30 Eylül 2009 Çarşamba

Ve nihayet 'alışıyoruz' yazısı..

Alışmaya çalşıyoruz..Yeniden çalışan anne olmaya,babanneli dedeli hayatımıza..Rahata alışmak çok kolaydı da,zora alışmak zaman alıyor birazcık..O daha önde bu konuda benden tabi..Daha çabuk alışıyor gibi..Sabahları daha erken kalkıp gece erken uyumaya,baybay diyerek anneyi işe göndermeye,gündüz oyunlarında yaptığı çayları dedeye ikram etmeye,oyun hamurlarını babanneyle şekillendirmeye,öğlenleri kendi yatağında bebeğiyle babanne ninnisi dinleyerek kendi kendine uyumaya,park bahçe gezmelerini babanneyle dedeyle yapmaya..Daha çabuk alışıyor,öyle gözüküyor..Belki babanneyle kalması,ortamının yaptıklarının değişmemesi kolaylaştırıyor işi..Anne geriden geliyor biraz ama o da alışacak tabii ki..

İlk gün çok ağladı bu sefer..Unutamayacağım dakikalar yaşattı bana..Anneyi giyiniyor görünce bir mutluluk önce yüzünde bir sevinç..Tamamdır,atti gidiyoruz,öyle emin ki kendinden..Bezi geldi altı değiştirildi ama o da ne ciciler giyilmedi hani..Olsun hırkayla şapka var ya kapıda..Onları aldı önce,şapkayı taktı,hırkayı da koluna geçirdi..Ayakkabılarını da çıkardı dolaptan,oturdu koridora..Anne de hareket yok,sadece eğilmiş bişeyler anlatıyor..Dinlemiyor ki o, ayakkabılarının derdinde..'Anne aykkaa' diyor sadece,baktı anne susmuyor dinledi,dinledi....Sonra upuzun bir 'ı-ııııhhh' geldi..Hayır anlamında..Kucağıma aldım,camın önüne götürdüm sen burdan anneye baybay yapacaksın anne gidecek ama sonra gelecek dedim..Boncuk boncuk akmaya başladı gözlerinden yaşlar..Boynuma sıkı sıkı sarıldı,yanağını yanağıma koydu,anne bunu çok sever dedi sırtıma da pıtpıt vurdu eliyle iki defa..Olayı daha fazla dramatikleştirmemek için babannesine verdim,öptüm,baybay yaptım çıktım kapıdan..Hiç el sallamadı pencereden,eliyle gel yaptı sadece ağlayarak..Ağlamadım ama yalan değil çözülmedi boğazımdaki düğüm okula gidene kadar..

İki gündür ağlamıyor,baybay yaparak yolluyor işe beni babannesinin kucağından..Evet ben giyinirken gözleri dalıyor bi noktaya,boynunu büküyor biraz ama öğrendi bence,anne gidiyor ama geliyor..Babannenin tüm itirazlarına ,'kızım bu yaşta ne anlar,görünmeden kaçsan' ısrarlarına rağmen,bana hak vermeyeceğini bile bile ona da anlatarak kaçıp gitmedim..Yok, öyle iki kitap okudum çok bildim şımarıklığı değil gerçekten,işin ucunda kandırmak var,yalan söylemek yani..Herşeyi anlıyorsa ve şu an en büyük ihtiyacı güvenmekse nasıl kaçayım ki..Bu da benim doğrum o zaman,hak vermese de kabul etti..Arada oluyor fikir ayrılıkları,elbette olacak ama hakkını yiyemem..Allah razı olsun demeden geçemem..Kuzucuğum misler gibi bakılıyorsa,her öğünü atlanmadan yedirilip içiriliyorsa,yaş baş hastalık denmeden parka bahçe gezdiriliyor vaktinde uykusu uyutuluyorsa,bu kadarla yetinilmeyip aman hazırını yemesin diye salçasından,sebze kurularına,reçellerine,tarhanasına düşünülmüş getirilmişse,buzluk hıncahınç doldurulmuşsa sebzesiyle köftesiyle onun için ve en önemlisi işten geldiğim dakikadan gece uyku saatine kadar sadece ve sadece Ece'yle ilgilenebiliyorsam sayesindedir..Nasıl hakkını/haklarını yiyebilirim ki..Akşam yemeğimizi önümüze koyan ve yemek sonrası yardımı bile kabul etmeyip 'aman kızım bütün gün özlüyor seni,git sen içeri Ece'nin yanına' diye beni mutfaktan çıkaran bir babanneye ancak Allah razı olsun diyebiliyorum ben,ötesi yok..



17 aylık oldu kızçem..İkinci yaşını yarılamak üzere..Bissürü şey var sonra unutmayayım dediğim..Ama hem zaman hem kafa yok şimdi toparlamaya..Şu dönem tam 'sen bilmediğimi düşünebilirsin,ama ben bunu da biliyorum' dönemi bence..Durupdururken bir kelime,hatta minik bir cümle,bir tavır,bir mimik var ki şaşıp kalıyorsunuz..Hiç de bileceğini anlayacağını düşünmediğimiz şeyleri anlayıp bizi şok ediyorlar bazen..Hiç kullanmadığı ve tekrarlamadığı bir kelimeyi tam da yerinde söyleyiveriyor mesela..Sokak ortasına çocukların futbol oynamak için tebeşirle çizdikleri bir yuvarlağa 'dağğğre'(daire) demesi gibi..Ezanı duyunca ellerini yüzüne sürüp sürüp 'amin,amin' demesi gibi..Ama ben bunu öğretmedim ki diyemezsiniz,siz öğretmiyorsunuz,onlar öğreniyolar zaten..Herşeyi alıyolar hafızaya,herşeyi..

Bu ara en sevdiğim şeyi 'hı'ları desem..Çok tatlı,anlatmakla olmaz:)Bi söylediğimizi anlamamışsa ya da duyamamışsa 'ne,efendim' manasında ve çok şaşkın bir ses tonuyla söylüyor,kaşları kaldırıp,kopuyoruz..Uzanamadığı ve almak istediği herşeyi 'bağyee' (bunu) diye gösteriyodu bikaç aydır şimdi 'bu' diyor..İşimiz daha kolay 'bu' sayesinde..Ne istediğini bilmek güzel diyeceğim o ki..En sevdiği şey yaptıklarını,sahip olduklarını,gördülerini göstermek..'Annnee baytt (bak),bebeeekk',Baba baytt ciğciğ..Mütemadiyen bişeyler gösterip şaşırıyor ve bizden de onay istiyor söylediğinin doğru olduğuna dair..Ve bildiği az sayıda fiili de ekliyor kelimelere artık:))Bu ara favori aktivitesi töç (çöp) atmak kendisinin..'Anneee,töç atttiii'..Ortalıkta gördüğü ve fazlalık olduğuna kanaat getirdiği herşeyi çöpe atmaya ve mutfak çöpüyle fazla haşır neşir olmaya başlayınca bir de çöp koyduk banyoya kendisi için..Arada gidip töçünü karıştırmak gerekebiliyor ortadan kaybolanları bulmak için..



Eklemeden bitiremeyeceğim son şey de ördek sevgisi bu ara..Sahildeki bir çay bahçesinin havuzunda görüp vak vaklamalarına bayılmıştı..Şu ara kitaplarındaki,kartlarındaki ördeklerini görüp görüp 'öddeeett' diye seviyor habire...Babası da kendisine bir ördekli bi oyuncak getirmiş geçen,şu ipinden çekip yürütürken kafa sallayanlardan..Onlarla yatıp onlarla kalkıyor şimdilerde..Bu akşam,dur annecim ördeklerinle resmini çekeyim dedim,'atti pağkee' (parka gitçez)deyip öddetler adına da baybay yaparak topukladı gitti..Elimde şöyle bir kare kaldı:))



Sevgiler bizden herkeslere...

17 Eylül 2009 Perşembe

Düşelim Ankara yolarına..


Ve Ece doğduğundan beri yerine konulamayan,artık yersizliği yer edinmiş valizlerimiz yine dolduruldular dün gece..Bizzat tarafımdan,gecenin 2'sine kadar cebelleşerekten...Baba ve kızı horul horul uyurken..Tıpkı şu anda olduğu gibi..Biri uykusuz araba kullanamam az kestireyim dedi yattı,öbürü zaten bugün alakasız bir şekilde erken uyanmıştı,bundan sebep iki saattir uyumakta..Ben bekliyorum uyanmalarını ve yola çıkmayı..

Ece kız 1,5 senelik ömründe sekizinci kere Ankara yoluna düşüyor yine..Dönerken babanneyi de getirecek,babanne de kışlık domates konservelerini,dolmalık kuruları,reçelleri,tarhanayı falan..Soulemamma olamayabilirim ama soulegelinim o kesin;)Yattığın yerden kışlığın hazır,çıkar keyfini..

Biz şimdiden herkese mutlu mu mutlu,şeker tadnda bayramlar dileyelim o zaman..
Sevgiler..

14 Eylül 2009 Pazartesi

Sonbahar,bir kapıönü muhabbeti ve bir video..



Sonbahar geldi bile,şortlara,askılılara veda..Belki bir pastırma yazı daha gelir ama hissettirdi artık yağmurlar,soğuklar kendini..Ve malesef felaketlerle..Allah sabırlar versin felaketzedelere,en çok da o anneye tabii ki..Yaşadıklarını düşünemiyorum fena oluyorum..Böyle olayları duyduğum izlediğim gün Ece'yi burnumun dibinden ayıramıyorum ben,fazlaca etkileniyorum..Dün akşamüstü uykusunu koynumda yaptı mesela..Emerken uyuyakladı,yatıramadım yatağına...Bilemiyorum ki kaç uyku daha yapacak koynumda..O uyudu ben seyrettim,o uyudu ben öptüm..Allah kimseye göstermesin evlat acısı..



Yağmur yağmadığı sürece yine yapıyoruz sabah gezmelerini..Parkın ıslak olduğu konusunda Ece'yi ikna etmek zor oluyor ama pisileri çağırıp,kuşları seyredip,çiçekleri koklayıp geliyoruz şöyle bir..Bizim sokakta bir evin bahçesinde çok güzel ortancalar var..Bayılıyorum açık mavi renklerine..Her geçişte ben bakıyorum,Ece'ye de gösteriyorum,kokmasalarda koklatıyorm..Geçen gün bakmadan geçmişiz,arkamızdan bir teyze seslendi,'bugün koklamadınız çiçeklerimi' diye..Şaşırdım,döndüm,meğer her gün izlermiş bizi..Bir kısacık kapıönü muhabbeti yaptık teyzeyle..'Aman kızım nolur dört duvar arasında yetiştirmeyin şu çocukları' diye tembihlerde bulundu teyze..'Biz çocukken burnumuzdan sümüğümüz,bacaklarımızdan yaramız beremiz,üstümüzden çamurumuz eksik olmazdı,şimdiki çocuklar pek nazenin yetişiyolar yazık,çok çabuk hasta oluyolar sonra'dedi..Teyze dedim merak etme herkes doğala dönmenin peşinde şimdi,yeni nesil pek öyle yetiştirmek istemiyo..Falan filan muhabbet uzadı biraz..Teyze anlattı bayağı,biz eskiden eskiden hesabı..Ama güneş eski güneş değil,su da toprak da..İş öyle açık hava,börtü böcek çamur toprakla da bitmiyo ki yediğimizde içtiğimzde hayır yok..Allah sağlık versin herkesin çocuğuna..


Kaç haftadır bir video ekleyeyim bloğa diyorum ama hanımın kameralarla arası yok..Makineyi elime alınca ya almak istiyo elimden,ya topuklayıp kaçıyo hiç pas vermiyo..Doğal olarak son bikaç aydır ne şöyle hareketlerini kıkırdamalarını oynamalarını ne de konuşmalarını çekebildiğim bir video olmadı malesef..Geçen kahvaltı yaparken baktım bi yandan kıvırtmaya çalışıyo çalan müziğe..Aldım makineyi durdu yine,eh biraz konuşturmaya çalıştım ama ortaya çıkan ürün bu oldu..Bulunsun blogcuğunda.. Sevgiler herkeslere..

9 Eylül 2009 Çarşamba

16 ay+12 gün durum raporu..


Hamilelikteki gibi 36+2 hey gidi heyy..:)

Bir haftalık sınavlar bitti,annem Ankaraya döndü..Ece kız bir hafta annanne ve Aslı ablayla takıldı ben işteyken..Hiç sorunsuz baybay yapa yapa yolladı beni okula..Aslıcığın da etkisi var tabi..Bi taraftan kuma kavgaları devam etse de onunla olunca aramıyor beni çok fazla..İki hafta daha tatilde anne,ne güzel ne güzel:))

Dün kontrole ve aşıya götürdük hanımı (geçen ay suçiçeği aşısını vurdurmamıştık pnömokokla birlikte olmasın diye)..Bi çığırtı bi çığırtı doktoru görünce..Adamcağızı dövmediği kaldı bir..Her kontrol bir eziyet şeklinde devam edecek bundan sonra öyle görünüyo..Bu ay kilo almamış hiç,eyvallah..Zaten geçen ay biraz fazlaca alarak şaşırtmıştı bizi..Muhtemelen çıkardığı üst azılardan kaynaklı..İkisi gözüktü darısı diğerlerine..Kiloya takılmadı doktoru da zaten 11850 gayet iyi bir rakam ayına göre,sebze-meyve-et-tahıl dörtlemesinden azar azar da olsa yiyorsa dert etmeyin dedi..Hemen balığı sordu yine ,haftada iki kere bazen azcık zorlama ve oyalama metoduyla da olsa yediriyorum dedim..Ece ilk denemeden beri sevmiyor balığı,çorbasına katıyorum bazen,bazen bölüp koyuyorum tabağına..Eti ve tavuğu hüplettiği halde balık konulan tabağı geri uzatıyor hanım..(Bide böyle bir takıntı var yemediği şey masasında durmayacak)Ne diyeyim,genetik,anne de pek sevmez,bıngıldak tam kapanmadan beyinciğine biraz omega üç gitçek kadar yesin hayatının geri kalanında kendi bilir artık..

Ek gıdaya dalmışken süt sorunsalı var bir de..Süt içiremiyorum,her yolu denedim ve her akşam-sabah denemeye devam ediyorum..Emzik gibi biberonu da ağzına hiç sokmadığı için ilk denemelerimde (11 aylık civarı)alıştırma bardağına koymuştum..Sonra su içmeyi de reddeder hale geldiğinden şimdi bardakla veriyorum,suyu bardaktan içmeye bayıldığı halde sütü görünce burnunu büküyor hemen..Pipetle falan da denedik yok..Peynir ve yoğurtla arası iyi olduğundan ve hala anne sütü aldığından çok eksiklik yaratacağını düşünmüyorum ama alışması gerek..

Bi süredir tuvalet alıştırmalarına başladık..Bu hafta bezsiz oturtmaya başladım lazımlığa..Büyüğü:)) yakalamak kolay oluyor isabet ettiriyoruz da küçüğü tutturamadık daha:))Şİmdilik uyku önceleri ve sonralarıyla,yemekten 20 dak. sonra 5'er dak. düzenini uyguluyoruz ısrarsız,zorlamasız..Du bakalım alşır mı ister mi diye deneme amaçlı ikea -kıytırık- lazımlık almıştık onu pek sevmedi sanırım..Poposunu acıtıyor ve kalkarken popoya yapışıyor:),oturması kalkması rahat değil..MOthercare'inkini beğendim,50 ytl..Bir mok teknesine:)) Du bakalım işi ilerletsin alıcaz artık:))



Yine iş öncesi 'kendi kendine uyumaya alıştırsaydım' pişmanlıkları var bi de..Aslında gece uykusu çok kötü değil..22:00-03:00 arası bir kere filan uyanıp emerek uyuyor ama sabaha karşı yatağında uyumayı reddediyor ki bu benim sabahları yanıma almamdan kaynaklı bir alışkanlık..Sabah uykusuzluğumu yenip yanıma almayı bıraksam belki güzel uyuyacak ama sabah uykuma hiç dayanamıyorum ben..Gece uykusuz kalırım problem değil ama ne kadar erken yatarsam yatayım sabahın 5'inde kalkamıyorum huyum kurusun..Ben asıl şunu merak ediyorum emzirme işi bitince nolacak?Sadece emerek uyuyan yavru ne şekilde uyuyacak?İŞte o zamanı düşünerek ya şimdi alıtırmak lazım kendi kendi kendine uyutamaya,ya da büyük aile yatağı olayını benimseyip hayata böyle devam etmek!!Düşün Esra belki harekete geçersin kız 18'ine gelmeden..

Aman ya başka şeyler yazacaktım nerden çıktı bunlar,ne yazdım...Bidahaki posta artık..Sağlıcakla..

30 Eylül 2009 Çarşamba

Ve nihayet 'alışıyoruz' yazısı..

Alışmaya çalşıyoruz..Yeniden çalışan anne olmaya,babanneli dedeli hayatımıza..Rahata alışmak çok kolaydı da,zora alışmak zaman alıyor birazcık..O daha önde bu konuda benden tabi..Daha çabuk alışıyor gibi..Sabahları daha erken kalkıp gece erken uyumaya,baybay diyerek anneyi işe göndermeye,gündüz oyunlarında yaptığı çayları dedeye ikram etmeye,oyun hamurlarını babanneyle şekillendirmeye,öğlenleri kendi yatağında bebeğiyle babanne ninnisi dinleyerek kendi kendine uyumaya,park bahçe gezmelerini babanneyle dedeyle yapmaya..Daha çabuk alışıyor,öyle gözüküyor..Belki babanneyle kalması,ortamının yaptıklarının değişmemesi kolaylaştırıyor işi..Anne geriden geliyor biraz ama o da alışacak tabii ki..

İlk gün çok ağladı bu sefer..Unutamayacağım dakikalar yaşattı bana..Anneyi giyiniyor görünce bir mutluluk önce yüzünde bir sevinç..Tamamdır,atti gidiyoruz,öyle emin ki kendinden..Bezi geldi altı değiştirildi ama o da ne ciciler giyilmedi hani..Olsun hırkayla şapka var ya kapıda..Onları aldı önce,şapkayı taktı,hırkayı da koluna geçirdi..Ayakkabılarını da çıkardı dolaptan,oturdu koridora..Anne de hareket yok,sadece eğilmiş bişeyler anlatıyor..Dinlemiyor ki o, ayakkabılarının derdinde..'Anne aykkaa' diyor sadece,baktı anne susmuyor dinledi,dinledi....Sonra upuzun bir 'ı-ııııhhh' geldi..Hayır anlamında..Kucağıma aldım,camın önüne götürdüm sen burdan anneye baybay yapacaksın anne gidecek ama sonra gelecek dedim..Boncuk boncuk akmaya başladı gözlerinden yaşlar..Boynuma sıkı sıkı sarıldı,yanağını yanağıma koydu,anne bunu çok sever dedi sırtıma da pıtpıt vurdu eliyle iki defa..Olayı daha fazla dramatikleştirmemek için babannesine verdim,öptüm,baybay yaptım çıktım kapıdan..Hiç el sallamadı pencereden,eliyle gel yaptı sadece ağlayarak..Ağlamadım ama yalan değil çözülmedi boğazımdaki düğüm okula gidene kadar..

İki gündür ağlamıyor,baybay yaparak yolluyor işe beni babannesinin kucağından..Evet ben giyinirken gözleri dalıyor bi noktaya,boynunu büküyor biraz ama öğrendi bence,anne gidiyor ama geliyor..Babannenin tüm itirazlarına ,'kızım bu yaşta ne anlar,görünmeden kaçsan' ısrarlarına rağmen,bana hak vermeyeceğini bile bile ona da anlatarak kaçıp gitmedim..Yok, öyle iki kitap okudum çok bildim şımarıklığı değil gerçekten,işin ucunda kandırmak var,yalan söylemek yani..Herşeyi anlıyorsa ve şu an en büyük ihtiyacı güvenmekse nasıl kaçayım ki..Bu da benim doğrum o zaman,hak vermese de kabul etti..Arada oluyor fikir ayrılıkları,elbette olacak ama hakkını yiyemem..Allah razı olsun demeden geçemem..Kuzucuğum misler gibi bakılıyorsa,her öğünü atlanmadan yedirilip içiriliyorsa,yaş baş hastalık denmeden parka bahçe gezdiriliyor vaktinde uykusu uyutuluyorsa,bu kadarla yetinilmeyip aman hazırını yemesin diye salçasından,sebze kurularına,reçellerine,tarhanasına düşünülmüş getirilmişse,buzluk hıncahınç doldurulmuşsa sebzesiyle köftesiyle onun için ve en önemlisi işten geldiğim dakikadan gece uyku saatine kadar sadece ve sadece Ece'yle ilgilenebiliyorsam sayesindedir..Nasıl hakkını/haklarını yiyebilirim ki..Akşam yemeğimizi önümüze koyan ve yemek sonrası yardımı bile kabul etmeyip 'aman kızım bütün gün özlüyor seni,git sen içeri Ece'nin yanına' diye beni mutfaktan çıkaran bir babanneye ancak Allah razı olsun diyebiliyorum ben,ötesi yok..



17 aylık oldu kızçem..İkinci yaşını yarılamak üzere..Bissürü şey var sonra unutmayayım dediğim..Ama hem zaman hem kafa yok şimdi toparlamaya..Şu dönem tam 'sen bilmediğimi düşünebilirsin,ama ben bunu da biliyorum' dönemi bence..Durupdururken bir kelime,hatta minik bir cümle,bir tavır,bir mimik var ki şaşıp kalıyorsunuz..Hiç de bileceğini anlayacağını düşünmediğimiz şeyleri anlayıp bizi şok ediyorlar bazen..Hiç kullanmadığı ve tekrarlamadığı bir kelimeyi tam da yerinde söyleyiveriyor mesela..Sokak ortasına çocukların futbol oynamak için tebeşirle çizdikleri bir yuvarlağa 'dağğğre'(daire) demesi gibi..Ezanı duyunca ellerini yüzüne sürüp sürüp 'amin,amin' demesi gibi..Ama ben bunu öğretmedim ki diyemezsiniz,siz öğretmiyorsunuz,onlar öğreniyolar zaten..Herşeyi alıyolar hafızaya,herşeyi..

Bu ara en sevdiğim şeyi 'hı'ları desem..Çok tatlı,anlatmakla olmaz:)Bi söylediğimizi anlamamışsa ya da duyamamışsa 'ne,efendim' manasında ve çok şaşkın bir ses tonuyla söylüyor,kaşları kaldırıp,kopuyoruz..Uzanamadığı ve almak istediği herşeyi 'bağyee' (bunu) diye gösteriyodu bikaç aydır şimdi 'bu' diyor..İşimiz daha kolay 'bu' sayesinde..Ne istediğini bilmek güzel diyeceğim o ki..En sevdiği şey yaptıklarını,sahip olduklarını,gördülerini göstermek..'Annnee baytt (bak),bebeeekk',Baba baytt ciğciğ..Mütemadiyen bişeyler gösterip şaşırıyor ve bizden de onay istiyor söylediğinin doğru olduğuna dair..Ve bildiği az sayıda fiili de ekliyor kelimelere artık:))Bu ara favori aktivitesi töç (çöp) atmak kendisinin..'Anneee,töç atttiii'..Ortalıkta gördüğü ve fazlalık olduğuna kanaat getirdiği herşeyi çöpe atmaya ve mutfak çöpüyle fazla haşır neşir olmaya başlayınca bir de çöp koyduk banyoya kendisi için..Arada gidip töçünü karıştırmak gerekebiliyor ortadan kaybolanları bulmak için..



Eklemeden bitiremeyeceğim son şey de ördek sevgisi bu ara..Sahildeki bir çay bahçesinin havuzunda görüp vak vaklamalarına bayılmıştı..Şu ara kitaplarındaki,kartlarındaki ördeklerini görüp görüp 'öddeeett' diye seviyor habire...Babası da kendisine bir ördekli bi oyuncak getirmiş geçen,şu ipinden çekip yürütürken kafa sallayanlardan..Onlarla yatıp onlarla kalkıyor şimdilerde..Bu akşam,dur annecim ördeklerinle resmini çekeyim dedim,'atti pağkee' (parka gitçez)deyip öddetler adına da baybay yaparak topukladı gitti..Elimde şöyle bir kare kaldı:))



Sevgiler bizden herkeslere...

17 Eylül 2009 Perşembe

Düşelim Ankara yolarına..


Ve Ece doğduğundan beri yerine konulamayan,artık yersizliği yer edinmiş valizlerimiz yine dolduruldular dün gece..Bizzat tarafımdan,gecenin 2'sine kadar cebelleşerekten...Baba ve kızı horul horul uyurken..Tıpkı şu anda olduğu gibi..Biri uykusuz araba kullanamam az kestireyim dedi yattı,öbürü zaten bugün alakasız bir şekilde erken uyanmıştı,bundan sebep iki saattir uyumakta..Ben bekliyorum uyanmalarını ve yola çıkmayı..

Ece kız 1,5 senelik ömründe sekizinci kere Ankara yoluna düşüyor yine..Dönerken babanneyi de getirecek,babanne de kışlık domates konservelerini,dolmalık kuruları,reçelleri,tarhanayı falan..Soulemamma olamayabilirim ama soulegelinim o kesin;)Yattığın yerden kışlığın hazır,çıkar keyfini..

Biz şimdiden herkese mutlu mu mutlu,şeker tadnda bayramlar dileyelim o zaman..
Sevgiler..

14 Eylül 2009 Pazartesi

Sonbahar,bir kapıönü muhabbeti ve bir video..



Sonbahar geldi bile,şortlara,askılılara veda..Belki bir pastırma yazı daha gelir ama hissettirdi artık yağmurlar,soğuklar kendini..Ve malesef felaketlerle..Allah sabırlar versin felaketzedelere,en çok da o anneye tabii ki..Yaşadıklarını düşünemiyorum fena oluyorum..Böyle olayları duyduğum izlediğim gün Ece'yi burnumun dibinden ayıramıyorum ben,fazlaca etkileniyorum..Dün akşamüstü uykusunu koynumda yaptı mesela..Emerken uyuyakladı,yatıramadım yatağına...Bilemiyorum ki kaç uyku daha yapacak koynumda..O uyudu ben seyrettim,o uyudu ben öptüm..Allah kimseye göstermesin evlat acısı..



Yağmur yağmadığı sürece yine yapıyoruz sabah gezmelerini..Parkın ıslak olduğu konusunda Ece'yi ikna etmek zor oluyor ama pisileri çağırıp,kuşları seyredip,çiçekleri koklayıp geliyoruz şöyle bir..Bizim sokakta bir evin bahçesinde çok güzel ortancalar var..Bayılıyorum açık mavi renklerine..Her geçişte ben bakıyorum,Ece'ye de gösteriyorum,kokmasalarda koklatıyorm..Geçen gün bakmadan geçmişiz,arkamızdan bir teyze seslendi,'bugün koklamadınız çiçeklerimi' diye..Şaşırdım,döndüm,meğer her gün izlermiş bizi..Bir kısacık kapıönü muhabbeti yaptık teyzeyle..'Aman kızım nolur dört duvar arasında yetiştirmeyin şu çocukları' diye tembihlerde bulundu teyze..'Biz çocukken burnumuzdan sümüğümüz,bacaklarımızdan yaramız beremiz,üstümüzden çamurumuz eksik olmazdı,şimdiki çocuklar pek nazenin yetişiyolar yazık,çok çabuk hasta oluyolar sonra'dedi..Teyze dedim merak etme herkes doğala dönmenin peşinde şimdi,yeni nesil pek öyle yetiştirmek istemiyo..Falan filan muhabbet uzadı biraz..Teyze anlattı bayağı,biz eskiden eskiden hesabı..Ama güneş eski güneş değil,su da toprak da..İş öyle açık hava,börtü böcek çamur toprakla da bitmiyo ki yediğimizde içtiğimzde hayır yok..Allah sağlık versin herkesin çocuğuna..


Kaç haftadır bir video ekleyeyim bloğa diyorum ama hanımın kameralarla arası yok..Makineyi elime alınca ya almak istiyo elimden,ya topuklayıp kaçıyo hiç pas vermiyo..Doğal olarak son bikaç aydır ne şöyle hareketlerini kıkırdamalarını oynamalarını ne de konuşmalarını çekebildiğim bir video olmadı malesef..Geçen kahvaltı yaparken baktım bi yandan kıvırtmaya çalışıyo çalan müziğe..Aldım makineyi durdu yine,eh biraz konuşturmaya çalıştım ama ortaya çıkan ürün bu oldu..Bulunsun blogcuğunda.. Sevgiler herkeslere..

9 Eylül 2009 Çarşamba

16 ay+12 gün durum raporu..


Hamilelikteki gibi 36+2 hey gidi heyy..:)

Bir haftalık sınavlar bitti,annem Ankaraya döndü..Ece kız bir hafta annanne ve Aslı ablayla takıldı ben işteyken..Hiç sorunsuz baybay yapa yapa yolladı beni okula..Aslıcığın da etkisi var tabi..Bi taraftan kuma kavgaları devam etse de onunla olunca aramıyor beni çok fazla..İki hafta daha tatilde anne,ne güzel ne güzel:))

Dün kontrole ve aşıya götürdük hanımı (geçen ay suçiçeği aşısını vurdurmamıştık pnömokokla birlikte olmasın diye)..Bi çığırtı bi çığırtı doktoru görünce..Adamcağızı dövmediği kaldı bir..Her kontrol bir eziyet şeklinde devam edecek bundan sonra öyle görünüyo..Bu ay kilo almamış hiç,eyvallah..Zaten geçen ay biraz fazlaca alarak şaşırtmıştı bizi..Muhtemelen çıkardığı üst azılardan kaynaklı..İkisi gözüktü darısı diğerlerine..Kiloya takılmadı doktoru da zaten 11850 gayet iyi bir rakam ayına göre,sebze-meyve-et-tahıl dörtlemesinden azar azar da olsa yiyorsa dert etmeyin dedi..Hemen balığı sordu yine ,haftada iki kere bazen azcık zorlama ve oyalama metoduyla da olsa yediriyorum dedim..Ece ilk denemeden beri sevmiyor balığı,çorbasına katıyorum bazen,bazen bölüp koyuyorum tabağına..Eti ve tavuğu hüplettiği halde balık konulan tabağı geri uzatıyor hanım..(Bide böyle bir takıntı var yemediği şey masasında durmayacak)Ne diyeyim,genetik,anne de pek sevmez,bıngıldak tam kapanmadan beyinciğine biraz omega üç gitçek kadar yesin hayatının geri kalanında kendi bilir artık..

Ek gıdaya dalmışken süt sorunsalı var bir de..Süt içiremiyorum,her yolu denedim ve her akşam-sabah denemeye devam ediyorum..Emzik gibi biberonu da ağzına hiç sokmadığı için ilk denemelerimde (11 aylık civarı)alıştırma bardağına koymuştum..Sonra su içmeyi de reddeder hale geldiğinden şimdi bardakla veriyorum,suyu bardaktan içmeye bayıldığı halde sütü görünce burnunu büküyor hemen..Pipetle falan da denedik yok..Peynir ve yoğurtla arası iyi olduğundan ve hala anne sütü aldığından çok eksiklik yaratacağını düşünmüyorum ama alışması gerek..

Bi süredir tuvalet alıştırmalarına başladık..Bu hafta bezsiz oturtmaya başladım lazımlığa..Büyüğü:)) yakalamak kolay oluyor isabet ettiriyoruz da küçüğü tutturamadık daha:))Şİmdilik uyku önceleri ve sonralarıyla,yemekten 20 dak. sonra 5'er dak. düzenini uyguluyoruz ısrarsız,zorlamasız..Du bakalım alşır mı ister mi diye deneme amaçlı ikea -kıytırık- lazımlık almıştık onu pek sevmedi sanırım..Poposunu acıtıyor ve kalkarken popoya yapışıyor:),oturması kalkması rahat değil..MOthercare'inkini beğendim,50 ytl..Bir mok teknesine:)) Du bakalım işi ilerletsin alıcaz artık:))



Yine iş öncesi 'kendi kendine uyumaya alıştırsaydım' pişmanlıkları var bi de..Aslında gece uykusu çok kötü değil..22:00-03:00 arası bir kere filan uyanıp emerek uyuyor ama sabaha karşı yatağında uyumayı reddediyor ki bu benim sabahları yanıma almamdan kaynaklı bir alışkanlık..Sabah uykusuzluğumu yenip yanıma almayı bıraksam belki güzel uyuyacak ama sabah uykuma hiç dayanamıyorum ben..Gece uykusuz kalırım problem değil ama ne kadar erken yatarsam yatayım sabahın 5'inde kalkamıyorum huyum kurusun..Ben asıl şunu merak ediyorum emzirme işi bitince nolacak?Sadece emerek uyuyan yavru ne şekilde uyuyacak?İŞte o zamanı düşünerek ya şimdi alıtırmak lazım kendi kendi kendine uyutamaya,ya da büyük aile yatağı olayını benimseyip hayata böyle devam etmek!!Düşün Esra belki harekete geçersin kız 18'ine gelmeden..

Aman ya başka şeyler yazacaktım nerden çıktı bunlar,ne yazdım...Bidahaki posta artık..Sağlıcakla..