp eşleştirmekle başlanabilir..Ya da sık gördüğü kullandığı obje resimleri,kendi fotoğrafları parça-bütün olarak kullanılabilir..




Bunun için bikaç şey hazırlamıştım ama Ece kartlarla çok ilgilenmedi,o yüzden şöyle bişiy aldım,çok çeşidi var ve fiyatları uygun (7,5 tl)..




Tavsiye ettiklerinin içinde eşleştirme kartlarının bulunduğı kutu setler de vardı..Hertürlü nesne,hayvan,renk,zıt kavramlar vs var içlerinde..Evde yapılabilir diye almadım..Yine her türlü oyuncak ve ev eşyası eşleştirme de kullanılabilir..Hem bu aylarda kartlardan ziyade objeleri daha rahat eşleştiriyorlar..Bikaç kart da hazırlamıştım ama iki üç eşleştirmeden sonra sıkılıyor kaldırıyorum..

objeleri daha kolay eşleştirebiliyorlar


kart-obje eşleştirmelerinden birtek bunu sevdi..Kendi oyuncaklarının resimlerini çekip çıktı aldım.Oyuncaklarını kartlarda görünce çok şaşırdı.Aynılarını getirip yanlarına koydu.




Renkleri hiç tanımıyor henüz ve rengine göre ayırmıyor hiç,sadece kulak-göz aşinalığı olsun diye kendim yapıyorum önünde...

Bunun ikitanesini bulduktan sonra üçüncüde sıvıştı gitti mesela,kaldırıdım şimdilik..




Kartları daha çok ismini söyletmek anlamında kullanıyoruz şimdilik..Ben gördüklerim ve beğendiklerimi hemen çıktı alıyorum ileride de kullanırız diye..Ama kitaplarla arası çok iyi..Ya-pa'nın 0-2 yaş kitaplarını inceleme fırsatım da oldu orada..Kavramlar için Merhaba Kitap dizisi güzel,bikaç tane seçtim..Ve hikaye olarak 'Bu serisi' çok tatlı..Bir resim ve yan sayfada bir cümle var sadece..Ece 'Bu civciv'i pek sevdi..Tübitak yayınlarının da Erken çocuk kitaplığının tamamında gözüm kaldı..Ece için erken daha ama serinin bütün kitapları almaya değer..

Ve son olarak ahşap bloklar ile legoları bu aydan sonra daha aktif kullanır demişti..İnce kasları henüz tam gelişmediği için büyük parçalı legoları daha rahat kullanabilirlemiş..

Tüm oyunlar içinde bir sıralama yapacak olursak Ece için saklambaç,kutu kutu pense,yakalamaca,boğuşmaca ve sırnaşmaca:) gibi bizimle birebir oynadığı oyunlar ilk sırada geliyor tabii ki..Ve en uzun süren oyunları da bunlar oluyor...Bizim pestilimiz çıkmış oluyor onda tık yok..Duvara yüzünü dönüp,kolunuyla kafasını gömdükten sonra 'bi bi biğğ' diye yeterince saydığına kanaat getirerek 'anne gel' diye diye geziyor evin içinde..

Ve ikinci sıraya da şu tür faaliyetleri koymak gerek sanırım..Oyuncaklarından daha uzun süre oyalanıyor böyle faaliyetlerle..Tabii ki annenin yaratıcılığı değil,bloglarda gördüklerinden aklında kalanları zaman ve takat oldukça yaptırıyor..



(mandal takma,kaptan kaba mercimek aktarma,tuzluklara çubuk geçirme-renklerine göre ayıramıyor henüz-,peçeteliğe bardak altlığı koyma,bardak askısına halka takma,kaptan kaba süngerle su aktarma)

4 Aralık 2009 Cuma

Yazmalı artık...

Kaybolduk...

Açtık arayı epey günlükle..

Ama iyiyiz..

Hayat akıp giderken ve bir minik büyüyüp dururken başucumuzda buralar da boş kalmasın..Vakit bugündür..Annenin mecburi 'notlandırma!' işleri bitmiş,Pazar günkü veli toplantısına hazır,evdeki yeni düzen daha da oturmuş ve bayram rehavetiyle bayram sonrası işe dönüş stresini de atmışken Ece kızın günlüğüne de el atıp öyle koysun kafayı yastığa...




Arayı açınca toparlamak zor ouyor buralarda ya, biz sondan başlayalım.. Bayramdan...Ece kız ilk Kurban bayramı gibi ikincisini de İstanbul'da,ama teyze evinde annannelerle dayılarla geçirdi -ne mutlu tabii ki-..Baba Ankaradaydı babanne ve dedeyi getirmek için (nöbet değişimi), onu aradı birazcık,artık özlemini de belli ediyor,uykulardan uyanınca ilk onu sordu ama mutluydu genelde..



Aslıcıkla bol vakit geçirdi,bol taklitle şempanzeliğe soyunup koltuk sehpa üstlerinde gezinmeyi,kaydıraktan onun gibi yüzüstü kaymayı,merdivenleri bırakıp kaydırağa kaydırak kısmından çıkmayı,doktorculuk oynayıp hastanın göğsünü dinlemeyi, 'piş piş piş' diye diye (oyuncak) ocakta mamalar pişirmeyi öğrendi ablasından;) Eh ablasının durumu biraz 'bir minik cadıya katlanmak'tan ibaret şimdilik ama olsun o bekliyor Ece'nin büyümesini...Diyalogları pek komik,tiyatro gibiler biraraya gelince,otur seyret..Genelde oyuna oturduklarında Ece'den şöyle bir bağırtı kopuyor:

Ece:'aaaaaaaaa menimmm oooooooo'
Aslı:Ece,ablam bak ben sana bu küçük bebeği vermiştim ya ama..
Ece:I-ıııhhh menimm ooo..
Aslı:Tamam al hepsi senin olsun,o da bu da,ben fakir olayım zaten..??..:P
Ece:hı?
Aslı:Al senin olsun dedim ben fakir olayım
Ece:hı?
Aslı:Ya sen beni anlamıyomusun,duymuyomusun,neden hı hı diye sorup duruyosun,bana bak yüzüme bak,iyi dinle..
Ece:hı?

ve sabrı taşıp mekanı terkeden Aslı..:)))

Tabii ki Ece henüz paylaşmayı bilmeyecek kadar ve Aslı da yürüyebilen,bazı şeyleri söyleyebilen ve neredeyse onun boyutlarına yakın bir varlığın söylediği herşeyi anlayamayabileceğini bilemeyecek kadar küçük,ama bu diyaloglar da pek zevkli,özletecek cinsten..

....



19 aylık artık cimcime..Kızsal oyuncaklar şu ara en büyük zevki..Bebekler,mutfak eşyaları,ütüsü elinden düşürmedikleri..Bazen kendi kendine dalıyo oyuna,bebeğine bişeyler anlatıyo,yanına oturtup masal okuyo dönmeyen diliyle ve komik mimikleriyle...Olayları anlatıyor sadece 'anne böyle böyle böyleeeeee' kelimelerini kullanarak bazen..Hareketler dili oluyor..Şekilden şekile giriyor,oturuyor,kalkıyor,eller oraya buraya gidiyor anlatabilmek için..Bazen adını bildiği nesneleri bile söylemeyip hareketleriyle anlatmaya çalışıyor..Bu aya has bir özellik heralde..



Minik Herkül,en kaldıramayacağı şeyleri bile kaldırmaya çalışıp en kötü ihtimalle sürükleyerek o odadan o odaya taşıyor..Kendi sandalyeleri evin içinde seyehate çıkıyolar resmen, o nerede onlar orada,çanta gibi taşıyor onları..Canımıniçi diye sevdiğimde onu, 'iççiii' diye seviyor beni yanaklarımı sıka sıka..Nasılsın diye sorunca 'iyiii' diyor bugünlerde..Nerdesin deyip çağırdığımda 'anne gelldimmm' diye bağırıyo olduğu yerden..



Şikayet etmek ayıp mı bilmem ama azıcık fazlaca yapış yapış geziyoruz bu ay..Yanından ayrılırsam kıyamet kopuyor..Bi elimle soru,plan vs. hazırlayıp bir elimle Ece'yle bebek giydirmek,kule yapmak konularında günbegün aşıyorum kendimi..Hatta emzirirken yazılı okuyabilmek gibi bir kabiliyetim de var bugün itibariyle:P E bazen bunalan anne kızına patlayıp ağlatabiliyor da tabi bu durumda,bebekli hayatın gerçeği!!

Nasıl post post yazasım var başka konularda, yazmamışım ya günlerdir..Minik bir oyun grubumuz var mesela bir aydır devam ettiğimiz,tam bir ay önce yazıp resim koymaya üşendiğim için yayınlayamadığım 18.ay geleneksel:) Ya-pa ziyareti ile ilgili bir yazım var bekleyen,yine doğal beslenme ve doğal temzliğe kafayı takmışlığımla ilgili yazacaklarım var,bu konuda bir mutluluğum var 20 Aralıkta Kartala Ekolojik pazar açılacağı için....

Ama uyku da var..Sabah ilk saat dersi de var..

Şİmdilik kalsınlar kursağımda:))

SEvgiler bizden...