Haftaiçi derslerin hazırlığı,haftasonu anne baba kız günü, Pazar günü evişi,pazar işi (evet evet zevk alarak gittiğim ve koca kişisi tarafından bırakılsam tüm günümü orayı tavaf ederek geçirebileceğim bir ekolojik pazarım var artık;) ) derken burası bomboş kalıyor..Günü yakalamak için geçmişi unutmamak adına güzel şeyleri kaydetmek için saatin bu saat olmasını bekledim..Uyku var ama olsun..Ece kızım yirmi aylık olmuş ya bugün..Yazarım artık..
Evde bıcır bıcır dışarıda ağırbaşlı,pürdikkat,ciddi surat bir kontes 20 aylık Ece hanım..İki farklı karakter evdeki ve dışarıdaki halleri..Tamam geçen gün okul arkadışımın evinde,21 bir aylık oğluyla birlik olup tencereyi basamak yaparak vitrin içine girme olayını saymıyorum,bir istisnaydı...Değişim habercisi de olabilir bir istisna da..Olsun,iki durumda da şikayetçi değilim:)
20 aylık Ece kızım,tombul kuşum;
Uyuyor..
Çoğu gece deliksiz,kendi yatağında..Bazen emerek,bazen kaşınarak..E bazen de bol muhabbet bol sohbet isteyerek,uykudan kaytarmaya çalışarak tabii..Tanıdığı bildiği herkesin ve tüm oyuncaklarının uyuyup uyumadıklarını 99! kez sorarak..Bazen civcivi anlattırıp bazen mini mini kuşu söylettirerek...Ama uyuyor,güzel uyuyor,uykusuz geçirdiğim onca aydan sonra ilaç gibi geliyor..
Yiyor..
Meyveleri tüm tüm,kütür kütür pek tatlı..Mandalinayı itinayla kendisi soyarak,eh 'naaaaaaaaağğ' diye özel olarak talep ettiği narı her kıyafetini kalıcı olarak renklendirecek şekilde..Sebze yemeklerini ve çorbasını annenin sebze sevmeyecek bu çocuk iddialarına inat..Gaga (yumurta) yı pişmesini bile bekleyecek sabrı olmadan..Pekmezi kaşık kaşık kendi isteğiyle..Et,balık,yoğurtu önünden alamayacağımız şekilde..
İçiyor..
Tamam su dışında sadece portakal suyu ama konu başka..Evet kendisi öyle istediğinden beri bardaktan,müdahalesiz içiyor da sürahiden bizim boşaltmamıza da izin yok..Eh sürahiler zor kalkınca,günde 10 kez üst baş ıslanınca,babanne küçük bir pet şişeden doldurmanda bulmuş çareyi..Olur, o da olur..

Geziyor..
Yaz gezentiliğinden sonra az geliyor ama olsun,yağmur yağmadıkça güneş aradan yüzünü gösterdikçe çıkıyor..E artık babayla pazar sabahı ekmeklerini almaya da gidiyor...Fırıncıdan da mutlaka bir simit nasiplenip geliyor...

Oynuyor..
Bıkmadan, sıkılmadan..Oyuncaklarla değil bittabiki çoğu zaman bizimle..Sırtımızda,tepemizde,ebesiyle sobesiyle dansıyla,müziğiyle..Enerjisi evdeki dört insanı yere yıkmaya yetiyor..Oyunun hertürlüsü güzel de,şu bitmeyen 'kına geceleri' tüm evi pek şenlendiriyor..Babanın eline def,babanneyle dedeye de marakaslar veriliyor..Sandalye ve örtüler de gelince oyun başlıyor..Öyle kapmış ki inceliklerini kına yakılırken ağlıyor:P Babasından öğrendiği koridor futbolunda da çok başarılı hani..Güzel tablo deviriyor mesela..Annem kim düşürdü tabloyu? 'Dop (top),dop' Kim vurdu peki topa? 'men,Ece'...

Ve pek tabii ki her yere herşeye o minicik burnunu sokuyor..Herşeye el atıyor..Temizlik de yapıyor,makineye çamaşırlarını da atıp çalıştırıyor,e ne yalan söyliyim çok güzel de hamurişi yapıyor..Ben unutuyorum,kaytarıyorum da o unutmuyor bahçedeki çiçeklerini,evdeki balıklarını..Tam 1,5 yaş çocuğu gibi, 'iş' yaptıkça seviniyor,'her yardıma hazırım' halleri çok eğlendiriyor..
Eh hep 'cici' değil,bazen de 'huysuz' bu 20 aylık hanım..Mız mız sabahlara uyandığımız,sesinin yüksek tonlarını duyduğumuz da oluyor artık sıkça..E söyleyeyim bari,iki yaşına az kaldı ya..Söylemesek çağırmasak mı ama robot değil ya,öyle ya da böyle yaşayacağız pek meşhur terrible two'muzu..Olsun herşeyleriyle kabulümüz,hayat esirgemesin onları bizden...Daha nice 20 aylarını görelim,uzun yıllar birlikte büyüyelim miniğim!!