24 Mayıs 2009 Pazar

Çifte Bayram..

Planlar 28 Nisanaydı..Hayat her zaman planladığımız gibi gitmezmiş..Olmadı olamadı..Aslıcığımın hastalığı,bilmediğimiz hastahane yolları,hastane odaları,annenin stresli günleri..Doğumgünü kutlanamadı..

Şükürler olsun çıktı Aslıcığımız hastaneden,geçti gitti kötü günler inşallah..Bugün kutlanmaz mı..Kutladık tabi..Ececiğimin doğumgününü,Aslıcığımın yeniden doğuşunu kutladık..Annaneli,dayılı,teyzeli,dedeli,sevdiklerimizle,balonlarımızla,süslerimizle,
blogların pastacı teyzesi sevgili Rapunsel'in harika pastasıyla,zarif hediyesi kurabiyeleriyle..




Hava bir açıp bir kapatıp bize bahçede kutlatmasa da,Ececiğim iki huzursuz gecenin ardından hafif mahmur olsa da olsun,en kötü günümüz böyle olsun,sağlık olsun,mutlulık olsun,onlar yanımızda olsun..




Daha nice yıllarınız,yaşlarınız olsun önünüzde,pastalara sığmayacak nice mumlarınız..Tabii ki sağlıkla tabii ki mutlulukla..

15 Mayıs 2009 Cuma

Özgürlüğe ramak kala..



Takdimimdir: Ne okul ne işler, şu ara yazamamamın,blog blog dolaşıp yorumcuk bırakamamın tek sorumlusu,dur durak,oturak ve pek tabii ki uyku bilmeyen şu yukarıdaki kızçem..Böyle hanım hanımcık, masumcuk durduğuna bakmayın bu ara bi hovardalık bi cadılık aldı başını gidiyo..Sokak kızı oldu kendisi bi kere..Evlere sokamıyoz hanımı..Ve hatta evin bahçesi kendisine dar geliyo sokaklara parklara taşıyo..Okuldan ne zaman eve dönsem bizim ki takmış babanneyi dedeyi peşine,çoluk çombalak dökülmüşler sokaklara..Kah mahalle çocuklarının futbolunun orta yerine dalıyo,kah piti pitiii diye kedi kovalıyo,kah yoldan geçen ninelere dedelere el sallıyo,öpücük gönderiyo..Arabayı görünce ve ben içinden inince baş sağ omuza doğru eğilip pek ince bir ses tonuyla önce kimler gelmiş 'aaaaa'sı çekiliyo,sonra sarılıp öpülüyo ve ısırılıyo..Ama ne sevinçle,ne mutlulukla..Yer onu annesi:))

Tabii tüm bunları yaparken artık kendisi mi yürüyo..Cık..Aslında ramak var ama temkini elden bırakamıyo bir türlü..Bağımsız atılan dört beş adımdan sonra ya şöyle parmak ucuyla emaneten bizi tutuyo eğer yanında kimse yoksa duvardan,daldan,kapıdan tutunup yüyüyo,bizli veya bizsiz bişekilde yürüyo,ille de yürüyo..Oturtur oturmaz oklava yutmuşcasına hoop ayağa..Kendisi kalkabildiğini keşfetti keşfedeli oturmak yok..Çocuğum emeklemedi de ya ayların hıncını alıyo sanki..İçinde kalmış kuzucuğumun beaa..Oyuncaklara moyuncaklara veda etmiş durumda oturmadığı için tabi..Sonsuza dek yürüyebilirim edasında..

İşaret parmağı hep havada..Emirler yağdırmak üzre hazır bekliyo..O parmak gideceği yeri emrediyo,almak istediğini emrediyo..Ağzı laf dolu..Bıdır bıdır bıdır habire konuşuyo..Babame (babanne),dede,bbuu (su),mama, memmem (malumunuz),pıtii (kedi,sokaktaki her kediye ve evdeki Pisi kedi kitabına),attii (attım-mütemadiyen bişiyler atıyo zaten),bebee (bebek,dışarda,dergilerde gördüğü bebeklere,oyuncak bebeklerine ve Bebek Koala kitabına), adoo (alo), Edde (Ece),abiiy (abi),abba (abla),pufff (peluş ayıcığa,bir yerine basınca horlama sesi çıkardığı için adı puff kaldı),ah ah (al al,evdeki baş taşıyıcımız oldu kendisi,mütemadiyen bize bişiyler taşıyıp al al diye uzatıyo),biyy (bir,yine işaret parmak havada) anlamdırabildiklerimiz..Velhasıl artık öyle postlara falan sığmayacak derecede değişmeler var günbegün..İki üç gündür bir numaradan ağlamamız var mesela tüm yüzünü buruşturarak ve eiğğ sesiyle..Tamamen numara ama,kime yutturacaksa:))Her gün yeni bir numarayla çıkıyo karşımıza..

Hayat kolaylaştı gibi biraz..Alışıyoruz yeni durumumuza..Bi de Aslıcığım hastaneden çıksa hiç derdimiz tasamız kalmayacak..En iyi ihtimalle Pazartesi inşallah..Bitsin artık hastane günleri kuzucuğumun,gelsin onun da baharı..Hem daha kutlanacak bir doğumgünümüz var..Hevesle bekliyoruz..

Oyun grubu buluşmalarına da devam..Ama kayıt altına alamadı bir türlü yorgun anne..Onlar da bidahaki sefere..Hülyacım bak yazamayacaktım yorumunu gördüm gaza geldim:))Değerini bilesin:))Herkese bol bol selamlar,öpücükler bizden..Sağlıcakla..

5 Mayıs 2009 Salı

'Bebek in, kariyer out' muş...

Ben,ben diyorum...Beceremezmişim,yapamazmışım anladım...İki hafta gösterdi ki ben öyle çocuk da yaparım kariyerde tipinde bir bağyan değilmişim..Yapabilenlerin ellerinden öpülür..Nasıl beceriliyor yahu??Çocuk,ev,eş ve iş?Nasıl denge sağlanıyor bu dörtlü arasında..Ufacık tefecik bir kadınım altı üstü..Cüsseme uymaz,üstüme oturmazmış..Hemi de iş hayatımın hepi topu ne kadar olduğunu söylesem gülersiniz bi tarafınızla..Haftada üç gün,9-15 saatleri arasında okuldayım, gel gör ki bu üç gün benim için ölü gün..Gelince pestilim çıkmış oluyor ve manda gibi yayılıyorum yatağa..Mutfak kayınvalideme emanet zaten iki haftadır,yemek yemek ve su içmek dışında girmiyorum vallahi...Sağolsun kadıncağız..Bi tembellik,bir uyuzluk durumum var.. Hamladım tabi 14 ay az bir zaman değil ara vermek için..

Tabi şu son iki haftanın beni psikolocik olarak çok yormuş olmasının da etkisi var bu durumda..Aslıcığımın hastalığı ile başlayan aksilikler silsilesi diyelim..Büyük küçük bir sürü aksilik..Şaka mı bu ulen diye düşündüren,ardıardına gelen ve evden dışarıya adımımı atarken acaba bugün ne olcak diye bekler olduğum aksilikler..Annemlerin hırsızlık olayı,annemin antibiyotik alerjisi atlatması,arabanın aynasının çalınması,cep telefonumun denize düşerek bana veda etmesi,okulda norm fazlası olduğum için dağbaşı denebilecek uzak bir okula sürgün gönderilmiş olmam vs vs...Üzerine önce benim azan faranjitim ve soğuk algınlığımdan,sonra Ece'nin 39.7'yi bularak yüreğimizi yerinden oynatan ateşinden acilde geçirdiğimiz iki gece de tuz biber..Mutlu eden,içimizi ferahlatan tek şey de Aslıcığımın nihayet pnömokok bakterisini yenerek hızla iyiye doğru gidiyor olması..Dört gözle bekliyoruz hastaneden çıkmasını..Çifte bayram yapacağız inşallah,Ece'ciğimin doğumgünü ile beraber kutlayacağız teyzeciğimin iyileşmesini..Gelsin artık o gün,çok çekti kuzucuğum benim..

Alışıyoruz yeni hayatımıza..Çekirdek aile hayatımızdan, babanneli dedeli komün hayatına benim adapte olmam biraz uzun sürecek olsa da Ece tahminimden daha çabuk alıştı..Gündüzleri problemsiz geçiyor da ben geldikten sonra yakama mıknatıs gibi yapışıyor yavrucuk..Hatta bu yapışık kalma durumunu gece de arzuladığı için kendisi,annesini uykusuz, kurbağa gözlerle okula gönderiyor..Derse giriyorum,anlatıyorum ama ne söylediğimi bilmiyorum bazen..Beşyüzküsür yıllık gerçekleri değiştirip İstanbul'u Kanuniye fethettiriyodum geçen..facianın eşiğinden döndüm..Çocuklara tarih yerine bebek bakımı dersi versem daha başarılı olabilirdim diye düşünüyorum..

Tabi bu moralsiz günlerde,gayet keyifsiz ve malesef özensiz yazabildiğim Ece'ciğimin doğumgünü yazısına yorum gönderen birsürü blog arkadaşıma teşekkür etmezsem olmaz buradan..Gerçekten herbir yorumda gözlerim doldu,çok mutlu oldum..Hepinize çok çok teşekkürler..Zor günlerde,güzel günlerde iki cümleciği esirgemeyerek beni mutlu eden,mail gönderen ve telefon eden blog dostları,iyi ki varsınız:))Dilediğiniz tüm güzel dilekleri ben de bilmukabele sizlere gönderiyorum:))

Herkese sevgiler,bebelere öpücükler..
Kalın sağlıcakla..

24 Mayıs 2009 Pazar

Çifte Bayram..

Planlar 28 Nisanaydı..Hayat her zaman planladığımız gibi gitmezmiş..Olmadı olamadı..Aslıcığımın hastalığı,bilmediğimiz hastahane yolları,hastane odaları,annenin stresli günleri..Doğumgünü kutlanamadı..

Şükürler olsun çıktı Aslıcığımız hastaneden,geçti gitti kötü günler inşallah..Bugün kutlanmaz mı..Kutladık tabi..Ececiğimin doğumgününü,Aslıcığımın yeniden doğuşunu kutladık..Annaneli,dayılı,teyzeli,dedeli,sevdiklerimizle,balonlarımızla,süslerimizle,
blogların pastacı teyzesi sevgili Rapunsel'in harika pastasıyla,zarif hediyesi kurabiyeleriyle..




Hava bir açıp bir kapatıp bize bahçede kutlatmasa da,Ececiğim iki huzursuz gecenin ardından hafif mahmur olsa da olsun,en kötü günümüz böyle olsun,sağlık olsun,mutlulık olsun,onlar yanımızda olsun..




Daha nice yıllarınız,yaşlarınız olsun önünüzde,pastalara sığmayacak nice mumlarınız..Tabii ki sağlıkla tabii ki mutlulukla..

15 Mayıs 2009 Cuma

Özgürlüğe ramak kala..



Takdimimdir: Ne okul ne işler, şu ara yazamamamın,blog blog dolaşıp yorumcuk bırakamamın tek sorumlusu,dur durak,oturak ve pek tabii ki uyku bilmeyen şu yukarıdaki kızçem..Böyle hanım hanımcık, masumcuk durduğuna bakmayın bu ara bi hovardalık bi cadılık aldı başını gidiyo..Sokak kızı oldu kendisi bi kere..Evlere sokamıyoz hanımı..Ve hatta evin bahçesi kendisine dar geliyo sokaklara parklara taşıyo..Okuldan ne zaman eve dönsem bizim ki takmış babanneyi dedeyi peşine,çoluk çombalak dökülmüşler sokaklara..Kah mahalle çocuklarının futbolunun orta yerine dalıyo,kah piti pitiii diye kedi kovalıyo,kah yoldan geçen ninelere dedelere el sallıyo,öpücük gönderiyo..Arabayı görünce ve ben içinden inince baş sağ omuza doğru eğilip pek ince bir ses tonuyla önce kimler gelmiş 'aaaaa'sı çekiliyo,sonra sarılıp öpülüyo ve ısırılıyo..Ama ne sevinçle,ne mutlulukla..Yer onu annesi:))

Tabii tüm bunları yaparken artık kendisi mi yürüyo..Cık..Aslında ramak var ama temkini elden bırakamıyo bir türlü..Bağımsız atılan dört beş adımdan sonra ya şöyle parmak ucuyla emaneten bizi tutuyo eğer yanında kimse yoksa duvardan,daldan,kapıdan tutunup yüyüyo,bizli veya bizsiz bişekilde yürüyo,ille de yürüyo..Oturtur oturmaz oklava yutmuşcasına hoop ayağa..Kendisi kalkabildiğini keşfetti keşfedeli oturmak yok..Çocuğum emeklemedi de ya ayların hıncını alıyo sanki..İçinde kalmış kuzucuğumun beaa..Oyuncaklara moyuncaklara veda etmiş durumda oturmadığı için tabi..Sonsuza dek yürüyebilirim edasında..

İşaret parmağı hep havada..Emirler yağdırmak üzre hazır bekliyo..O parmak gideceği yeri emrediyo,almak istediğini emrediyo..Ağzı laf dolu..Bıdır bıdır bıdır habire konuşuyo..Babame (babanne),dede,bbuu (su),mama, memmem (malumunuz),pıtii (kedi,sokaktaki her kediye ve evdeki Pisi kedi kitabına),attii (attım-mütemadiyen bişiyler atıyo zaten),bebee (bebek,dışarda,dergilerde gördüğü bebeklere,oyuncak bebeklerine ve Bebek Koala kitabına), adoo (alo), Edde (Ece),abiiy (abi),abba (abla),pufff (peluş ayıcığa,bir yerine basınca horlama sesi çıkardığı için adı puff kaldı),ah ah (al al,evdeki baş taşıyıcımız oldu kendisi,mütemadiyen bize bişiyler taşıyıp al al diye uzatıyo),biyy (bir,yine işaret parmak havada) anlamdırabildiklerimiz..Velhasıl artık öyle postlara falan sığmayacak derecede değişmeler var günbegün..İki üç gündür bir numaradan ağlamamız var mesela tüm yüzünü buruşturarak ve eiğğ sesiyle..Tamamen numara ama,kime yutturacaksa:))Her gün yeni bir numarayla çıkıyo karşımıza..

Hayat kolaylaştı gibi biraz..Alışıyoruz yeni durumumuza..Bi de Aslıcığım hastaneden çıksa hiç derdimiz tasamız kalmayacak..En iyi ihtimalle Pazartesi inşallah..Bitsin artık hastane günleri kuzucuğumun,gelsin onun da baharı..Hem daha kutlanacak bir doğumgünümüz var..Hevesle bekliyoruz..

Oyun grubu buluşmalarına da devam..Ama kayıt altına alamadı bir türlü yorgun anne..Onlar da bidahaki sefere..Hülyacım bak yazamayacaktım yorumunu gördüm gaza geldim:))Değerini bilesin:))Herkese bol bol selamlar,öpücükler bizden..Sağlıcakla..

5 Mayıs 2009 Salı

'Bebek in, kariyer out' muş...

Ben,ben diyorum...Beceremezmişim,yapamazmışım anladım...İki hafta gösterdi ki ben öyle çocuk da yaparım kariyerde tipinde bir bağyan değilmişim..Yapabilenlerin ellerinden öpülür..Nasıl beceriliyor yahu??Çocuk,ev,eş ve iş?Nasıl denge sağlanıyor bu dörtlü arasında..Ufacık tefecik bir kadınım altı üstü..Cüsseme uymaz,üstüme oturmazmış..Hemi de iş hayatımın hepi topu ne kadar olduğunu söylesem gülersiniz bi tarafınızla..Haftada üç gün,9-15 saatleri arasında okuldayım, gel gör ki bu üç gün benim için ölü gün..Gelince pestilim çıkmış oluyor ve manda gibi yayılıyorum yatağa..Mutfak kayınvalideme emanet zaten iki haftadır,yemek yemek ve su içmek dışında girmiyorum vallahi...Sağolsun kadıncağız..Bi tembellik,bir uyuzluk durumum var.. Hamladım tabi 14 ay az bir zaman değil ara vermek için..

Tabi şu son iki haftanın beni psikolocik olarak çok yormuş olmasının da etkisi var bu durumda..Aslıcığımın hastalığı ile başlayan aksilikler silsilesi diyelim..Büyük küçük bir sürü aksilik..Şaka mı bu ulen diye düşündüren,ardıardına gelen ve evden dışarıya adımımı atarken acaba bugün ne olcak diye bekler olduğum aksilikler..Annemlerin hırsızlık olayı,annemin antibiyotik alerjisi atlatması,arabanın aynasının çalınması,cep telefonumun denize düşerek bana veda etmesi,okulda norm fazlası olduğum için dağbaşı denebilecek uzak bir okula sürgün gönderilmiş olmam vs vs...Üzerine önce benim azan faranjitim ve soğuk algınlığımdan,sonra Ece'nin 39.7'yi bularak yüreğimizi yerinden oynatan ateşinden acilde geçirdiğimiz iki gece de tuz biber..Mutlu eden,içimizi ferahlatan tek şey de Aslıcığımın nihayet pnömokok bakterisini yenerek hızla iyiye doğru gidiyor olması..Dört gözle bekliyoruz hastaneden çıkmasını..Çifte bayram yapacağız inşallah,Ece'ciğimin doğumgünü ile beraber kutlayacağız teyzeciğimin iyileşmesini..Gelsin artık o gün,çok çekti kuzucuğum benim..

Alışıyoruz yeni hayatımıza..Çekirdek aile hayatımızdan, babanneli dedeli komün hayatına benim adapte olmam biraz uzun sürecek olsa da Ece tahminimden daha çabuk alıştı..Gündüzleri problemsiz geçiyor da ben geldikten sonra yakama mıknatıs gibi yapışıyor yavrucuk..Hatta bu yapışık kalma durumunu gece de arzuladığı için kendisi,annesini uykusuz, kurbağa gözlerle okula gönderiyor..Derse giriyorum,anlatıyorum ama ne söylediğimi bilmiyorum bazen..Beşyüzküsür yıllık gerçekleri değiştirip İstanbul'u Kanuniye fethettiriyodum geçen..facianın eşiğinden döndüm..Çocuklara tarih yerine bebek bakımı dersi versem daha başarılı olabilirdim diye düşünüyorum..

Tabi bu moralsiz günlerde,gayet keyifsiz ve malesef özensiz yazabildiğim Ece'ciğimin doğumgünü yazısına yorum gönderen birsürü blog arkadaşıma teşekkür etmezsem olmaz buradan..Gerçekten herbir yorumda gözlerim doldu,çok mutlu oldum..Hepinize çok çok teşekkürler..Zor günlerde,güzel günlerde iki cümleciği esirgemeyerek beni mutlu eden,mail gönderen ve telefon eden blog dostları,iyi ki varsınız:))Dilediğiniz tüm güzel dilekleri ben de bilmukabele sizlere gönderiyorum:))

Herkese sevgiler,bebelere öpücükler..
Kalın sağlıcakla..