31 Ağustos 2008 Pazar

ECE DÖRT AYLIK





Ve İstanbul'dayız yine..Ece hanım dört aylık hayatının o kadar azını evde geçirdi ki evini yabancılamakta...Yeni yeni alıştı eve ve odasına..Üç haftaya yakın Ankara'da kaldıktan sonra İstanbul'a dönmeden minik bi tatil yapalım dedik beş günlük...Fekat bebekli tatil olurmuymuş?Olmazmış...Çünkü bence tatil demek maksimum uyumak bol dinlenmektir...Dört aylık bi bebeylen ne kadar uyunur ne kadar dinlenilir...Hem de Ece gibi gündüz uykusu hiç olmayan bi bebeyle...Zaten otellerdeki şu kahvaltı olayına hasta oluyorum...Tatilde kahvaltı yedide başlar onda biter mi abi...Tatilde onbirde kalkarsın onikide kahvaltıya bi başlarsın uyuzlana uyuzlana saat ikiyi edersin be kardeşim...Budur yani tatil kahvatısı...İnsan saatini kurar mi tatilde mesela...İşte kahvaltıyı kaçırmamak için kuruyosun...Neyse bu ayrı mevzu Ece hanımla pek dinlenemesek de en azından tebdil-i mekan oldu iyi oldu....

Dönünce maalesef okula geri başladık...25 Ağustosta toplantı ve ardından sınavlar başladı...Ece'yi anneme emanet edip, dönem içinde gösterilen tüm müsamahaya rağmen derslerini geçemeyen sorumsuz öğrencilerimizin sorumluluk sınavlarını yapmaya gidiyorum her gün..Gerçi bir iki saati geçmiyor çok şükür...Zaten Ece bu kadarcık sürelerde annemle kalmaya alışık...Ama daha uzun süre ayrı kalamayız şu evrede..Çünkü sağıp bıraktığım sütü içmiyor Ece..Biberon almadı tıpkı emziği almadığı gibi...İyi mi kötü mü bilmiyorum ama sadece benden emiyor...Doğal olarak sınavlar bitiminde ücretsiz izine ayrılmayı düşünüyorum ben de...Altı ay kadar alıcam sanırım ücretsiz izin...En azından on onbir aylık olana kadar kendim bakmak istiyorum inşallah...Bir aksilik çıkmazsa şimdilik plan böyle...

Saolsun hükumetimiz doğum sonrası izni altı aya çıkarmayı düşünüyomuş Eylülde çıkacak yasa ile...Şimdi bu durumda benim suçum bikaç ay önce doğurmuş olmak mı kardeşim..İkinci çocuğu düşünmediğime göre çıkarmasınlar abicim.Ben yararlanamadım madem kimse yararlanamasın..Ben raporlarımı kullanıp doktorlara boyun eğdim madem herkes öyle yapsın bana ne...Egoistim bencilim bu konuda anacım..

Gelgelelim Ece'nin hallerine...Dörtaylık oldu minik bebem...Hergün yeni bişey yapıyor bizi şaşırtıyor bütün bebekler gibi...Henüz 360 derecelik dönüşlere geçemesek de dönme konusunda epey yol katettik gibi..Sesli gülmelere başladı Ece..Ama günde bir iki defa ve keyfi çok yerinde olduğu dakikalarda yapıyor mest ediyor bizi..Bi de yüksek kahkahalar atsa öleceğiz mutluluğumuzdan:)Yalnız ufak bir sorunumuz var...Oyuncaklarla oynayamıyoruz...Şöyle ki oyuncağı ilk eline aldığında pek hoş tepkiler veriyo gülüyo mırıldanıyo oyuncağa kur yapıyo...Bi süre sonra oyuncağı yalamaya başlıyo...Amma bu yetmeyip oyuncağı tamamen ağzına sokmaya çalışınca film burda kopuyo...Ve ağzına sokamadığı oyuncağa başlıyo sokurdanmaya...Sonra sinirini alamayıp ağlamaya başlıyo ama ne ağlamak.Sinirden eller kollar titriyo böyle...Bi taraftan da oyuncağı sımsıkı tutuyo ve bırakmıyo ayırmak istesesekde ikisini...Napıcaz bilmiyorum tüm denemelermiz olumsuz...Sonuç hep aynı sinirden titreyerk ağlayan bir Ece...Şimdilik bi süre oyuncak vermemeye karar verdim...Oyuncaklarla kavga etmen oynamayı öğrenene dek...

Haberler böyle şimdilik.. okul ev ve Ece arasında koşuştururkene vakit bulursam yazacağım gene...Kalın sağlıcakla..

Dört aylık Ece'nin halleri...

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Öylesine....

Daha çok yazmak istiyorum..Zaman olmuyor...Yazın günler daha uzun fakat daha hızlı geçiyor..Bloğu açıyorum diğer bloglara göz atıyorum bişey yazamadan kapatıyorum...Velhasıl kısa bir özet geçmenin vakti zamanı geldi..

Ankara'dayız iki haftadır..Kardeşimin nişanına diye geldik izni uzattık bir hafta daha buralarda takılcaz..Geldiğimiz günler çarşı pazarda geçti malum doğumdan sonra üzerime pek bi yapışan elbiselerle nişana gidemeyeceğim için elbise aramaya durduk...Şimdi aslında üç kilo kaldı fazladan amma velakin bel çeperindeki artış, basen bölgemzideki genişleme ile süt dolu ön aparatlar eski kıyafetlerimizin hepsini giymemize mani oluyor..Gerçi çok özenmemize de gerek yokmuş zira bebekli bir bağyanın ne giydiğinin pek bi önemi olmuyomuş...Nişanın bir yarısı odada emzirmek diğer yarısı uyutmaya çalışmakla geçti..Ece hanım kalabalığa girince ağlama krizi tuttu gene katıldı kaldı nefes alamadı bir süre elim ayağıma dolanıverdi nefes alsın diye karşıma geçen ilk insanın kucağına attım çocuğu..O nefes aldı bu sefer beni bir ağlama tuttu falan filan...velhasıl erkek kadeşimin nişanını sabote ettik...saolsun Ece hanımı süsledik püsledik amma hiç bir görüntü ve fotoda çıkmadı...Video çekiminde arkadan ağlama sesi geliyo sadece...Görüntü yok ses var yani...

Onun dışında günler annem ve kayınvalidemlerin evleri arasında mekik dokumakla geçiyo..Ordan pılı pırtıyı topla buraya buradan oraya...Bu arada Ece hanımın üçüncü ay muayenesini de burda yaptırdım gene..Üçüncü ay itibariyle 6330gr ve 61 cm olmuştu..Ufak bir sorunumuz var labinal yapışıklık..Genital bölgede yapışıklık varmış krem kullanıcaz on gün...Tekrar bakılacakmış sonra..Biraz canım sıkıldı ama şimdilik çok takmaya gerek yokmuş..Kremle düzelmezse o zaman bakıcaz...

Bugün TV izlerken bir programa rastgeldim..Konu cezbetti..Doğumdan sonra karın bölgesinin toparlanması...Bir amcam yapmamız gereken egzersizlerden bahsediyo..Kendisi hiç anne olmadığı için bebekli hayattan bihaber tabi..Neyse efendim mekik hareketini günde dört defa yirmibeşlik setler halinde yapçakmşız..Ekliyo amcam mesela diyo bebeğinizin her uyumasında bir set yapabilirsiniz..Hah dedim tam bana göre benim kız bırak mekik çekmeyi popoyu yere koyamadan uyanıyo..Sinir oldum benim bıngıl bir karnım kalacak bu gidişle...Gerçi ufak ama sinir bozuyo işte...

Sevgili meleklerim ve ben geçen haftalarda sobelemişti beni..Bebişimiz bu aralar neler yapıyor..

Şöyle söyliyim ki uyanık olduğu hemen her an ellerini emiyor...hatta karnını doyururken dahi baş parmağını aradan sokmak suretiyle bu faaliyetini devam ettiriyor bebeciğim..

Bunun dışında değişik sesler çıkarmaya çalışıyor:Agu,gggggıı,auvvv,ddddddıı,eyyy bunlardan bazıları..

Karşısında konuşan herkese gülüyor..Ona konuşsak da konuşmasak da kendisine söylediğimizi sanıp karşılık vermeye çalışıyor..

Son günlerde dönmelere de başladık...Bi de kolumuz altta kalmasa tam döneceğiz ama henüz kolumuzu çıkarmada zorlanıyo gibiyiz...

Oyuncaklarını tutmaya ve ağzına götürmeye başladı tabi...Elinde bişey olmazsa kıyafetlerini yiyor...Elbiselerin etek kısımlarını poposu açıkta kalıncaya kadar kaldırıp ağzına sokuyor..

ilk defa gördüğü insanları yabancılıyor...genelde dudağını büzerek ağlıyor..Ama ben kucağıma aldığımda hemen susuyor..

Şimdilik aklıma gelenler böyle..Saırım dördüncü ayın içinde bütün bebişlerin yaptığı şeyler bunlar..Pek farklılık yok gibi..Normal süreçte ilerliyoruz bakalım...Ece hanım ne yaparsa yapsın kendini sevdiriyor...

Kısa özet uzadı biraz başlayınca devamı geliyomuş...Kalın sağlıcakla...

31 Ağustos 2008 Pazar

ECE DÖRT AYLIK





Ve İstanbul'dayız yine..Ece hanım dört aylık hayatının o kadar azını evde geçirdi ki evini yabancılamakta...Yeni yeni alıştı eve ve odasına..Üç haftaya yakın Ankara'da kaldıktan sonra İstanbul'a dönmeden minik bi tatil yapalım dedik beş günlük...Fekat bebekli tatil olurmuymuş?Olmazmış...Çünkü bence tatil demek maksimum uyumak bol dinlenmektir...Dört aylık bi bebeylen ne kadar uyunur ne kadar dinlenilir...Hem de Ece gibi gündüz uykusu hiç olmayan bi bebeyle...Zaten otellerdeki şu kahvaltı olayına hasta oluyorum...Tatilde kahvaltı yedide başlar onda biter mi abi...Tatilde onbirde kalkarsın onikide kahvaltıya bi başlarsın uyuzlana uyuzlana saat ikiyi edersin be kardeşim...Budur yani tatil kahvatısı...İnsan saatini kurar mi tatilde mesela...İşte kahvaltıyı kaçırmamak için kuruyosun...Neyse bu ayrı mevzu Ece hanımla pek dinlenemesek de en azından tebdil-i mekan oldu iyi oldu....

Dönünce maalesef okula geri başladık...25 Ağustosta toplantı ve ardından sınavlar başladı...Ece'yi anneme emanet edip, dönem içinde gösterilen tüm müsamahaya rağmen derslerini geçemeyen sorumsuz öğrencilerimizin sorumluluk sınavlarını yapmaya gidiyorum her gün..Gerçi bir iki saati geçmiyor çok şükür...Zaten Ece bu kadarcık sürelerde annemle kalmaya alışık...Ama daha uzun süre ayrı kalamayız şu evrede..Çünkü sağıp bıraktığım sütü içmiyor Ece..Biberon almadı tıpkı emziği almadığı gibi...İyi mi kötü mü bilmiyorum ama sadece benden emiyor...Doğal olarak sınavlar bitiminde ücretsiz izine ayrılmayı düşünüyorum ben de...Altı ay kadar alıcam sanırım ücretsiz izin...En azından on onbir aylık olana kadar kendim bakmak istiyorum inşallah...Bir aksilik çıkmazsa şimdilik plan böyle...

Saolsun hükumetimiz doğum sonrası izni altı aya çıkarmayı düşünüyomuş Eylülde çıkacak yasa ile...Şimdi bu durumda benim suçum bikaç ay önce doğurmuş olmak mı kardeşim..İkinci çocuğu düşünmediğime göre çıkarmasınlar abicim.Ben yararlanamadım madem kimse yararlanamasın..Ben raporlarımı kullanıp doktorlara boyun eğdim madem herkes öyle yapsın bana ne...Egoistim bencilim bu konuda anacım..

Gelgelelim Ece'nin hallerine...Dörtaylık oldu minik bebem...Hergün yeni bişey yapıyor bizi şaşırtıyor bütün bebekler gibi...Henüz 360 derecelik dönüşlere geçemesek de dönme konusunda epey yol katettik gibi..Sesli gülmelere başladı Ece..Ama günde bir iki defa ve keyfi çok yerinde olduğu dakikalarda yapıyor mest ediyor bizi..Bi de yüksek kahkahalar atsa öleceğiz mutluluğumuzdan:)Yalnız ufak bir sorunumuz var...Oyuncaklarla oynayamıyoruz...Şöyle ki oyuncağı ilk eline aldığında pek hoş tepkiler veriyo gülüyo mırıldanıyo oyuncağa kur yapıyo...Bi süre sonra oyuncağı yalamaya başlıyo...Amma bu yetmeyip oyuncağı tamamen ağzına sokmaya çalışınca film burda kopuyo...Ve ağzına sokamadığı oyuncağa başlıyo sokurdanmaya...Sonra sinirini alamayıp ağlamaya başlıyo ama ne ağlamak.Sinirden eller kollar titriyo böyle...Bi taraftan da oyuncağı sımsıkı tutuyo ve bırakmıyo ayırmak istesesekde ikisini...Napıcaz bilmiyorum tüm denemelermiz olumsuz...Sonuç hep aynı sinirden titreyerk ağlayan bir Ece...Şimdilik bi süre oyuncak vermemeye karar verdim...Oyuncaklarla kavga etmen oynamayı öğrenene dek...

Haberler böyle şimdilik.. okul ev ve Ece arasında koşuştururkene vakit bulursam yazacağım gene...Kalın sağlıcakla..

Dört aylık Ece'nin halleri...

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Öylesine....

Daha çok yazmak istiyorum..Zaman olmuyor...Yazın günler daha uzun fakat daha hızlı geçiyor..Bloğu açıyorum diğer bloglara göz atıyorum bişey yazamadan kapatıyorum...Velhasıl kısa bir özet geçmenin vakti zamanı geldi..

Ankara'dayız iki haftadır..Kardeşimin nişanına diye geldik izni uzattık bir hafta daha buralarda takılcaz..Geldiğimiz günler çarşı pazarda geçti malum doğumdan sonra üzerime pek bi yapışan elbiselerle nişana gidemeyeceğim için elbise aramaya durduk...Şimdi aslında üç kilo kaldı fazladan amma velakin bel çeperindeki artış, basen bölgemzideki genişleme ile süt dolu ön aparatlar eski kıyafetlerimizin hepsini giymemize mani oluyor..Gerçi çok özenmemize de gerek yokmuş zira bebekli bir bağyanın ne giydiğinin pek bi önemi olmuyomuş...Nişanın bir yarısı odada emzirmek diğer yarısı uyutmaya çalışmakla geçti..Ece hanım kalabalığa girince ağlama krizi tuttu gene katıldı kaldı nefes alamadı bir süre elim ayağıma dolanıverdi nefes alsın diye karşıma geçen ilk insanın kucağına attım çocuğu..O nefes aldı bu sefer beni bir ağlama tuttu falan filan...velhasıl erkek kadeşimin nişanını sabote ettik...saolsun Ece hanımı süsledik püsledik amma hiç bir görüntü ve fotoda çıkmadı...Video çekiminde arkadan ağlama sesi geliyo sadece...Görüntü yok ses var yani...

Onun dışında günler annem ve kayınvalidemlerin evleri arasında mekik dokumakla geçiyo..Ordan pılı pırtıyı topla buraya buradan oraya...Bu arada Ece hanımın üçüncü ay muayenesini de burda yaptırdım gene..Üçüncü ay itibariyle 6330gr ve 61 cm olmuştu..Ufak bir sorunumuz var labinal yapışıklık..Genital bölgede yapışıklık varmış krem kullanıcaz on gün...Tekrar bakılacakmış sonra..Biraz canım sıkıldı ama şimdilik çok takmaya gerek yokmuş..Kremle düzelmezse o zaman bakıcaz...

Bugün TV izlerken bir programa rastgeldim..Konu cezbetti..Doğumdan sonra karın bölgesinin toparlanması...Bir amcam yapmamız gereken egzersizlerden bahsediyo..Kendisi hiç anne olmadığı için bebekli hayattan bihaber tabi..Neyse efendim mekik hareketini günde dört defa yirmibeşlik setler halinde yapçakmşız..Ekliyo amcam mesela diyo bebeğinizin her uyumasında bir set yapabilirsiniz..Hah dedim tam bana göre benim kız bırak mekik çekmeyi popoyu yere koyamadan uyanıyo..Sinir oldum benim bıngıl bir karnım kalacak bu gidişle...Gerçi ufak ama sinir bozuyo işte...

Sevgili meleklerim ve ben geçen haftalarda sobelemişti beni..Bebişimiz bu aralar neler yapıyor..

Şöyle söyliyim ki uyanık olduğu hemen her an ellerini emiyor...hatta karnını doyururken dahi baş parmağını aradan sokmak suretiyle bu faaliyetini devam ettiriyor bebeciğim..

Bunun dışında değişik sesler çıkarmaya çalışıyor:Agu,gggggıı,auvvv,ddddddıı,eyyy bunlardan bazıları..

Karşısında konuşan herkese gülüyor..Ona konuşsak da konuşmasak da kendisine söylediğimizi sanıp karşılık vermeye çalışıyor..

Son günlerde dönmelere de başladık...Bi de kolumuz altta kalmasa tam döneceğiz ama henüz kolumuzu çıkarmada zorlanıyo gibiyiz...

Oyuncaklarını tutmaya ve ağzına götürmeye başladı tabi...Elinde bişey olmazsa kıyafetlerini yiyor...Elbiselerin etek kısımlarını poposu açıkta kalıncaya kadar kaldırıp ağzına sokuyor..

ilk defa gördüğü insanları yabancılıyor...genelde dudağını büzerek ağlıyor..Ama ben kucağıma aldığımda hemen susuyor..

Şimdilik aklıma gelenler böyle..Saırım dördüncü ayın içinde bütün bebişlerin yaptığı şeyler bunlar..Pek farklılık yok gibi..Normal süreçte ilerliyoruz bakalım...Ece hanım ne yaparsa yapsın kendini sevdiriyor...

Kısa özet uzadı biraz başlayınca devamı geliyomuş...Kalın sağlıcakla...