28 Aralık 2008 Pazar

Son Mevsim ve İlk Kar..

 
Posted by Picasa



Mevsimlerden bahardı sen doğduğunda..Çiçek çiçek yağmur yağmur cıvıl cıvıl bir Nisan'dı...Farketmeye başladığında hayatı sıcacık yaz güneşi ısıttı güzel yüzünü..Koca bir yazda alıştık birbirimize..Büyüdük yaşımızı yarıladık sonbahar yağmurları gelip de ağaçlar sarardığında..Ve bugün tam da sekiz aylık olduğunda beyazla bembeyaz karla tanıştık Ece kızım..Bembeyaz kar kıpkırmızı olmuş minicik burun...Üşümek tam da böyle bişey minik surat..

Hergün bir ilk, bir sürü ilk, tanışılacak bir sürü şey var hayatında..Tatlı kuzum nice kışlara,yazlara,baharlara........

23 Aralık 2008 Salı

'Ayrı Kalma Korkusu'

Bebeklerin normal gelişimlerinin bir evresi...Kimilerinde daha hisedilir kimilerinde hafif..En belirgin davranış şekli:Annenin odadan çıkmasıyla birlikte mızırdanma ve devamında ağlama..Özellikle 7-9.aylar arasında..Nadiren 2 yaşına kadar sürenler bile oluyormuş...

Tam da Ankara'ya geldiğimizde..Tam da bikaç saat anneme bırakabilirim dediğimde..Odadan bile çıkamıyorum değil ki evden ayrılmak..

Tanıdık tanımadık herkese gülücükler saçan 'mutlu kız' yabancılama döneminin zirvelerinde..Evdekilerin dışında birisini görür görmez dudak büzülüveriyor başlıyor ağlama..Geçen gün babaanneleriyle amcasa geldi Ece kızı görmeye..Özellikle amcasına o kadar çok ağladı ki bakıp bakıp adamcağız pişman oldu geldiğine..Dışarıda sevmek için yanaşanlara da hakeza..Bir ağlama bir ağıt..'Ay yerim seni' diye yanaşıp arkasına bakmadan kaçanlar oluyor AVM'lerde:))

Biraz ilerleme kaydettik gibi ama...İlk geldiğimiz günler kucağımdan inmek bile istemedi...Oturarak oynamayı bile reddetti..Ki ben evde onu yastıkların ortasına oturtup arada bir gözetleyerek yarım saat ayrı kaldığımı biliyorum..Şimdi ne mümkün...Yanındaysam oynuyor odadan çıkınca birkaç saniye içinde gözyaşları boncuk boncuk iniyor aşağıya..

Böyle böyle büyüyorlar tatlılaşıyorlar daha bir yenilesi oluyorlar...

Böyle:

 
Posted by Picasa

18 Aralık 2008 Perşembe

8. Ay Biterken...

Dilim varmıyor yahu..Nerdeyse 8 aylık oldu kuzucuğum be şaka maka..Sekiz aylık bir hanım o artık...Yavaştan çıkıyor bebeklikten sanki..

Ve yedinci ay kontrolüne ancak gidebildik..Araya bayram falan girince Ankara'ya da geleceğim diye hadi dedik kendi doktorumuzda olalım gene muayenemizi..Herşey güzel şükür..9300 gr ve 71 cm..Ek gıdalar konusunda yeni bişiyler eklendi..Bizim yediğimiz çorbalara geçilecek bu ay...(Hoş sebze çorbası yemediği için ben tarhana ve yoğurt çorbasına geçmiştim zaten kendi kendime)Kırmızı ve beyaz et ek gıdalar arasına giriyor..Deneyeceğiz bakalım yarı vejeteryan:) annenin kızındaki et tepkisi ne olcek..Ve tabi yumurta sarısı(ben başlamıştım iki hafta önce)kahvaltıya ekleniyor..Kahvaltı-çorba-sebze yemeği (tuzsuz olarak bizim yediğimiz her yemek olabilirmiş) olmak üzere üç ana öğün yoğurt veya meyve püresiyle de ara öğün önerdi doktor..Tabi illa hepsi hergün olacak diye bişiy yok..ne kadar yerse..ha bi de ekmeği sadece bir öğünle sınrlı tutuyoruz bizim tombul hanım için:)

Bir de kazık yedim ki dün sormayın gitsin..Bile bile lades diye buna denir yani..Pnömokok aşısının sağlık ocaklarına geleceğini sevgili kelebek'in sitesinde okumuştum..Ama sonra birdaha araştırmadım gelip gelmediğini..Bugün o aşının üçüncü dozunu oldu Ece..Yüz bilmem kaç küsüre..cepten trink yani..Ve gelince noldu...Annemin karşı komşusu bu aşının artık sağlık ocaklarında ücretsiz yapıldığını söyledi...Üzerine su içtik tabi..Bundan sonra yaptıracaklara duyurulur..Bugüne kadar dozu yüz küsür olmak üzere dört doz halinde ve özel yapılan aşı bundan sonra sağlık oacklarında ücretsiz olarak yapılıyor..Yalnız özellerde 3-5-7. ay olarak vuruyorlardı ilk üç dozu...sağlık ocaklarında 2-4-6. aylarda vurulacakmış bilginize...

Dün kontrolden sonra liseden yıllardır görüşmediğim (ve facebook sayesinde tekrar bulduğum) arkadaşlarla toplandık...Yedi kişilik (seven-up takma adında) fıkır fıkır kikir kikir bir gruptuk hey gidi hey:))İçlerinden birinin kırk günlük bebişini görmeye gittik hep beraber...Tek bıraktığım herkes iki kişi olmuştu..Beş bebekli bir hamileydik..Çok güzeldi eski günleri yad etmek..Ece'cik de saolsun hiç üzmedi beni dün..Yalnız o kırk günlük bebenin orda bulunduğum süre içinde bir mıkı çıkmadı yahu...Annesi bir kere emzirme saati (40 günlük bebenin emzirme saati var yahu bizimkinin değil saat saniyesi geçmiyodu emmeden ya o kadarlıkken..) geldi alayım ben onu dedi..Gitti doyurdu temizledi koydu gene ana kucağına...bebecik orda öylece uyudu arada uyandı bakındı gene uyudu...Ağlamak istedim ya o bebeği görünce...Bi benim mi bu kadar zor büyütüyorum Allahım ya..Kız var ya bir sofra donatmış o kırk günlük bebeylen..Dudaklarım uçukladı...Bana yalnızken bebek görmeye gelenler bisküvi,çubuk kraker falan yediler yahu..Utandım halimden..Ama suç bende değil valla ya ilk üç ay tuvalete zor gidiyodum ben..napalım herkesin bebeği bir olmuyo demek ki...

Ece beni dün üzmedi dediysem bu bugünler için genel geçer bişey değil pek..Bu ayın özelliğimidir,üst dişler gelecek gibi ondan mıdır,yoksa meakn değişikliğinden midir Ece'nin huyu suyu çok değişti bu ara...Bazen fıttırma noktasına getiriyor beni..Bu da öbür posta kalsın bakalım..Fazla uzatmayalım..Belki düzelir yazmaya gerek kalmaz (inşallah yani)..

Sağlıcakla...

15 Aralık 2008 Pazartesi

Ece dede ocağında :)



Ece Ankara'da..Şu anda annesinin genç kızlık (bu da nasıl bi tabirdir arkadaş) karyolasında uyumakta..Annesinin babasıyla dört sene boyunca geceleri telefonda sessiz sessiz çene çaldığı (neden geceleri çünkü o zamanlar salak Tel.sim geceleri bedava konuşturuyodu sadece..ölüyoduk uykusuzluktan) karyolasında..Annesinin hala kendisinden başka hiçbiryerde rahat uyku çekemediği karyolasında..Ömrünün 15 yılını geçirdiği odasını keşfediyor..Tüm zamane bebeleri gibi oyuncaklarını bir kenera fırlatıp fırlatıp oynamaması gereken herşeye uzanıyor kurcalamak istiyor...

Bir bayram daha bitti..Ece'nin ilk kurban bayramı da teyzesinde Ataköy'de geçti..İki kız kardeş ve onların kocaları,bir erkek kardeş,anne,baba ve biri üç yaşında biri yedi aylık iki kuzen ile oldukça curcunalı ve koşuşturmacalı bir bayram oldu...Aslında kaydadeğer bişiy yapamadık ama nasıl geçtiğini anlayamadık...Çarçabuk bitiverdi..Cumartesi günü annemlerle Ankara'ya döndüm..Kocayı ist.da evde bıraktık gene yalnız..

Ece evden ayrıldığından beri pek mızmız maalesef..Bikere acayip yabancılama durumu var bu ara..Benden sonra nerdeyse en çok birlikte olduğu annemi bile yabancıladı..yeni yeni alışıyor..Zaten ablamlara girer girmez kapıda ağlamaya başladı...Bi de bu aralar yalnız kalma fobisi başladı...Odada yalnız kalır kalmaz resmen gözünden yaşları akıta akıta ağlıyor..Bu ayda ayrılık korkusu yaşamaları normalmiş ama bizimki biraz abartıyo gibi geliyo...

Velhasılı ben kendi adıma memnunum mekan değişikliğinden ama Ece sanırım evini özlüyor..Buralarda ne uyumak istiyor ne oyuncaklarıyla oynamak istiyor...Ek gıda durumu zaten almış başını gidiyor..Bir yoğurtla tarhana çorbasını yedirebiliyorum..Kahvaltı meyve hak getire..Evet bebekler için düzenlerinin bozulması kötü oluyor ama napalım annelerin ruh sağlığı için de arada birilerinin desteğine ihtiyacı oluyor..O birileri evlerini bırakıp gelemeyince tebdil-i mekan da şart oluyor...Bla bla bla...

Ece kızın anası kafasını toplasın bir yazacak gene inşallah...

6 Aralık 2008 Cumartesi

Bugünlerde Ece..


Yedi ay bir haftalık oldu miniğim..Hani çocukluktan çıkınca hep 18 yaş beklenir ya...Çook şey değişecekmiş gibi gelir 18'ine girince...Ben de hep altı aylık olmasını beklediydim sanki çoook şey değişecek gibi geldiydi altı aylık olunca ..Ne değişecekti derseniz ne biliim derim..Altı aylık oldu evet her ay her gün olduğu gibi bişiyler değişti ama öyle çoook değişen bişiy oluvermeden bitti altı aylık dönemi ve yedi aylık oldu bizimki..-Farkındayım saçma bir paragraf oldu-Hissedip anlatamadığım işte...

Neyse bu aralar yazdığım yazılarda uykusuzluğuydu hastalığıydı derken Ece'nin neler yaptığından bahsedemedim fazlaca..O zaman dedim bugünlerde Ece diyelim...Bakalım neler gelecek aklımıza...

Ece bugünlerde...

- Çok fazlaca insan yabancılamaya başladı..Önce dikkatlice seyrediyor yabancı birini görünce..İlk beş dakika şaşkınlık ifadesi ile donup kalıyor ve o yabancı şahıs daha fazla kalırsa yanında dudak büzülüyor ve ağlama geliyor ardından..Özellikle erkeklere daha çok yapıyor bunu..Feminist mi olcek acep??

- Yanından ayrıldığım an kendini yırtarcasına ağlıyor..Yani yine ayrılmaz ikili modunda geziyoruz evde..Hani oyuncaklarla oyalanmaya başlasın bir, rahat edersin işini görürsün dediydi birileri..Evet oyuncaklarıyla oyalanıyor ama ben yanındaysam..Yanından ayrıldığımda gözü hiçbirşey görmüyor..

- Dede,baba'ların pabucu dama atıldı..Artık eskisi kadar hecelemiyor...Yeni favori son ses çığlık atmak..Heheeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeyyyyy şeklinde başlıyor ve oktav sürekli yükseliyor..Resmen kulaklarıma pamuk tıkayasım geliyo bazen...Yeni konuşma stili bu oldu..Çığlıklarıyla bütün apartmanı inletiyor..

- 'Gel babası gel' klasiği vardır hani..Her bebeğe öğretilir hayati bişiymiş gibi...Gel babası gel nolacaksa baba gelince..İşte onu diyince eliyle gel gel yapıyor elini kıvırıp kıvırıp izliyor..Öyle tatlı oluyor ki o sırada o eli ham diye ağzıma atasım geliyor..


- Eğer önüne bizi görmesine engel bişiy varsa (yastık vs.) eğilip altından görmeye çalışıyor..Geçen gazete okuyorum o da önümde oyuncaklarla oynuyor..Gazeteden görememiş beni..Baktım alttan minik bir kafa çıktı..Öyle eğilmiş beni görmeye çalışıyor...Beni gör diyor....Benimle oyna bırak şu gazeteyi diyor kendi dilince..Bırakıyorum ısırıyorum o tatlılığı..

-Mama sandalyesine oturtuyoruz yemek yerken...Önündeki oyuncaklara pas vermiyor masaya uzanıp neyi kapabilirse onunla oynuyor...İzin versek tüm masayı dağıtabilir o sırada..Koca koca tabakları kaldırmaya çabalıyor tutup...Hiçbişeye uzanamazsa masa örtüsünü çekiyor..

- Yattığı yerde dönerek oturma odasında istediği şeye ulaşıyor epeyce ilerliyor..Ve fakat yatmaya alerjili..Yatırınca acayip sinirleniyor..Yatmayınca da emeklemiyor tabi...Bazen sinirlense de almıyorum yerde biraz çabalasın diye..Kollar gövdeyi kaldırıyor ama popo ı-ııhh kalkmıyor..Sinirleniyor kafayı yere gömüp ağlıyor mecburen oturtuyorum...Oturarak oynamaya bayılıyor...Kaykılınca yatıp dönerek ilerleyebildiği kadar kendi metodunca ilerliyor...Aslında emeklememesine çok takılmıyorum çünkü emekleme biraz yerde ne kadar kaldığıyla alakalı sanırım...Ve bizim kucak kuşunun yerde durmaya pek niyeti yok şimdilik...

-Artık parmağımızı daha sıkı korumamız gerekiyor çünkü hızla ağzına alıp ısırıyor..Diş küçük ama keskin bıçak..Harbi harbi acıtıyor..

- Sepetinden oyuncakları boşaltmaya bayılıyor..Sanki hepsini yeni görmüş gibi önce seviniyor,inceliyor iki saniye sonra fırlatıp tekrar sepetin içine yöneliyor...Sepetin içindeki oyuncaklar bitince önce sepetin örtüsünü söküp en son da sepeti yemeye kalkıyor..

- Bir tek yoğurt yemeye bayılıyor..Bi sonraki kaşık için çırpınışı heyecanı görülmeye değer...Keşke bütün yaptıklarımı böyle hevesle yese demeden edemiyorum..

ve bir de kelimelerle anlatılamaynlar var tabi..Bakışların değişmesi algılarının farklılaşması....Görüp de anlatılamayanlar..Tüm anneler bilir bunu...Bebeğinizin gün geçtikçe sizi daha çok anlamaya hareketlerinizi daha iyi anlamdırmaya başlaması..Bebeklikten çıkıyor kuzum..Küçük insan oluyor..Bakışınızdaki farkı bile anlıyor...Niraz sinirlice bakınca dudak büzülüyor..Bakış yumuşaklaşınca o ağız açılabildiği kadar açılıyor iki minik dişle..

Birdahaki yazı Ankara'dan olacak heralde...O zaman herkese iyi bayramlar iyi tatiller diyelim şimdiden..

2 Aralık 2008 Salı

Teşekkürler..

Bikaç gün giremedim internete...Evi elden geçirmek gerekti artık...Sonra sayfamı açıp da bir sürü geçmiş olsun mesajı görünce çok mutlu oldum..Herkese çok çok teşekkürler..

Ece kız iyi çok şükür...Üç gün içerisinde aynı kusma tekrarlanırsa getirin tahlil yapalım demişti doktor...Gerek kalmadı sanırım...Tekrarlanmadı durum zira...Ben öyle bir kusma görünce bir enfeksiyonun habercisi olacağından korkmuştum ondan panikledim biraz..Ama öyle değilmiş çok şükür..O gün ayrıntılı yazmamıştım soranlar olmuş...Ek gıdalara geçişte bebeklerin mideleri ilk denenen şeylere reaksiyon gösterebiliyomuş böyle..Ondan dolayı ilk denenler bikaç kaşık olcak diyo ya doktorlar..Pırasa rafa kalktı şimdilik sonra tekrar denenecek..Bi de kahvaltı ile sebze çorbası arasında meyve püresi veriyorum Ece'ye..O gün meyve olarak muz vermiştim..(Hep elma-armut olmasın dedim) Sanırım onu da tam sindiremeyip çorbayı yeyince durumu tetikledi biraz..Neyse oldu geçti...Allah beterlerinden korusun tüm yavruları...

Bu arada sigorta konusunda da Bebekli yemek şenliği Hülya (Bu arada tatlı Tuniş'in annesi sevgili Hülya sayesinde link de verebiliyorum artık..Değinmeden geçemiyciğim..Hülyacığıma teşekkürü borç bilirim buradan..)yardımcı oldu sağolsun..Genel yaşamla görüşeceğim bir..Yine bu konuda verilen bilgilere de teşekkürler...

Ece kız ikinci dişini çıkardı dün..Gayet memnun hayatından..Ve fakat benim tebdil-i mekana ihtiyacım var biraz..Zira bunaldım aynı evde olmaktan...Ankara'ya annemlere gidesim var..Ev işi,temizlik,yemek,ütü düşünmeyesim var..Ece kızı anneme (gözüm kapalı emanet edebileceğim tek insan şu anda kendisi) bir güncük bırakıp şöyle dere tepe gezesim var...Metro'ya binesim, 'son istasyon Kızılay' sesini duyasım var..Kızılay'da avare avare dolanasım, İzmir caddesinin köşesindeki simitçiden sıcak bir simit alıp ağzımı yaka yaka ayakta yiyesim var..Sakarya caddesine geçip kitaçılar çarşısındaki Bileşik yayınevinde yeni çıkmış bütün kitapları inceleyesim, bikaç kitap alıp çıkasım var...Ankaraya binip Beşevler'de inesim üniversite öğrencileri arasından geçip Gazi kampüsüne yürüyesim,kantinde bi çay içip pattes ekmek yiyesim, eski günleri yadedesim var...Ankamall'e girip gerilmeden mağaza dolaşasım, mısırımı alıp sinemaya giresim, Starbucks'ta köpüklü bir kahve içip dergi karıştırasım var...Amaan bu liste uzar gider böyle..

Gün sayıyorum bütün bunlar için..Bayramda burda ablamda,bayramdan sonra da uzun bir süreliğine Ankara'da olacağız biz..Az kaldı...

Herkese sevgiler..

28 Aralık 2008 Pazar

Son Mevsim ve İlk Kar..

 
Posted by Picasa



Mevsimlerden bahardı sen doğduğunda..Çiçek çiçek yağmur yağmur cıvıl cıvıl bir Nisan'dı...Farketmeye başladığında hayatı sıcacık yaz güneşi ısıttı güzel yüzünü..Koca bir yazda alıştık birbirimize..Büyüdük yaşımızı yarıladık sonbahar yağmurları gelip de ağaçlar sarardığında..Ve bugün tam da sekiz aylık olduğunda beyazla bembeyaz karla tanıştık Ece kızım..Bembeyaz kar kıpkırmızı olmuş minicik burun...Üşümek tam da böyle bişey minik surat..

Hergün bir ilk, bir sürü ilk, tanışılacak bir sürü şey var hayatında..Tatlı kuzum nice kışlara,yazlara,baharlara........

23 Aralık 2008 Salı

'Ayrı Kalma Korkusu'

Bebeklerin normal gelişimlerinin bir evresi...Kimilerinde daha hisedilir kimilerinde hafif..En belirgin davranış şekli:Annenin odadan çıkmasıyla birlikte mızırdanma ve devamında ağlama..Özellikle 7-9.aylar arasında..Nadiren 2 yaşına kadar sürenler bile oluyormuş...

Tam da Ankara'ya geldiğimizde..Tam da bikaç saat anneme bırakabilirim dediğimde..Odadan bile çıkamıyorum değil ki evden ayrılmak..

Tanıdık tanımadık herkese gülücükler saçan 'mutlu kız' yabancılama döneminin zirvelerinde..Evdekilerin dışında birisini görür görmez dudak büzülüveriyor başlıyor ağlama..Geçen gün babaanneleriyle amcasa geldi Ece kızı görmeye..Özellikle amcasına o kadar çok ağladı ki bakıp bakıp adamcağız pişman oldu geldiğine..Dışarıda sevmek için yanaşanlara da hakeza..Bir ağlama bir ağıt..'Ay yerim seni' diye yanaşıp arkasına bakmadan kaçanlar oluyor AVM'lerde:))

Biraz ilerleme kaydettik gibi ama...İlk geldiğimiz günler kucağımdan inmek bile istemedi...Oturarak oynamayı bile reddetti..Ki ben evde onu yastıkların ortasına oturtup arada bir gözetleyerek yarım saat ayrı kaldığımı biliyorum..Şimdi ne mümkün...Yanındaysam oynuyor odadan çıkınca birkaç saniye içinde gözyaşları boncuk boncuk iniyor aşağıya..

Böyle böyle büyüyorlar tatlılaşıyorlar daha bir yenilesi oluyorlar...

Böyle:

 
Posted by Picasa

18 Aralık 2008 Perşembe

8. Ay Biterken...

Dilim varmıyor yahu..Nerdeyse 8 aylık oldu kuzucuğum be şaka maka..Sekiz aylık bir hanım o artık...Yavaştan çıkıyor bebeklikten sanki..

Ve yedinci ay kontrolüne ancak gidebildik..Araya bayram falan girince Ankara'ya da geleceğim diye hadi dedik kendi doktorumuzda olalım gene muayenemizi..Herşey güzel şükür..9300 gr ve 71 cm..Ek gıdalar konusunda yeni bişiyler eklendi..Bizim yediğimiz çorbalara geçilecek bu ay...(Hoş sebze çorbası yemediği için ben tarhana ve yoğurt çorbasına geçmiştim zaten kendi kendime)Kırmızı ve beyaz et ek gıdalar arasına giriyor..Deneyeceğiz bakalım yarı vejeteryan:) annenin kızındaki et tepkisi ne olcek..Ve tabi yumurta sarısı(ben başlamıştım iki hafta önce)kahvaltıya ekleniyor..Kahvaltı-çorba-sebze yemeği (tuzsuz olarak bizim yediğimiz her yemek olabilirmiş) olmak üzere üç ana öğün yoğurt veya meyve püresiyle de ara öğün önerdi doktor..Tabi illa hepsi hergün olacak diye bişiy yok..ne kadar yerse..ha bi de ekmeği sadece bir öğünle sınrlı tutuyoruz bizim tombul hanım için:)

Bir de kazık yedim ki dün sormayın gitsin..Bile bile lades diye buna denir yani..Pnömokok aşısının sağlık ocaklarına geleceğini sevgili kelebek'in sitesinde okumuştum..Ama sonra birdaha araştırmadım gelip gelmediğini..Bugün o aşının üçüncü dozunu oldu Ece..Yüz bilmem kaç küsüre..cepten trink yani..Ve gelince noldu...Annemin karşı komşusu bu aşının artık sağlık ocaklarında ücretsiz yapıldığını söyledi...Üzerine su içtik tabi..Bundan sonra yaptıracaklara duyurulur..Bugüne kadar dozu yüz küsür olmak üzere dört doz halinde ve özel yapılan aşı bundan sonra sağlık oacklarında ücretsiz olarak yapılıyor..Yalnız özellerde 3-5-7. ay olarak vuruyorlardı ilk üç dozu...sağlık ocaklarında 2-4-6. aylarda vurulacakmış bilginize...

Dün kontrolden sonra liseden yıllardır görüşmediğim (ve facebook sayesinde tekrar bulduğum) arkadaşlarla toplandık...Yedi kişilik (seven-up takma adında) fıkır fıkır kikir kikir bir gruptuk hey gidi hey:))İçlerinden birinin kırk günlük bebişini görmeye gittik hep beraber...Tek bıraktığım herkes iki kişi olmuştu..Beş bebekli bir hamileydik..Çok güzeldi eski günleri yad etmek..Ece'cik de saolsun hiç üzmedi beni dün..Yalnız o kırk günlük bebenin orda bulunduğum süre içinde bir mıkı çıkmadı yahu...Annesi bir kere emzirme saati (40 günlük bebenin emzirme saati var yahu bizimkinin değil saat saniyesi geçmiyodu emmeden ya o kadarlıkken..) geldi alayım ben onu dedi..Gitti doyurdu temizledi koydu gene ana kucağına...bebecik orda öylece uyudu arada uyandı bakındı gene uyudu...Ağlamak istedim ya o bebeği görünce...Bi benim mi bu kadar zor büyütüyorum Allahım ya..Kız var ya bir sofra donatmış o kırk günlük bebeylen..Dudaklarım uçukladı...Bana yalnızken bebek görmeye gelenler bisküvi,çubuk kraker falan yediler yahu..Utandım halimden..Ama suç bende değil valla ya ilk üç ay tuvalete zor gidiyodum ben..napalım herkesin bebeği bir olmuyo demek ki...

Ece beni dün üzmedi dediysem bu bugünler için genel geçer bişey değil pek..Bu ayın özelliğimidir,üst dişler gelecek gibi ondan mıdır,yoksa meakn değişikliğinden midir Ece'nin huyu suyu çok değişti bu ara...Bazen fıttırma noktasına getiriyor beni..Bu da öbür posta kalsın bakalım..Fazla uzatmayalım..Belki düzelir yazmaya gerek kalmaz (inşallah yani)..

Sağlıcakla...

15 Aralık 2008 Pazartesi

Ece dede ocağında :)



Ece Ankara'da..Şu anda annesinin genç kızlık (bu da nasıl bi tabirdir arkadaş) karyolasında uyumakta..Annesinin babasıyla dört sene boyunca geceleri telefonda sessiz sessiz çene çaldığı (neden geceleri çünkü o zamanlar salak Tel.sim geceleri bedava konuşturuyodu sadece..ölüyoduk uykusuzluktan) karyolasında..Annesinin hala kendisinden başka hiçbiryerde rahat uyku çekemediği karyolasında..Ömrünün 15 yılını geçirdiği odasını keşfediyor..Tüm zamane bebeleri gibi oyuncaklarını bir kenera fırlatıp fırlatıp oynamaması gereken herşeye uzanıyor kurcalamak istiyor...

Bir bayram daha bitti..Ece'nin ilk kurban bayramı da teyzesinde Ataköy'de geçti..İki kız kardeş ve onların kocaları,bir erkek kardeş,anne,baba ve biri üç yaşında biri yedi aylık iki kuzen ile oldukça curcunalı ve koşuşturmacalı bir bayram oldu...Aslında kaydadeğer bişiy yapamadık ama nasıl geçtiğini anlayamadık...Çarçabuk bitiverdi..Cumartesi günü annemlerle Ankara'ya döndüm..Kocayı ist.da evde bıraktık gene yalnız..

Ece evden ayrıldığından beri pek mızmız maalesef..Bikere acayip yabancılama durumu var bu ara..Benden sonra nerdeyse en çok birlikte olduğu annemi bile yabancıladı..yeni yeni alışıyor..Zaten ablamlara girer girmez kapıda ağlamaya başladı...Bi de bu aralar yalnız kalma fobisi başladı...Odada yalnız kalır kalmaz resmen gözünden yaşları akıta akıta ağlıyor..Bu ayda ayrılık korkusu yaşamaları normalmiş ama bizimki biraz abartıyo gibi geliyo...

Velhasılı ben kendi adıma memnunum mekan değişikliğinden ama Ece sanırım evini özlüyor..Buralarda ne uyumak istiyor ne oyuncaklarıyla oynamak istiyor...Ek gıda durumu zaten almış başını gidiyor..Bir yoğurtla tarhana çorbasını yedirebiliyorum..Kahvaltı meyve hak getire..Evet bebekler için düzenlerinin bozulması kötü oluyor ama napalım annelerin ruh sağlığı için de arada birilerinin desteğine ihtiyacı oluyor..O birileri evlerini bırakıp gelemeyince tebdil-i mekan da şart oluyor...Bla bla bla...

Ece kızın anası kafasını toplasın bir yazacak gene inşallah...

6 Aralık 2008 Cumartesi

Bugünlerde Ece..


Yedi ay bir haftalık oldu miniğim..Hani çocukluktan çıkınca hep 18 yaş beklenir ya...Çook şey değişecekmiş gibi gelir 18'ine girince...Ben de hep altı aylık olmasını beklediydim sanki çoook şey değişecek gibi geldiydi altı aylık olunca ..Ne değişecekti derseniz ne biliim derim..Altı aylık oldu evet her ay her gün olduğu gibi bişiyler değişti ama öyle çoook değişen bişiy oluvermeden bitti altı aylık dönemi ve yedi aylık oldu bizimki..-Farkındayım saçma bir paragraf oldu-Hissedip anlatamadığım işte...

Neyse bu aralar yazdığım yazılarda uykusuzluğuydu hastalığıydı derken Ece'nin neler yaptığından bahsedemedim fazlaca..O zaman dedim bugünlerde Ece diyelim...Bakalım neler gelecek aklımıza...

Ece bugünlerde...

- Çok fazlaca insan yabancılamaya başladı..Önce dikkatlice seyrediyor yabancı birini görünce..İlk beş dakika şaşkınlık ifadesi ile donup kalıyor ve o yabancı şahıs daha fazla kalırsa yanında dudak büzülüyor ve ağlama geliyor ardından..Özellikle erkeklere daha çok yapıyor bunu..Feminist mi olcek acep??

- Yanından ayrıldığım an kendini yırtarcasına ağlıyor..Yani yine ayrılmaz ikili modunda geziyoruz evde..Hani oyuncaklarla oyalanmaya başlasın bir, rahat edersin işini görürsün dediydi birileri..Evet oyuncaklarıyla oyalanıyor ama ben yanındaysam..Yanından ayrıldığımda gözü hiçbirşey görmüyor..

- Dede,baba'ların pabucu dama atıldı..Artık eskisi kadar hecelemiyor...Yeni favori son ses çığlık atmak..Heheeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeyyyyy şeklinde başlıyor ve oktav sürekli yükseliyor..Resmen kulaklarıma pamuk tıkayasım geliyo bazen...Yeni konuşma stili bu oldu..Çığlıklarıyla bütün apartmanı inletiyor..

- 'Gel babası gel' klasiği vardır hani..Her bebeğe öğretilir hayati bişiymiş gibi...Gel babası gel nolacaksa baba gelince..İşte onu diyince eliyle gel gel yapıyor elini kıvırıp kıvırıp izliyor..Öyle tatlı oluyor ki o sırada o eli ham diye ağzıma atasım geliyor..


- Eğer önüne bizi görmesine engel bişiy varsa (yastık vs.) eğilip altından görmeye çalışıyor..Geçen gazete okuyorum o da önümde oyuncaklarla oynuyor..Gazeteden görememiş beni..Baktım alttan minik bir kafa çıktı..Öyle eğilmiş beni görmeye çalışıyor...Beni gör diyor....Benimle oyna bırak şu gazeteyi diyor kendi dilince..Bırakıyorum ısırıyorum o tatlılığı..

-Mama sandalyesine oturtuyoruz yemek yerken...Önündeki oyuncaklara pas vermiyor masaya uzanıp neyi kapabilirse onunla oynuyor...İzin versek tüm masayı dağıtabilir o sırada..Koca koca tabakları kaldırmaya çabalıyor tutup...Hiçbişeye uzanamazsa masa örtüsünü çekiyor..

- Yattığı yerde dönerek oturma odasında istediği şeye ulaşıyor epeyce ilerliyor..Ve fakat yatmaya alerjili..Yatırınca acayip sinirleniyor..Yatmayınca da emeklemiyor tabi...Bazen sinirlense de almıyorum yerde biraz çabalasın diye..Kollar gövdeyi kaldırıyor ama popo ı-ııhh kalkmıyor..Sinirleniyor kafayı yere gömüp ağlıyor mecburen oturtuyorum...Oturarak oynamaya bayılıyor...Kaykılınca yatıp dönerek ilerleyebildiği kadar kendi metodunca ilerliyor...Aslında emeklememesine çok takılmıyorum çünkü emekleme biraz yerde ne kadar kaldığıyla alakalı sanırım...Ve bizim kucak kuşunun yerde durmaya pek niyeti yok şimdilik...

-Artık parmağımızı daha sıkı korumamız gerekiyor çünkü hızla ağzına alıp ısırıyor..Diş küçük ama keskin bıçak..Harbi harbi acıtıyor..

- Sepetinden oyuncakları boşaltmaya bayılıyor..Sanki hepsini yeni görmüş gibi önce seviniyor,inceliyor iki saniye sonra fırlatıp tekrar sepetin içine yöneliyor...Sepetin içindeki oyuncaklar bitince önce sepetin örtüsünü söküp en son da sepeti yemeye kalkıyor..

- Bir tek yoğurt yemeye bayılıyor..Bi sonraki kaşık için çırpınışı heyecanı görülmeye değer...Keşke bütün yaptıklarımı böyle hevesle yese demeden edemiyorum..

ve bir de kelimelerle anlatılamaynlar var tabi..Bakışların değişmesi algılarının farklılaşması....Görüp de anlatılamayanlar..Tüm anneler bilir bunu...Bebeğinizin gün geçtikçe sizi daha çok anlamaya hareketlerinizi daha iyi anlamdırmaya başlaması..Bebeklikten çıkıyor kuzum..Küçük insan oluyor..Bakışınızdaki farkı bile anlıyor...Niraz sinirlice bakınca dudak büzülüyor..Bakış yumuşaklaşınca o ağız açılabildiği kadar açılıyor iki minik dişle..

Birdahaki yazı Ankara'dan olacak heralde...O zaman herkese iyi bayramlar iyi tatiller diyelim şimdiden..

2 Aralık 2008 Salı

Teşekkürler..

Bikaç gün giremedim internete...Evi elden geçirmek gerekti artık...Sonra sayfamı açıp da bir sürü geçmiş olsun mesajı görünce çok mutlu oldum..Herkese çok çok teşekkürler..

Ece kız iyi çok şükür...Üç gün içerisinde aynı kusma tekrarlanırsa getirin tahlil yapalım demişti doktor...Gerek kalmadı sanırım...Tekrarlanmadı durum zira...Ben öyle bir kusma görünce bir enfeksiyonun habercisi olacağından korkmuştum ondan panikledim biraz..Ama öyle değilmiş çok şükür..O gün ayrıntılı yazmamıştım soranlar olmuş...Ek gıdalara geçişte bebeklerin mideleri ilk denenen şeylere reaksiyon gösterebiliyomuş böyle..Ondan dolayı ilk denenler bikaç kaşık olcak diyo ya doktorlar..Pırasa rafa kalktı şimdilik sonra tekrar denenecek..Bi de kahvaltı ile sebze çorbası arasında meyve püresi veriyorum Ece'ye..O gün meyve olarak muz vermiştim..(Hep elma-armut olmasın dedim) Sanırım onu da tam sindiremeyip çorbayı yeyince durumu tetikledi biraz..Neyse oldu geçti...Allah beterlerinden korusun tüm yavruları...

Bu arada sigorta konusunda da Bebekli yemek şenliği Hülya (Bu arada tatlı Tuniş'in annesi sevgili Hülya sayesinde link de verebiliyorum artık..Değinmeden geçemiyciğim..Hülyacığıma teşekkürü borç bilirim buradan..)yardımcı oldu sağolsun..Genel yaşamla görüşeceğim bir..Yine bu konuda verilen bilgilere de teşekkürler...

Ece kız ikinci dişini çıkardı dün..Gayet memnun hayatından..Ve fakat benim tebdil-i mekana ihtiyacım var biraz..Zira bunaldım aynı evde olmaktan...Ankara'ya annemlere gidesim var..Ev işi,temizlik,yemek,ütü düşünmeyesim var..Ece kızı anneme (gözüm kapalı emanet edebileceğim tek insan şu anda kendisi) bir güncük bırakıp şöyle dere tepe gezesim var...Metro'ya binesim, 'son istasyon Kızılay' sesini duyasım var..Kızılay'da avare avare dolanasım, İzmir caddesinin köşesindeki simitçiden sıcak bir simit alıp ağzımı yaka yaka ayakta yiyesim var..Sakarya caddesine geçip kitaçılar çarşısındaki Bileşik yayınevinde yeni çıkmış bütün kitapları inceleyesim, bikaç kitap alıp çıkasım var...Ankaraya binip Beşevler'de inesim üniversite öğrencileri arasından geçip Gazi kampüsüne yürüyesim,kantinde bi çay içip pattes ekmek yiyesim, eski günleri yadedesim var...Ankamall'e girip gerilmeden mağaza dolaşasım, mısırımı alıp sinemaya giresim, Starbucks'ta köpüklü bir kahve içip dergi karıştırasım var...Amaan bu liste uzar gider böyle..

Gün sayıyorum bütün bunlar için..Bayramda burda ablamda,bayramdan sonra da uzun bir süreliğine Ankara'da olacağız biz..Az kaldı...

Herkese sevgiler..